Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


International Noise Conspiracy'den özgürlük,kapitalizm ve aşk.
Stüdyo İmge

Başlangıçta MC5, The Kinks, Primal Scream, Gang of Four vardı. Jam yapar ve 'Cehenneme!, yoksulluğa!' diye bağırırdınız. Şimdi de aynı heyecanı yaşatacak bir şey var : The (International) Noise Conspiracy. 60'ların punk rock'ı, soul müzik, radikal politik görüşler bu grubu bir araya getiren elementlerden sadece bir kaçı. İkinci albümleri 'A New Morning,Changinng Weather' yüksek bir sound'la sizi boynunuzdan yakalıyor. İlk parça "A Northwest Passage" dinleyene bir V1 motoru caddelerden geçiyor hissi veriyor. Şarkılarının çoğu özgürlük, kapitalizm ve aşk hakkında. "Born Into A Mess" ve "Capitalism Stole My Virginity" gibi parçalar aynı anda hem dans etmenizi hem de düşünmenizi sağlıyor. International Noise Conspiracy'i tanımlamak kolay değil çünkü popüler kültürün elementlerini alarak meydan okumanın ve direnmenin bilinmeyen, farklı ifade şekillerine ortaya koymaya devam ediyorlar. Hep küreselleşmeye karşı savaşıyorlar.Kavramlarla hareket ediyorlar. The K Foundation, Guy Debord, Bob Black, Michel Foucault, Noam Chomsky, ve George Orwell'e sarılmışlar. Kontrol dışılar. Denetleyicilere karşı savaşıyorlar. Bir yıl önce ilk albümleri Survival Sickness'ı ilk dinlediğimizde çok iyi bir şeylerin başladığını hissetmiştik. "Smash it Up" ve "The Reproduction of Death" hepimizde Mao'nun küçük kırmızı kitabını dağıtma isteği uyandırmıştı. International Noise Conspiracy çoktan ABD ve Avrupa'yı fethetti. 'Gerçeği biliyoruz:Herkesin içinde bir ışık var. Herkese yayın bunu.' İç notlarda bizi beş yıl meşgul edecek kadar çok kitap var. Sokaklarda yürümenin vakti geldi. Kim söylemiş bugünün gençliği tembel ve apolitik diye? Devrim zamanının 5 yıl önünde. International Noise Conspiracy baş şarkıcısı Dennis Lyxzen ile yapılan bir söyleşi: Yeni albümünüz Ekim ayında çıktı. 3 aydır da ABD'desiniz. Eviniz İsveç'e yeni döndünüz. Neler yapıyorsunuz? Şu an hiçbir şey yapmıyoruz. Biraz ara verdik ve bu çok iyi oldu. Yakında Avrupa turuna çıkacağız. Bir Süre bu kıtadayız. Albümünüz Avrupa'da ne zaman çıktı? Ekim'de. Çıkmadan önce ABD'deydik. Hemen sonrasında bir Avrupa turu gerçekleştirdik. Bu şekilde devam ediyoruz. Albümü geçen yaz kaydetmiştik. Survival Sickness çıkalı daha bir yıl oldu ve bir kaç yeni materyal çıkardınız bile. Herşey çok hızlı gitmiyor mu? Evet. Herşeyin işlediği ve enerjinin Sürekli olduğu bir grup olmaya çalışıyoruz. Biz çok çabuk sıkılıyoruz bu yüzden çok şarkı yazıp yeni şarkılar çalmak istiyoruz. Birgün düşündük ve 'Hey, yirmi yeni parçamız var, hadi bir albüm yapalım.'dedik ve yaptık. Bir sonraki albümüzün çıkışı daha uzun bir Süre sonra olabilir. Ama hiç belli olmaz. 6 ayda konser vermekten yorulmuş ve kayıt yapmak istiyor olabiliriz. Yaratıcılığı sürdürmek istiyoruz. Bir fikrimiz olduğunda bir araya geliyor jam yapıyor ve çalıyoruz. Bu şekilde çalışıyoruz Önce Çin'de başladınız ve Burning Heart Records ile anlaşmadan önce albümlerinizi ilk olarak orada çıkardınız. Bu nasıl oldu? Bir tanıdığımız ilk şovumuzu görmüş. Kendisi daha çok Hong Kong'da yaşayan İsveçli biri. Çok iyi olduğumuzu düşünmüş. Biz de 'Bizi Çin'e götürmelisin' diyerek onunla eğlendik. O da 'Tabii ki. Benim şirketimden bir albüm çıkarmalısınız.' diye bize şaka yapmaya başladı. Sonra iş gerçeğe döndü ve Çin'e gittik. Çok enerji ve para harcadık ama önemli değil bu yapılması gereken bir görevdi. Avrupa'da Burning Heart Records tarafından mı temsil ediliyorsunuz? Evet. Şirket İsveç'te. Epitaph, Burning Heart'ın yarısını satın aldı ve bu sayede Epitaph'a geçtik. Epitaph bizi beğendi ve Amerika'ya taşıdı. İsveç'teki müzik dünyası nasıl ve International Noise Conspiracy bu dünyanın neresinde yer alıyor? İsveç'te müzik gerçekten iyi seviyede. Birçok iyi grup var. Buradan çıkan gruplar gerçekten iyi müzik yapıyorlar. Bu çok iyi. Politik konulara değinen bazı gruplar var ve biz de onlarla kendi aramızda bir bağ olduğuna inanıyoruz. İsveç müzik dünyasındaki çoğu kişiyi tanıyoruz. İsveç gerçekten çok küçük bir ülke. Diğer gruplarla ne kadar uyum sağladığımızı bilmiyorum. Bazıları ile çalmayı çok istiyoruz bazılarınla ise asla. İsveçli grupların çoğu İngilizce söylüyor. Rock'n'roll ve kapitalizmin bu açıdan bir ilişki içinde olduğunu düşünüyor musunuz? Bence bu rock'n'roll'un kültürel göndermeleriyle alakalı. Hepimiz rock'n'roll'un evrensel dilini dinleyerek yetiştik. Bu dil İngilizce'dir. İlk grubuma 13 yaşında katıldım. İngilizce söylüyorduk. Bunun tartışması bile yapılmazdı. Bu müzik kültürüydü. İsveç'teki grupların çoğu bunun üstünde düşünmez bile. İngilizce konuşmalarının nedeni daha çok para kazanmak değil. İsveç'te kendi diliyle söyleyen gerçekten iyi bir kaç grup var. Göründüğü gibi İsveç dışında başarılı olamayacaklar. Bu bir dolandırıcılık değil. İlginç olan Amerikan empeyalizminin nasıl dünyaya yayıldığı. Örneğin Çin'deki gruplar İngilizce söylüyor ama ne İngilizce konuşabiliyorlar ne de İngilizce biliyorlar. Görünce şaşırıyorsunuz. Kabul görmek için İngilizce söylemek zorunda olmanız bir bakıma komik. Benim hiç bir zaman İngilizce dışında söylemek gibi bir fikrim olmadı. Benim için en doğalı bu. İsveçce şarkı sözü yazmak için zor bir dil. Küçükken bunun böyle olduğunu bilmiyordum ama şimdi biliyorum. Refused grubunun son durumu nedir? ABD'deki punk dünyasında oldukça popüler oldular. Herhangi bir yenilik düşünüyor musunuz? International Noise Conspiracy'i sevenler aynı zamanda Refused'u da seviyor. Kablolu TV'de Refused yeni bir grup gibi video'ları dönüyor. Ama Refused grubuna son verdiniz galiba. Evet, üç yıldır öyle. Çok geride kaldı. Refused'un video'su ABD'de dönmeye başladığında grup dağılmıştı bile. Çoğu kişi bunu bilmiyordu. Bence Refused'ı sevdiği için Noise Conspiracy'i seven varsa biraz dışarıda kalıyorlar. Eğer Refused'daki politik görüşleri seviyorsanız Noise Conspiracy'yi neden sevdiğinizi anlayabilirim. Ama eğer Refused'ın müziğini sevdinizse ve Noise Conspiracy'i de bu yüzden seviyorsanız bu pek doğru olmaz. İkisinin arasında bu açıdan hiçbir benzerlik yok. Asla tekrar bir araya gelme yaşanmayacak. Refused'dan yeni bir şey çıkmayacak bir daha. Herkes gruba sahip çıkıyor ama ortada grup yok. Son albümü 4 yıl önce çıktı. Ben kendim Refused'u hiç aklıma getirmiyorum bile. Noise Conspiracy'nin politik görüşü nedir? Anarşist misiniz yoksa solcu mu? Yaptıklarımıza bakacak olursanız radikal solcu olduğumuzu görürsünüz. Bu kendimizi tanımlamadaki en uç noktamız. Ama öğrendiğimiz bir şey varki ideolojiler birer düşmandır. Politik fikirlerini tek bir şeyle sınırlayamazsın. 'Ben şuyum' diyerek kendini tanımlayamazsın. Bu çok saçma olur. Bizim grupta yaptığımız hoşumuza giden bazı fikirleri seslendirmek. Tonlarca fikir var. Bazıları bir araya geldiğinde ortaya bir anlam çıkmıyor. Birbirleriyle çelişiyor ve paradoks yaratıyorlar. Biz bunları saçıyoruz etrafa. Aralarında gerçekten iyi fikirler var. Bunu dinleyenler bulup çıkarıyor. Biz bir liderlik görevi görmüyoruz. Sadece insanların tepkilerini dışa vurmaları ve düşünmeleri için ilham oluyoruz. Politik görüşlerinizi açıklamaya ve herkese uygun olmasına uğraşırsanız bunu başaramazsınız. Politik görüşlerimiz ve dünyayı algılayış şeklimiz zamana, mekana, yaşa, cinsiyete, içinde bulunduğumuz kültüre, duruma ve bir kaç farklı değişkene göre değişiyor. Dinleyiciler hoşuna giden fikirleri gruptan çekip çıkarabilirler. Biz radikal solcu, antikapitalist, sosyalist-anarşist-komünist ve dadaist sanatçıların güzel bir karışımı ve durumcuyuz ve daha bir çok şeyiz. İnsanlar bizi çalıp söylerken görmeye geldiğinde politik fikirlerimiz hakkında konuşma fırsatını kullanıyoruz. Şimdiye kadar içinde bulunduğum her grupta bu böyle oldu. Konserlere flyer'lar kitaplarla çıkıyor insanların bunları incelemelerini sağlayarak sadece bizden birşeyler duymuş olmalarının önüne geçiyoruz. Daha fazla lidere ihtiyacımız yok. Yapmamız gereken tek şey birbirimizi harekete geçirmek. Amerika'daki punk çevresini nasıl buluyorsun? Punk'ın ne olup ne olmadığını tartışan Maximum Rock and Roll ve Punk Planet gibi dergiler var. Birçok davranış kalıpları sunuluyor. Bunun hakkında ne düşünüyorsunuz? 10 yıldır punk ve hardcore dünyasının içindeyim. Grubumuzun artık punk'la ilişiğini kalmamasının nedeni punk'ın darkafalı olması. Bence hep yanlış konular üzerine yoğunlaşıyorlar. Punk rock'ın politik görüşleri, ayrıcalıklı olanlar için politik fikirler içeriyor. Dünyanın gerçek büyük sorunları hakkında söyleyecek hiçbir şeyleri yok. Hakimiyet yapısının genel bir çözümlemesinin olmayışı bir eksiklik. Eğer amacınız punk rock'ı bir altkültür olarak korumak ise amaç, bu dışarıdan nasıl algılandığınıza önem vermenizi gerektiriyor. Noise Conspiracy için bu hiç önemli değil. Bizim için konuştuğumuz politik görüşler ve müzik yapmak önemli. Politik görüşler ise belli bir zamana ve mekana sınırlandırılmayacak kadar önemlidir. Grupta kollektif bir çalışma mı yapıyorsunuz? Yaratım Süreci nasıl işliyor? Şarkıları hep beraber yazıyoruz. Kulağa 1970'lerdeki gibi gelebilir ama pratik yapmak için bir yerde toplanıp jam yapan gruplardanız. Bir fikirle yola çıkıyor bir parça ortaya çıkıncaya kadar saatlerce jam yapıyoruz. Tüm grup bir arada olmadan asla bir şey yapmıyoruz. Kollektif çalışıyoruz. Beş kişininde grupta yer almasının ayrı ayrı önemli nedenleri var. Bir grup olarak gerçekten iyi çalışıyoruz. Uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz ve benzer geçmişlere sahibiz. Lars Stromberg'i neredeyse hep tanıyordum. Birlikte duygu yüklü bir punk grubu kurmayı hayal ederdik. Bunu hiçbir zaman gerçekleştirmedik. Çünkü hep ayrı gruplarda yer aldık. Refused ile turdaydım ve grup dağıldı. Sonunda şimdiki bakış açımıza kavuştuk. Grupta kimler olacağını başından biliyorduk. Açıkcası daha Refused dağılmadan önce bile birlikte pratik yapmıştık. Herbirimiz kendini grubunun dışında hissetti. Bu açıdan bir araya gelmemiz çok doğal bir şekilde gerçekleşti. Atari Teenage Riot hakkında ne düşünüyorsunuz? Çok eğlenceli bir grup. Uzun zamandır kendilerini izliyorum. Yaklaşımları bizimki kadar net değil. Daha çok 'Almanya bitmeli!' tarzındalar. Biz çözümlemelerimizde bir adım daha atmaya çalışıyoruz. Protest olan her grup 'cool'. TV'yi her açtığımda politika hakkında konuşan bir grup görünce bakış açısını beğenmesem de heyecanlanıyorum. Görüşleri istediğim kadar radikal olmasa da onları takdirle karşılıyorum. Ciddi hiç bir şey söylemeyen o kadar çok grup var ki. İşin buraya varmış olması çok kötü. Bugünlerde beğendiğiniz ve bizimle paylaşmak istediğiniz bir yazar ya da düşünür var mı? Evet. Çok fazla var. Bu aralar ne okuyorsunuz? Bu ara altı ya da yedi kitap birden okuyorum. Sanırım politika ile ilgilenmemin nedeni çok okumam. Kitap okumak bir grupta çalmaktan ve punk rock yapmaktan çok daha radikal bir şey. Durumcular gerçekten ilgi çekici. Guy Debord'u ve yandaşı Raoul Vaneigem'ı okuyorum. 'The Revolution of Everyday Life' hayatımın kitabı. Georges Bataille gibi Fransız düşünürlerle ilgiliyim. Bence Georges Bataille gerçekten çok iyi. Bataille daha eski bir isim . Biraz daha eski. Gerçeküstücülerin arasındaydı. Politik yazıları daha önemli. Franz Fanon adlı bir Cezayirli var. Bu tip şeyleri okuyorum. Ayrıca Kuzey İsveçli edebiyatçıları okuyorum. Ben İsveçliyim. Bu edebi eserler genelde 150 yıl önce yazılmış şeyler. Yüzyılın sonu gibi. Çiftçilerin ve yerleşimcilerin buralara gelip toprağı kullanmaya çalıştığı zamanlar. Çok zor şartlar altında yaşamışlar. Şmdi bunları okuyorum çünkü bunlar bize kalan bir miras. Noise Conspiracy 2002'nin geri kalanında ne yapacak? Yazın sonuna doğru Amerika turu olacak. Şu an Avrupa'ya odaklanıyoruz. Geçen yıl üç defa Amerika'daydık. Gerçekten çok etkileyiciydi. Çok yakında yeni bir single ve yaz aylarında bir EP çıkaracağız. Tam bir rock rutini: Bir EP çıkar, tura çık birkaç festivalde yer al. Hiç İngiltere'ye gitmemiştik. İki ay içinde ordayız. Jon Spencer Blues Explosion'ın açılış grubu olacağız. Bu bizim için gerçekten iyi olacak. The (International) Noise Conspiracy şu isimlerden oluşuyor: Inge Johansson – Bas, vokal Dennis Lyxzén - Vokal ve tef Sara Almgren - Gitar ve org Lars Strömberg - Gitar ve vokal Ludvig Dahlberg - Davul
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro