Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Hip-Hop'çular Terörist mi Yani?
Oktay Özyürek

11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'ne ve Pentagon'a yapılan trajik saldırılar hiç şüphesiz Amerikan tarihindeki en karanlık noktalardan biri. Ne var ki saldırılardan sonra gerçekleşenler,ölen insanlardan ve yıkılan binalardan daha çok zarar verebilecek seviyede.

Sivil özgürlükleri savunanlar terörle savaşta son kaybın anayasal özgürlükler olmasından korkuyor.

Yeni bin yılda terörizm; Amerikan toplumunu yok edecek, yüzü olmayan, görünmez düşman 'komünistler'in yerini 'teröristler'in aldığı yeni bir McCarthyism yaratabilir. 'Cadı avı'nın bir kere daha hortladığı şu sıralarda potansiyel terörist olarak suçlanmak bir çok Amerikan vatandaşının hayatını çıkmaza sürüklemeye yetiyor. Halkın son zamanlardaki gelecekte yaşanabilecek terörist eylem kaygısı kendini Amerikan Yurtseverlik Kanunu'nda gösterdi. Bu yasa Amerikan vatandaşı olsun olmasın sivil özgürlükler etrafında sınırlayıcı yerel kanunların uygulanmasına yeşil ışık yakıyor.

Amerikan yaşamının diğer kesitlerini olduğu kadar şüphesiz bu yeni durum müzik endüstrisini de etkileyecek. Hip-Hop'un göreceli kısa geçmişinde kendisini karşıtlarına karşı koruyarak ayakta kalmasını sağlayan yegane şey 'First Amendment' hakları yani özgürlüklerin güvence altına alınmasıydı. Bazı kesimlerin bütün çabalarına rağmen en 'gansta' rap sözleri bile konuşma özgürlüğü çatısı altında hayatını sürdürebilmişti. 1989'da , NWA'in 'Straight Outta Compton' albümünde yer alan popüler parçası "F**k tha Police" büyük bir tartışma yaratmıştı. Tüm protestolara, gösterilere, iptal edilen konserlere hatta işin içine giren FBI'ya rağmen NWA yoluna devam edebildi ve en etkili gruplardan biri oldu.

Kurucu babaların özgür konuşma hakkının erdemleri hakkında görüşleri olmasaydı rap müzik gansta rap döneminden sağ çıkamazdı. Hip-Hop'çular bugün Britney veya N'Sync'in son hit'ini dinler, rap yıllar önce yaşamış bir dinozor olarak görülürdü. Son yasal düzenlemelerle yetkililerin sivil özgürlükleri kesintiye uğratma hakkı kazanması, rap müziği ve hayranlarını yakın gelecekte mutlaka yine sıcak gündeme taşıyacak. Düzenlemenin en önemli noktası, bir şiddet eylemi gerçekleştiği takdirde sivil itaatsizlikler ya da daha farklı protestoların faillerinin 'yerel terörizm' suçundan yargılanacakları kararı. Bu madde hem Hip-Hop müzisyenleri hem de bu müziğin hayranları için tehlike oluşturuyor.

Rap müzik neredeyse çıktığından beri şehir gençlerinin 'protest müziği' oldu. Rap konserleri ve çıkan olaylar hep birlikte anıldı. Rap müzikteki protest elementler bugüne kadar yaşamayı başardı. Bu sadece The Coup, Dead Prez, ya da Public Enemy gibi politik mesajlar veren müzisyenlerin şarkı sözlerinde değil mainstream rap'çilerin her zamanki şarkılarında, örneğin Nas'ın "What Goes Around"un sonundaki "George Bush killer 'till George Bush kills me" satırlarında bile kendini gösteriyor.

Amerika'da artmakta olan yurtseverlik fanatizmi, en küçük politik elementler içeren Hip-Hop şovlarında bile müzisyenlerin 'yerel terörist' olarak suçlanarak hapse atılmasına yol açacağa benziyor. Ayrıca düzenlemenin ayrıntılarına bakıldığında konsere katılanlar da hapse girme tehlikesi yaşıyor.

Bush yönetiminin tavrı 'Super Bowl' sırasında çıkan reklamlarda açıkca görüldü. Kampanyada uyuşturucu kullanan gençler erkranlara çıkarak, teröristlere kaynak sağlayan uyuşturucuyu aldıkları için kendilerinin de terörist olduğunu kabulleniyor. Terörist faliyetlerle uyuşturucu kullanımını bağdaştırabilen bir anlayışın karşısında Hip-Hop'un hiç şansı yok. Bunun üzerine rap'çiler de ekrana çıkarak müziklerindeki uyuşturucu kültüründen dolayı kendilerinin de terörist olduğunu açıklasa kimse bunu garip karşılamayacak.

Belki bunlar size abartılı gelebilir. Fakat Amerikan tarihini yakından inceleyenler sivil özgürlüklerin kriz dönemlerinde nasıl alaşağı edilebildiğini bilir. İç Savaş sırasında Abraham Lincoln Müttefik güçlerin şarkılarını söylemeyi yasaklatmıştı. 1.Dünya Savaşı sırasında aralarında Ludwig van Beethoven'ın da olduğu Alman müzisyenlerin besteleri savaş Süresince yasaklandı. Sivil özgürlüklerin içine edildiği zaman ise 2.Dünya Savaşı Süresince 100,000'in üzerinde Japon-Amerikalının haklarının ellerinden alınarak toplama kamplarına götürüldüğü andı. Bu yaşananlar göz önüne alındığında bir kaç rap parçasını sansürlemek ve birkaç rap'çiyi susturmak büyük işler değil.

Şu an için, Amerikalıların tuttuğu cümle 'konuşma özgürlüğü var, sadece ne söylediğine dikkat et.' Hip-Hop'un serbest konuşma hakkı henüz elinden alınmadı ama 'First Amendment' haklarını bile milli güvenlik açısından incelemeye alan hükümet yetkililerinin yanlış(!) kullanılan kelimelere tepkisi ağır ve caydırıcı olabilir. 'Bu sadece eğlence' demek bazı rap'çileri TV programlarında zor durumdan kurtarabilir ama askeri mahkemelerde aynı taktiğin işleme ihtimali çok zayıf görünüyor. Ne diyelim, umarız hiçbiri gerçekleşmez.
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro