Kathleen Hanna ve Riot Grrrl.
Nil SeçkinBeyaz, kenar mahallede oturan genç bir kızsın. Yıl 1989. Okuldan eve döndüğünde Club MTV'de seni incecik, havalı kızlar bekliyor. Haftasonları alışveriş merkezinde şu dalgalı saçlara takılan ekose desenli tokalardan arıyorsun çünkü bütün kızlar aynısını takıyor. Radyolar hiç durmadan Bon Jovi çalıyor. Herkes onu seviyor ama sen sevmiyorsun.
Bir gece, bir şekilde Kathleen Hanna ile yapılan röportajı dinliyorsun. Washington; Olympia'dan 21 yaşında bir rock müzisyeni. Aynı, okuldaki arkadaşların gibi konuşuyor ama söyleyecek önemli şeyleri var: sadece erkekler kaykay yapmaz, hem tek gitar çalabilen de onlar değil. Bir anda pür dikkat kesiliyorsun. Ve sonra kendini Kathleen Hanna'nın punk grubu Bikini Kill'in konserinde buluyorsun.
Müzik kulak tırmalayıcı şekilde kavgacı, melodiler bozuk bir futbol tezarühatını andırıyor. Cinsel taciz kurbanlarının gönüllü avukatı Kathleen Hanna seyircilerin arasındaki kızları sahneye çağırıyor ve mikrofonu alıp uğradıkları cinsel tacizleri yaşadıkları düşük tecrübelerini anlatmalarını istiyor. Tersine, seyirci içindeki bir erkek Kathleen'e 'Çıkar, çıkar' diye bağrıyor ama o aldırmıyor bile. Senin gibi kızların; ne kadar kötü olduklarını, spor salonundaki erkeklerin taşkınlıklarını, nasıl onlara sinir olduklarını ve aynı solukta iyi uykular öpücüğü ile yetinmeyen babaları yazdıkları bedava zinler alıyorsun. Riott Grrrl'ü keşfettin; Kathleen Hanna'nın ortaya çıkardığı, içinde sıkışıp kaldığın sığ kültürel biyosferin uzağında bir yeraltı tüneli. Kathleen Hanna'nın şarkı sözlerinde söylediği gibi iş başında olan erkeklerden bıkan kasabadaki kızlardan oluşan bir ağ.
21.yüzyıla ışık hızıyla geçtin: Müzik'te deneyselliğin geliştiği ve enerji dolu underground rock'ın gelip; artık gittiği, müzik endüstirisinin dişlerini gördüğü her indie aleme geçirip boynu kopuncaya kadar salladığı için inde'nin büyük ölçüde soyunun tükendiği bir ortam. Riot Grrrl de bundan nasibini aldı. Bunda kadınlar olmadan büyük bir evrim geçiren dargörüşlü rock müzisyeni erkeklerin de suçu var.
Kathleen Hanna Bikini Kill'de büyük ilgi gördüğü 'Newsweek' döneminde çaldı. O sıralarda kadınlar şovlarda daha rahattı. Daha sonraki projeleri- Julie Ruin adıyla bir solo çalışma ve şu anki elektronik etkisinde kalmış grubu Le Tigre- çok daha az ilgi gördü. Spot ışıklar Bikini Kill'in üzerinden kayınca ve Lilith Fair'den sonra kızlar yine; cinsel tacizin sahneye çağrılan kızlar tarafından değil ama kalabalığın içindeki kızlarca seslendirildiği Woodstock gibi konserlere geri döndü. 'Çıkar, çıkar' yalvarmaları seyirci arasındaki fırlamalardan değil ama sahnedeki bir kaç kişiden geliyordu artık. Herşey hiç bir şey için miydi?