Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Bir Düşler Cumhuriyeti; Pozitif
Suat Bilgi

Onları ilk tanıdığımda İstanbul konusunda kafam karmakarışıktı. Henüz çalıntı çıkmamıştı. Çalıştığım Studyo İmge dergisinin ilan sayfalarına fil illüstrasyonu bulunan 'müzik ve görsel ayrıntılar' sloganı altında adı koleksiyon olan 'kimliği' belirsiz bir mekanın ilanını vermiştim... Niyetim iyice bunaldığım bu şehri terketmek İzmir'e eski Foça'ya yerleşmekti. İlan İzmir sayfalarında yayınlandığı için İzmirli ilan verenler de hayli meraklanmışlardı bu ilan için. Israrla kim olduğunu öğrenmeye çalışmışlar ama maalesef öğrenememişlerdi. İşte tam da böylesi bir kafa karışıklığı içinde tanışmıştım bu üç insanla. Havyar sokaktaki o binanın içinde samba yanıma yaklaşıp koklamaya başladığında gerilmedim desem yalan olur. Serso adında samba'ya çok benzeyen ama sambadan en az iki kat büyük bir köpeğim olmasına rağmen samba'dan nedendir bilinmez çekinmiştim. Adeta bir gerilim ölçer hizmeti gören samba çekinmişliğimi boşa çıkarmış, bir pozitif ölçüye dahil ettiğini sandığım bir duyguyla kuyruğunu ağır ağır sallayarak yanımdan uzaklaşmıştı...Samba bu testten hiç vazgeçmedi. Ne zaman karşılaşsak aramıdaki o 'dahil olma' testi hep yaşandı ve ben her seferinde başarılı bir şekilde atlattım bu testleri ama her seferinde de o ilk günkü çekingenliğimi yaşadım hala da yaşıyorum. İlk tanıştığım hafızam beni yanılmıyorsa Cem (Yegül) di. Studyo İmge için 'mekanlar, olaylar insanlar' sayfası için söyleşi yapmaya gitmiştim. Sonra Ahmet (Uluğ) sonra da Mehmet'le (Uluğ) tanışmıştım.Üçü de birbirinden güzel bu üç insanı tanımamla İstanbul'u terketme fikrinden vazgeçmeye başlamıştım... Kafamın bulanıklığı devam ediyordu ama bu kez farklı bir yöne doğru gitmeye başlamıştı. Nitekim çok sürmedi ve yanılmıyorsam birlikteliklerine ve yaptıkları işe olan özenmişliğimle İstanbul'u terketme fikrinden 3-4 ay içinde tamamıyla vazgeçmiş ve çalıntı dergisini çıkartma kararı almıştım... Sonrasında dostlukları ve Çalıntı'ya verdikleri destek hep adları gibi pozitif oldu... Hep onlarla tanışıyor olmamın kendimce haklı gururunu yaşadım. Havyar sokaktaki o binaya (ki hala öyle) girdiğimde iki isim çok önemliydi. Zilden başlayarak en üst kata çıkıncaya kadar iki önemli insan Bob Marley ve Sun Ra ile buluşan o sonsuzluk tablosu burayı adeta bir düşler cumhuriyetine dönüştürüyordu. Şimdi aynı pozitif Ra'sız bir orkestrayla ama Güneş Tanrı'sının bizzat kendi orkestrasıyla 13. yaşını kutluyor... Bunun bir tesadüf olduğunu sanmıyorum. Yanılmıyorsam Cem ve Mehmet, Sun Ra'yı Türkiye'ye getirmeyi çok istemişler ama festival komitesinin son andaki olumsuz tavrıyla gerçekleştirememişlerdi. Yanılmıyorsam bu negatif tavırdı onları Pozitif'i kurmaya iten... Bu yüzden hemen sonrasında da Sun Ra'ya kapılarımızı açmıştık. Cuma ve Cumartesi günü 17 ve 18 Mayıs da başlarında Marshall Allen'ın olduğu Sun Ra Arkestra ile kutlayacaklar bu doğum gününü. Peri'lere (gay'lere ) yakışır lüle lüle saçları, desenlerle süslü kırmızı alın bandının üzerinden dökülen görünümüyle Meksikalı bir sati'ye benzeyen Marshall Allen'ı tekrardan görebilecek olmak beni Sun Ra'yı görecekmişim gibi heyecanlandırıyor. Bir zamanlar birçoğumuz için Sun Ra bir yer altı efsanesiydi. İşte bu yeraltı efsanesinin üyeleri hepbirlikte yaşadıkları Güneşin studyosundan çıkıp bizim şehrimize geliyorlar. Havadaki kader bizim şehrimizi de yalayacak ve bu sihirli şehir bir kez daha Güneş tanrısına olan saygısını göstecek. Sizden yana hiç bir şüphem yok ama yine de ne olur hep pozitif kalın... Bugüne kadar yaptıklarınız için de sonsuz teşekkürler....
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro