Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Bir Marianne Faithfull söyleşisi
Stüdyo İmge

Marianne Faithfull'u tanıtmaya gerek yok. Yetmişlerin en ünlü ikonalarından biri olan Faithfull, son albümü Kissin' Time ile hala çok güçlü. Üstelik albümde Blur, Jarvis Cocker, Billy Corgan ve Dave Stewart gibi isimler de sanatçıya eşlik ediyor.

Geçen bunca yılın ardından heyecanınızı hala nasıl koruyabiliyor sunuz?

Bu işi seviyorum. Sahnede olmayı seviyorum. Albümler yapmayı seviyorum. Şarkılar yazmayı seviyorum. Tek zor tarafı, benim de sevmememe rağmen oldukça başarılı olduğum, tanıtım. Benn buna 'Tanıtım Cehennemi' diyorum ama bu da işin bir parçası.

Zamanla daha kolay hale geliyor mu?


Hayır hep zor kalıyor. Aslında durum daha da kötüye gidiyor çünkü yaşlandıkça daha hassas ve kolay incinir hale geliyorsunuz.

Biraz 'Sex With Strangers'dan bahsedin.

Beck bu albümde birlikte çalıştıklarım arasında şarkı sözlerini hazır edip karşısına çıktığım tek kişiydi. Onu önceden tanıyor olmama rağmen –işbirliği yaptıklarımın hepsini önceden tanıyorum- oldukça sinirliydim. 'Yarım saat sonra buraya gerçek bir dahi gelecek ve benim hazırda hiçbir şeyim yok' diyordum. Ve onu, dikkatini çok çabuk çekmeniz gerektiğini bilecek kadar tanıyordum. 'Sex With Strangers' ile ilgili fikirlerim vardı -yanımda hep bir defter taşırım- ama şarkıyı henüz bitirememiştim.

Neden işbirliği?

Ben hayatım boyunca işbirliği yaptım. Hiç bir enstürmanı çalmayı öğrenmemek çok uzun Süre önce aldığım çok bilinçli bir karardı. Ben çok yalnız bir insanım ve kimseyi görememek benim için çok kötü olurdu. Yani benim için başka insanlara ihtiyaç duymak çok önemli. Müzisyenlerle çok doğal oluyor. Onları seversiniz, onlarla iyi geçinirsiniz. Bu çok normal, bir sonraki adım ' birlikte bunu uzatmak, eğlenmek ve birşeyler üretmek için neler yapabiliriz?' olur çünkü bu bizim tek ilgilendiğimiz şeydir. Hayatı da biraz yaşarız tabii ki. Benim için dışarı çıkıp insanlarla beraber olmanın tek amacı onlarla birşeyler yapmaktır. Ben içki içmem yani bu Alex James'le roucho'ya gitmek gibi birşey değildir. Bunu ara sıra yapmıştım (gülüyor). Onları çalarken izlemeye gitmeyi seviyorum.

Bu sizin şimdiye kadar yaptığınız en tutkulu iş mi?

Benim işlerim tutkulu olur. Seven Deadly Sins'I Viyana'da, 187 kişilik bir orkestrayla kaydetmek de oldukça tutkulu bir iş ama bu daha farklı yönlerde tutkulu bir şey. Bu biraz komik çünkü tutkulu bir insan olduğumu düşünmem ama müzikle çok ilgiliyimdir ve beni nereye götüreceğini hep merak ederim.

Stüdyoda ortam gergin miydi?

Galiba ilk başlarda hepimiz biraz gergindik. Çok iyi tanımadığınız insanlarla oturmak o kadar da kolay bir şey değil. Damon'la (Albarn) olan şarkı ve Blur'le kaydedilen bölüm belki de en rahat olanlardı çünkü en çok onlarla tanışıyorduk. Tabii ki birbirinize tamamen yabancıymışsınız gibi durmuyorsunuz ama sonuçta onlar sizing grubunuz değiller.

Çalışacağınız insanları seçmek için kriterleriniz var mı?

Çok kolay anlaşılır ve açık. Müziklerini çok sevmem gerek. Onları da tanımam ve insan olarak sevmem, onların beni sevmeleri, benim onlarlın canlı performanslarını sevmem gerekli. Ve ayrıca şirin olmalılar!

Bize biraz albümden bahseder misin?

Bence güzel oldu. Şarkı sırasından çok memnunum. Bir şekle sahip olduğunu düşünüyorum. Bu işin günümüzdeki yolu bir o şarkıyı bir bu şarkıyı çalmak ama benim umrumda değil. Ben albümün dinleyeni yakalamasını ve baştan sona dinlenmesini istiyorum. 'Kissin' Time'ı bu yüzden en sona koydum. Şu anda en çok Biily'le birlikte yazdığımız 'I'm on Fire'I seviyorum.

Bu yılki beklentileriniz neler?

Yeni grubumla sahne almayı dört gözle bekliyorum. Dünya turnesi Eylül'de başlıyor.
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro