Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Yarım ekmek arası helva
Suat Bilgi

19 Mayıs Pazar günü Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesine Bağlı Kültür İşleri Daire Başkanlığın, Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında düzenlediği bir gençlik şöleni gerçekleşti. Şölen, ücretsiz olmakla birlikte bir projeydi de. Popülist yaklaşımdan uzak durulmuş, henüz albümleri bulunmayan iki gruba Açıkhavanın sahnesi açılmış, yine aynı şekilde 1968'de aynı sahnede, Topkapı Müzik Festivalinin birincilik ödülünü alan dönemin önemli beat pop grubu Mavi Işıklar 34 yıl sonra Açık Hava'ya davet edilmişti. En önemlisi de müzik basınına böyle bir projeyi herhangi bir barda ya da ücretli bir organizasyonda değil de giderlerini tamamıyla Kültür İşleri Daire Başkanlığının karşıladığı sponsorsuz (bir şekilde bağımsız) ve alternatif bir şölende izleyebilme imkanı sağlanmış olması ve bu konuda da destek istenmesiydi... Sözkonusu destek özel çabalarımızla bizim tarafımızdan da talep edildi. Çünkü proje sahibi www.studyoimge.com ve www.calinti.com idi. Taleplerimiz maalesef, Plus içerik ekibi ve Radikal gazetesi dışında neredeyse hiç destek görmedi. Destek bir yana sevgili müzik basınından arkadaşlarımızdan neredeyse hiçbiri de teşrif buyurmadılar... Tepki merkezine kendimizin proje sahipliği yapmış olmamız oturtulmamalı. Tepki yalnızca müzik basınına karşı duyduğumuz endişedir. Aslında üzerinde ciddi tartışmalara gebe bu durum başlı başına bir yazı konusu... Açık Havadaki şenlikte önce Kör Talih Sahne aldı. Haklı bir heyecan içindeydiler ve bu heyecanı yenene kadar da tutuktular. İlk alkışın ne kadar önemli olduğunu ben bu şenlikte çok iyi öğrendim diyebilirim. Ne zaman ki ilk şarkının bitimi sonrası alkışlar gelmeye başladı Kör Talih o zaman tutukluğu üzerinden attı. Genelde iyiydiler. Roxy sahnesinden sonra ilk defa böyle bir sahnede yer aldılar. Sırada albümleri var. Sonrasında Fairuz Derin Bulut sahne aldı. Açıkhava'da ilk kez sahne alıyor olmalarına karşın rahattılar. Ses sisteminin çok iyi olmasının hazzını fazlasıyla çıkardılar. 'Yaşasın Arabesk' diyerek başladılar ve Brian Eno'yu kıskandırtacak denli arabesktiler. Çığlık atmayı galiba marjinallik sanıyorlar ve çığlığı uzattıkça uzatıyorlar, dolasıyla bilinçli ya da bilinçsiz, melodiyle aralarına oldukça uzun bir mesafe koyuyorlar. Geriye sahnedeki rahatlıkları kalıyor. Kanımca Arabeski pek bilmiyor ve tanımıyorlar. Bolca Müslüm Gürses ve Orhan Gencebay dinlemeleri gerekiyor. Replikas Gündüz seansının son grubuydu. Sahne performansları bu kez daha da iyiydi. Gökçe vokalde tutuk ve aklı karışık bir görünüm sergiledi. Orçun ne kadar iyi bir davulcu olduğunu polen yağmuruna rağmen bir kez daha kanıtladı. Konserde de yola çıkarak söylenecek geriye tek şey kalıyor, o da ADA müziğe; çıkarın artık şu albümü... Şenliğin 2. etaba saat 19:00'da Kurban'la başladı. Sahnede ilk kez izlediğim Kurban, açıkçası günün aklı karışık olmayan tek grubuydu. Davulda harika bir performans sergileyen Burak umarım bir çocukluk edip davulu bırakmaz. Türkiye'nin önemli davulcularından biri olacağının net işaretlerini veriyor. Deniz için ise o gırtlağı ve tarzını yitirmemesi için duacı olduğumu söyleyebilirim ancak.Tek kelimeyle harikaydılar. Kerem'in yüz hareketlerinin iğreti duruyor olmasının dışında grup halinde günün en iyi sahne performansını sergilediler. Mor ve Ötesi belki de bu projenin en yanlış ismiydi. Öncesinde 60'ların beat pop grubu Mavi Işıklarla bir izdüşümü kurulması üzerine planlar yapılmıştı ama sahnede fazlasıyla tutuk, vokal üzerine kurulu bir müzik ve sahne performansı sergilediler. Heyecansız ve profesyonel bir duruşları vardı. Etki, Harun üzerine kuruluydu ve izleyicinin gün içinde kişiyi öne çıkardığı tek gruptu. Mor ve Ötesi adına beni fazlasıyla endişelendiren ise grubun bu tepkiden rahatsız olmuyor ve Harun'un da bilakis çok memnun olduğu doğrultusunda bir görünüm sergilemesiydi. Mor ve Ötesi adına yıllardır çözemediğim şeyi böylelikle bu konserle galiba çözmüş oldum. Harun gitmediği müddetçe Mor ve Ötesi'ne birşey olmaz. Ama Harun giderse grup biter. Kerem gibi iyi davul çalan bir kişinin Harun'un vokal anlayışıyla gölgelenmesi üzücü. Çok iyi bir davul tekniği var ama gidemiyor, kalıyor... Mavi Işıklar; gecenin en farklı özelliklere sahip grubuydu . 34 yıl sonra ilk kez Açıkhava'da sahne alıyorlardı. Tatlı bir heyecan içindeydiler. Helvacı adlı şarkıları fazlasıyla ilgi aldı ve iki kez çaldılar. Kendi parçalarının yanında 60'lı yılların Rock'n'Roll'undan bolca örnekler sundular. Gösterilen ilgiden fazlasıyla memnun ayrıldılar... Belediye; günün tabii ki ilk ve son grubuydu. Bizce herşey pozitifdi. Ses sistemi ve düzenleyenlerin gösterdiği samimi hava güzel, huzurlu ve keyifli bir atmosfer hazırladı. Bu haliyle Kültür İşlerine çok teşekkür ediyoruz. Darısı başka kurumların başına beyler...
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro