Bir haftadan fazladır adeta bir üs haline getirdiğimiz Açıkhava Tiyatrosu'ndaki sondan bir önceki konser, rock tarihinin en sansasyonel ama kalıcı isimlerinden Marianne Faithfull'unkiydi.
Üner Altay
Birkaç ay önce çıkardığı 'Kissin' Time' albümü henüz cd çalarlarımızdan çıkmamıştı ki bu yaşayan efsaneyi canlı izleme olanağını elde ettik. Daha önce bir Kanada konserini televizyondan izlediğim Faithfull'un sahneye sadece piyanistiyle çıkabileceğini düşünüyordum ama o, ilk şarkı haricindekileri grubuyla seslendirmeyi tercih etmiş olmalı. Yine de klavye ve Faithfull ikilisini bir şarkıda da olsa dinleyebildiğim için mutluyum. Bu, konserin açılış parçası, 1987'deki 'Strange Weather' albümünden albümle aynı isimli şarkıydı. Faithfull, 'Eğer gökten ıstırap yağacaksa benim üzerime yağmalı' diyerek başladı konsere. İkinci şarkı 'Falling From Grace' 1983'e, 'Child's Adventures' albümüne götürdü bizleri. Sonra yeni albüme adını veren 'Kissin' Time,' 'Something Good,' ve 'Like Being Born' geldi ve bize de kendimizi yeni doğmuş hissettirdi. Faithfull, şarkı aralarında havanın çok sıcak olduğundan yakındı. Grup elemanlarını tanıtırken klavyecisinin soyadını hatırlayamadı ve buna kendi de çok gülerken, Los Angeles'dan yeni geldiğinden ve kendi ismini bile hatırlayamayacak durumda olduğundan bahsetti. Daha sonra sıcaktan dem vurarak adının 'Barbekü edilmiş Faithfull' olduğunu söyledi. 'Bu makyajı yapmak saatlerimi aldı' deyip sahnede rujunu tazeledi. Bir an durdu ve Nico'dan bahsetmeye başladı. Velvet Underground'un ondan ne kadar az faydalandığından, Nico'nun acıklı hayat hikayesini okuduğundan ve ne kadar üzüldüğünden bahsetti. 'Hayatım boyunca birileri bana gelip 'Ah, ne trajik bir hayatın var' dedi. Trajik bir hayat mı görmek istiyorsunuz. Alın size trajik bir hayat'. Ve 'Song for Nico' başladı. Yine bir şarkıdan önce İskoçya'da Will Oldham'la tanıştığını ve birkaç hafta sonra Oldham'ın bütün albümlerini kendisine yolladığını anlattı. 'Bu adam o kadar yetenekli ki. Üstelik tanınmak bile istemediği için Sürekli isim değiştiriyor' dedi, Will Oldham'ın Bonnie Prince Billy adı altında yaptığı çalışmaları kastederek. 'Bu aslında bir porno balad' deyip Will Oldham cover'ı 'King at Night'ı söyledi. Bunun ardından taa 1979'lardan bir John Lennon bestesi, müthiş 'A Working Class Hero' başladı ve bizleri büyüledi. Artık konserin sonuna yaklaşıldığı belliydi ve son şarkı 'Sliding Through Life on Charm'dan önce, yirmi yıl önce bu şarkının adını bulduğundan ama bundan öteye asla gidemediğinden bahsetti. 'Bana yetenekli bir şarkı sözü yazarı gerekiyordu ben de Jarvis Cocker'ı yakaladım ve 'Jarvis elimde bir şarkı var bunu tamamlamanı istiyorum' dedim. 'Elinde şarkı adından başka birşey var mı?' 'Hayır' 'Tamam'. Ve birkaç hafta sonra elime bir zarf geçti. Üzerine kurşun kalemle şarkı sözleri yazılmıştı.' (Bu arada Jarvis Cocker'ın geçtiğimiz hafta Camille Bidault-Waddington ile dünya evine girdiğini de belirtelim.) Ve 'Sliding Through Life on Charm'dan sonra kulise çekilen Faithfull son bir şarkı söylemek üzere sahneye döndü. 'Bunu genelde yapmam ama bu bir caz festivali ve şimdi Tom ve Kathleen Waits'den bir şarkı çalacağız'. Konse -biri konseri açan diğeri kapayan- isimleri aynı ve ikisi de insanı çarpacak güzellikteki 'Strange Weather'lardan Waits çiftininkiyle sona erdi. 'Dünyanın her yerinde yabancılar sadece havalar hakkında konuşurlar, bu hep aynıdır'