Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Ah Ulan Günlük! (Kül Yanar mı?)
Cihangir Baht?kara

Günlük lan, naber! Özlüyorum o'lum seni bi gün görmeyince... Ne biliim senle dertleşmek, sana açılmak rahatlatıyo beni...Senden hoşlanıyorum lan galiba! Üstümüze rahat bi şeyler mi alsak, n'psak lan... Oha! Pardon... Benden sana zarar gelmez korkma baba... Espiri şeettirdim işte öyle... Sıcak başıma vurdu o'lum... Bu yaz yandık yandık ki ne yandık lan! Ama sen var ya eyır kondiyşin gibi günlüksün lan.... Acayip ferahlatıyosun adamı.... Bilinçlatında, bilinçüstünde, kenarında, köşesinde, kıyısında ne varsa hoooop, iki dakkada döküyorum lan sana... Ulan günlük, günlük bey kardeş sakın ilerde elaleme rezil etme bizi...Bak her bokumuzu öğreniyosun yavaş yavaş sonra madara olmayalım... Bak, çizerim... Sayfanı... . Eee ne yazıcaz şimdi günlük kanka! Bugün şunu yaptım, bunu yaptım, yedim, içtim, gezdim, tozdum, s.çtım mı yazıcaz... Bu mudur günlük olayı... Sen de biliyosun ki baba ne sen herkesin bildiği günlüklerdensin, ne de ben herkesin bildiği günlük tutan denyolardanım... Sen başka türlü bi günlüksün, ben de başka türlü bi denyoyum yani... Bizim olayımız başka... Ne diyodu rahmetli Can Baba 'Başka türlü bi şey bizim istediğimiz'... Ama işte bi bilsek ne bok istediğimizi... Ama işin güzelliği de burda galiba... Bi şey istiyoruz, bi yer arıyoruz ama... Neyse, bismillah olum daha yeni başladık yazmaya , hemen böyle derin mevzulara dalmayalım, Allah korusun çıkamayız sonra... Dur dolaptan şöyle soğuk bi bira kapıp geliyim, bak sonra nasıl döktürmeye devam ediyorum... Sen de ister misin lan bi bira! Alo! Sana diyoruz o'lum.. Ağzın var dilin yok lan, ne mülayim bi günlüksün sen ya! Dur bak seni de açıcam ben zamanla, sana da bu alemin envai çeşit puştluğunu, i.neliğini öğreticem. Bakma sen ben de yeni öğreniyorum ama... Bu yolda çok sağlam ilerliyorum baba, başka ne diyiim! O'lum bak sana bi şey anlatıcam... Geçen gün n'oldu bak... Kardeşin sanal aleme takılır, ama öyle çetle, ayskü'yla falan işi olmaz... Kardeşin muhabbetin hakikisini, Erkin Baba'nın söylediği gibi -karpuzlusunu- sever... Ama nedir arada açarım bilgisayarı, artık motor olmuş şu arama motorlarından birine girerim... Kafama takılan, alakalı, alakasız ilk kelimeyi ya da kelimeleri yazarım.. Misal; ihanet, aşk ve denyoluk sanatı, terkedilmek, seks ve ezogelin çorbası, karı kız meselelerine dipten ve derinden saykodelik bir bakış..... İşte böyle 'uysa da uymasa da ' estetiği taşıyan envai çeşit meseleyi yazarım motorun sörç boşluğuna.... Sonra gaza basarım... İşte geçen gün de oturdum bilgisayarın başına aklıma ilk gelen kelimeyi yazdım: 'ACI'... Niye mi yazdım? Bilmiyorum... Bilinçaltı puştu işte... Daha neler yaptırır adama o bi bilsen... Çok sakattır.. Neyse dağılmayalım.... 'ACI' yazdım... Bir sürü yazı çıktı içinde bu kelime geçen... Baharatçı siteleri bile varmış onu da öğrenmiş oldum.... 'Liseli aşığın acı sonu' kabilinden haberlere de rastladım. 'ACI ama gerçek' mevzulara tesadüf ettik... Ama işte bilinçlatı puştunun aradığı 'başka türlü bi şey'di... Sonra n'oldu günlük kanka... Resmen yine ebemin şeysi oldu... Aradığımı buldum yine... Göz i.nesi (sevdiğimden böyle diyorum) içinde 'ACI' kelimesi geçen yazı ve başlıkları ince ince tararken birden bi söze takıldı kaldı... Bilinçaltı puştu da göz i.nesine 'tamam usta' dedi 'budur'... Nedir? Söz aynen şöyle: Filozof abilerden bi güzel abi söylemiş galiba adıyla hiç ilgilenmedim... ACI AKILLI ADAMIN HOCASIDIR! Ne büyük laf lan günlük... Demek ki dedim ben bugün bu lafı arıyomuşum... Belki bu laf da beni arıyodu bugün... 'Beni oku' diye yanıp tutuşuyodu... Aşık mı maşuk'u arar, maşuk mu aşığı... Sakat mevzular bunlar günlük... Sonra sana anlatırım... İnceden mevlevi meseleleri bunlar... Eee sonra... Sonra ne oldu günlük kanka.... Kalktım radyoyu açtım... Yine bizim özgüven sahibi, kuul, dingin gizli zampara Mazhar Abi'nin acılı, sakin ve seksi şarkısı... Mevsim normallerinin üstünde bi hüzün şeysiyle sayıklar gibi söylüyor baba: 'Yandım yandım ki ne yandım!... Bir çizik attın göğsüme, kanattın!...' Baba ne kesif bi acı durumu var be... O göğsü gerçekten en az bi kere kanamayan için 'tıraş' gelebilir bu sözler... Yine Mazhar Abi'nin bir röportajında söylediği bi laf geldi şimdi aklıma... Bi gaztenin Pazar ekinde böyle en kallavisinden tam sayfa ayırmışlardı... Hatta üstadın o lafını başlık yapmışlardı: 'HAYATTA EN AZ BİR KERE YANMAYAN EŞEKTİR'... Üstad bu Cihangir denyosu yine sapıttı diyosun di mi? Ordan oraya atlıyo yine... Kafa dağıldı... Özür dilerim ama nah dağıldı! Hayatta en az bi kez yanan, o acının tuzağına düşüp kör kuyulara dalmazsa var ya... Uçar oğlum, evliya olur, karizmatiğin önde gideni olur... Acı akıllı adamın hocasıdır! Yani o'lum uzun lafın Türkçesi; 'toy bir oğlan çocuğu' hayatta en az bi kere şöyle sağlam bi kazık yemeli, ne biliyim aldatılmalı, terkedilmeli... Yanmalı ki ne yanmalı... Yoksa kolay kolay 'erkek adam'lık mertebesine ulaşamaz... Bi adamın ağzına bi kere s.çılır yani baba... Gerisi tıraş.... Yeri gelmişken söyliyiim... Müslüm Baba'nın bi şarkısı var: Sadece adı yeter anlayana: KÜL YANAR MI? Anlamayan 'kılabır' olsun! Cihangir Bahtıkara... Başka türlü bi tarihte, başka türlü bi saatte, başka türlü bi yerde yazıldı... Ah Ulan Günlük! Eski Yazılar -Sayko-matrak Bir Rüya
Dost Mekan
Salon İKSV
Hadi indir !
NITRO - We Are Nitro
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Sosyal Ağ