Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Mercan Dede, Secret Tribe: Nar
Stüdyo İmge

Yazı: Göksan GÖKTAŞ

Elektronik alemlerin 'boyalı kuş'u, club ortamlarının mütevazı dervişi Mercan Dede yeni albümü Nar'da yanmaktan korkmayıp, bilakis alevlerin üzerine üzerine gidip 'aşkın ateşi'ne doğru yürüyor... Elektronika'nın trans sokağından geçip, zikirle yol alıyor... Hedefi, nihai düşü kalp konağına varmak, varabilmek... Ama 'genç dede' sadece menzili değil, menzile giden yolu, 'Sır'ra giderken sır olmayı da seviyor...

Sema ile dansı, zikirle elektronica'nın tekrarladıkça zihinde yeni kapılar aralayan yaratıcı motononluğunu aynı yere koyuyor gönül tekkesinde... İşinin zor olduğunu bilerek, elini ateşe sokuyor 'güzellik'ten, 'aşk'tan bahsediyor... Anlaşılmak değil hissedilmek istiyor. Müziğiyle yine fena halde kalbi, ruhu hedef alıyor... Nar... Yani ateş... Yani sıcaklık... Albümün kartoneti bile alev renginde... '

Nar; bereketin sembolü olan sihirli meyve... Tek bir bütünün içerisinde var olan aynı tadı ve aynı rengi taşıyan binlerce küçük tanenin birleştiği evin adı' diyor 'dede' Nar için. Bir imgeyle iki kuş vuruyor (belki de öpüyor) dedemiz... Hem hamı pişirip olduran ateşin, hem de tasavvufutaki 'birlik' anlayışının altını çiziyor 'Nar'la. Çarşıdan bir tane alınan, hikmetine eve gelince kani olunan sihirli meyveyi uzatıyor incelikli kulaklara (belki de gönüllere)... 'Aman' diyor müziğe, hayata tepeden bakan, teknik mevzularla kalbi körelmiş 'eleştirmen'lere 'bizimki müzik değil muhabbet, hatalar, yanlışlar bana ait, bu çorbayı ben kardım, hatalarımızla güzeliz'...

Ne diyelim başka; Nar Mercan Dede'nin aşk ve güzellik arayışında uğradığı duraklardan biri. Zannımızca da en bütünlüklü albümü. Yine bütün albümlerinde olduğu gibi tek bir derdi, çilesi var dede'nin. Şarkı isimleri de söylediğimizi doğrular gibi. Nar-ı Ney, Nar-ı Mey, Nar-ı Yar, Nar-ı Aşk, Nar-ı Aşk, Nar-ı Şems, Nar-ı Can, Nar-ı Can, Nar-ı Cem, Nar-ı Cem, Nar-ı Seher... Bütün yollar Nar'a, 'olduran' ateşe, aşka çıkıyor yine... Albümde çalıştığı 'muhabbet' grubunun adı Secret Tribe, Türkçe mealiyle Sır... Laço Tayfa'nın gönül pusulası samimiyeti gösteren usta nefesi Hüsnü Şenlendirici Klarinet'iyle Nar'ı şenlendiriyor. İzzet Kızıl'ın deliliğe yelken açan darbukası Nar'ı kızıştırıyor.

Yunus Balcıoğlu'nun dipten derine, derinden dipe kayan gazeline, elektronik efekt takviyesi grubun elektro kemancısı Hugh Marsh'dan geliyor. Kendisi her ne kadar konserlerde hızını alamayıp atonel ses deryasında zaman zaman kaybolsa da Nar'ın muhabbet atmosferinde nefsine yenilmiyor, kalenderliği elden bırakmıyor. Neva Özgen'in ağlayan kemençesiyle kor haline gelen Nar'ı Göksel Baktagir'in kanunundan sızan su damlacıkları ferahlatıyor. Ama kale de hep dede var. DJ'liği elden bırakmıyor. Aşureyi o karıyor. Kıvama getiriyor. Ney'ini üflerken yine virtiyözlük kaygısinde değil içtenlik derdinde...

Toparlamak icab ederse; Nar ateşten korkmayıp içine atlama yürekliliği gösteren için sonsuz bir neşe vaadediyor. Dede Nar'da bir ayağını yine tasavvuf'un dinginliğinden ve derinliğinden çekmeden drum'n'base'den trip-hop'a kadar elekroniğin her sokağına uğrayıp coşkulu ve kaygısız bir dansa vesile oluyor... Ortalığı kızıştırıyor. Son söz Mercan Dede'den; ' Açabildiğiniz kadar açın sesi.. Nar-ı Aşk'ı, yani Gülistan'ı çalın, deliler gibi dans edin, hoplayıp zıplayın, gülümseyin, aynı anda hiç tanımadığınız bir dostun sizinle aynı şeyi yaptığını ve gülümsediğini fark edin, birhoş olun, kalbinizde aşk filizlenmeye başlasın, şimdi kimi arayayacağınızı düşünün, ne güzellik yapacağınızı... Ah minel aşk...
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro