CHRIS ISAAK beklediğimiz gibi.
Efkan KulaChris Isaak son dönemde Amerika'da çok popüler. Bu, yeni bir albüm çıkarmasından da kaynaklanmıyor. Isaak'in her pazar gecesi Showtime'da yayınlanan 'The Chris Isaak Show' adlı televizyon şovu tam anlamıyla reyting rekoru kırıyor. İşin iyi tarafı bu başarı Isaak'in esas işine olmadık bir biçimde yansımamış. Yeni albüm 'Always Got Tonight', Isaak'in bir önceki çalışması 'Speak Of The Devil'a göre köklerine daha bağlı bir albüm olmuş.
Ama albüme geçmeden önce tıptı televizyon programı gibi Isaak'in son zamanlarda genel kitle için yaptıklarına bakmaya devam edelim: O da herkes gibi 11 Eylül olaylarından çok etkilenmiş. Ama işi diğer müzisyenlere göre biraz daha ilerletip, Afganistan'da Amerikan askerlerini ziyaret etmeye kadar vardırmış. Bununla ilgili fotoğraflar kendisinin sitesinde de bulunuyor.
Zaman üstü
Dolayısıyla Chris Isaak bugünlerde her zamankinden daha Amerikalı. Zaten hep öyleydi ama en azından asi ve yalnızdı. Saçları, beyaz tişörtü ve paçaları kıvrılmış kotuyla 50'lerden çıkıp gelmiş gibiydi. Roy Orbison ve James Dean'in belki de tek bedendeki haliydi. 'Wicked Game' gibi zaman üstü bir şarkı yapmıştı. Parçanın manken Helena Christensen'in oynadığı klibi de etkileyiciydi. ('Babe You Did A Bad Thing'in videosunu da bu anlamda hatırlamak gerekiyor)
Oyunculuk
Aslında ekranda görünmek, tıpkı televizyon programında olduğu gibi oyunculuk yapmak Isaak'e hiç yabancı değil. Onun başından beri müzikle birlikte yürüttüğü bir aktörlük kariyeri var. Hatta 'Wicked Game', Atlantalı bir DJ tarafından David Lynch'in ünlü filmi 'Wild At Heart'ta duyulmasıyla patlamıştı. Isaak söz konusu filmde rol de almıştı. Yani Isaak'i anlatırken onun iki yönüne birden değinmek gerekiyor.
Önce Avrupa sevdi
26 Haziran 1956 California doğumlu olan Chris Isaak, müziğe kolej yıllarında Silvertone adlı grupla başladı. Bu grupla birlikte 1985'te 'Silvertone' adlı bir albüm çıkardı. Isaak iki yıl sonra başlayan solo kariyeri boyunca da aynı müzisyenler birlikte olacaktı. 1987'de çıkan kendi adını taşıyan ilk albümüyle Billboard listesine girdi. Albümdeki 'Blue Hotel' adlı parça özellikle Fransa'da hit oldu. Avrupa genel olarak Isaak'i çok sevmişti.
1988'de Jonathan Demme'in 'Married to the Mob' adlı filminde rol almasıyla oyunculuk macerası başladı. İlerleyen yıllarda yine Demme'in 'Silence Of The Lambs' adlı filminde oynadı. Sonra da David Lynch yönettiği 'Twin Peaks: Fire Walk With Me'de rol aldı. 1993'te ise Bernardo Bertolucci'nin 'Little Baddha'sında başrollerden birini üstlendi.
Wicked Game
1989'da 'Heart Shaped World' adlı albümünü çıkardı. Albümün single'ı 'Wicked Game', az önce anlattığımız olay sayesinde 1 numara oldu. Albüm milyonlarca kopya sattı. Isaak, sırasıyla 1993'te 'San Francisco Days', 1995'te 'Forever Blue' albümleriyle başarısını devam ettirdi. 1996'da 'The Baja Sessions' iki yıl sonra da 'Speak of the Devil' yayınladı.
Yeni albüm
Şimdi aradan geçen dört yılın ardından yeni albümü 'Always Got Tonight' çıktı. Albüm kendisinin eski çalışmalarından bildiğimiz o duyguyu devam ettiriyor ve birkaç dinleyişte ağzınıza dolanan parçalar içeriyor. Belki bir yerlerde ilk single 'Let Me Down Easy'e rastlamışsınızdır. Albümde onun gibi tipik Isaak baladları'ndan bolca bulunuyor. Ayrıca Isaak 'Courthouse', 'One Day' ve 'Always Got Tonight' gibi çok başarılı rock'n roll parçaları yapmış. Albümde Isaak'in sesinin en çok yükseldiği parça olan 'Notice The Ring'de ise basbayağı Jethro Tull'ı andıran geveze flüt dikkat çekiyor.
Şarkıları daha da sıralayabiliriz ama sıkıcı olur. En iyisi şu kadarını söyleyelim: Eğer Chris Isaak dinliyorsanız, 'Always Got Tonight'ı bir şekilde edinmeden önce beklediğiniz gibi bir albümle karşılaşacağınızı bilin yeter.