Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Vecdi Yücalan ile objektif bir sohbet.
Aptülika

Türk Rock'ının son 15 yılına damgasını vuran OBJEKTİF'in dağıldığı haberini duyar duymaz, hepimiz şoke olduk. Şoku biraz atlatınca "Nasıl yani Vecdi'mi dağıldı!?" gibisinden garip garip cümleler kurar olduk. Hatta eski bir dostum; "Aman canım bundan önce de dağılmıştı. Sonra bi baktık ki Objektif elemanlarından Frekans gibi gruplar çıktı.. Bazı elemanlar yaş haddinden emekli oldu. Sonra bi baktık ki televizyonda yeni Objektif klipleri dönerken gördük... Objektif dağılsa bile devam ediyor yani..." dedi. Başka birinden de; "Objektif zaten Vecdi di miydi ?" lafını duyacaktım Öyle ya "Hangi Vecdi?" sorusuna bile cevabımız, "Objektif Vecdi" oluyordu çoğu kez... Yani "objektif dağıldı" haberine kimse inanmadı. Açıkcası ben de ciddiye almadım ve Vecdi'yi telefonla aradım,sordum. Aldığım yanıt haberi doğruluyordu. Telefonu kapattıktan 5 dakika sonra , "Hadi ya! Nasıl yani?"gibisinden bir ruh haline girmiştim.Kısacası Objektif'in dağılması bana hiç mi hiç inandırıcı gelmemişti. Hemen bir telefon daha ederek röportaj yapmayı önerdim. 30 Ağustos Cuma günü Vecdi ile Tünel'de bir nargile kahvesinde oturup, söyleşmeye başladık. Neler oluyor Vecdi? Vecdi Yücalan: Objektif dağıldı... Son kurulan Objektif, son elemanlarıyla birlikte dağıldı. "Ölen ölür kalan sağlar bizimdir" hikayesi gibi... Son kalan sağ da ben olduğuma göre solo çalışmalarıyla, Objektif'e de çok katkısı olan biri olmanın rahatlığı ile yola devam edeceğiz. Dağılış sebebi neydi? Vecdi Yücalan: Dağılmanın sebepleri; "Künye" albümünün yapılış aşamasından itibaren başlıyor. Güzel bir albüm yaptığımıza inanıyorum. Kayıt, gitarlar, vokal hepsi yerliyerindeydi. Fakat albümde elektrik yoktu. Gruptaki herkes görevini 'robot' gibi yapıyordu. Herkes hata yapmayayım, teknik çalayım diye girdi işe. Yahu bu işin bir de 'ruhu' vardır. Herşey teknik değil, orda öyle bir nota basacaksın ki ruh ortaya çıkacak. Parçalarda herşey saat gibi işliyor ama ruh eksik ruh...Konserlerde çalarken herşey matematik ama o vermek istediğim enerji, doğaçlamalar yok. Albümde 'Yuh' diye bir parçamız vardı. Ben istedim ki grupla birlikte düzenleyip, birlikte çalalım. Elemanlara verdim parçayı, Çalışalım diye...Kimse birşeyler katıpta getirmedi. Ben de girdim studyoya, tek başıma çaldım parçayı. O albümde 'Yuh' daha çok içime sindi diyebilirim. Bunu derken, onlar kötü çaldı falan demiyorum, yanlış anlaşılmasın. Demek istediğim; benim hissettiğimi onlar hissedemiyordu. Birinci sebep, buydu. Grubun iç yapısını, psikolojik olarak incelediğimizde çıkan sonuç bu...Herkes matematik gibi çalıyor, ruh yoktu. İkinci sebep ise ; parça sözleri... Ben yazdığım parça sözlerini , grup elemanlarına çok iyi anlatamadım. Daha doğrusu anlamadılar. 'Künye' şarkısını albüme koymama karşı çıktılar, mesela 'Dağlarda' da istenmedi. Bunlar benim çok bastırmam sonucu, albüme alındı. Sözsel olarak yapılanı yani Objektif felsefesini algılayamadılar. Üçüncü sebep ise, şarkı sözlerinden dolayı hiç bir firma sponsör olmadı. Böyle olunca az konser vermeye başlıyorsunuz. Konser veremeyince de elemanların ekonomik sorunları ortaya çıkıyor. Çünkü bunlar müzikten başka geliri olmayan insanlar. Ama gene de bir hayli konser verdiniz Vecdi Yücalan: Başarılı konserler de oldu...Mesela Bursa konseri, Eskişehir de öyle..Fakat için Sürekliliği yok. Belediyeler mesela, Samsun belediyesi 19 mayıs için çağırıyor, CD mizi gönderiyoruz... Ses yok. Müzikaliteden dolayı mı?.. Değil tabii ki. Sözlere takılıyorlar. Neyse konuyu dağıtmayalım Objektif'in dağılmasına dönelim Vecdi Yücalan: Bak ilginç bir anektodu anlatayım sana. 'Künye' albüme girmesin diyen elemanlar, üç dört ay sonra Rage Against The Machine dinleyince bana, "abi 'Künye'yi iyi ki yazmışsın, ne güzel, ne protest sözler" diyorlardı. Rage Against The Machine'daki protestoyu görüp, benim yaptığımı anlayabiliyorlardı. Ben çok rahatsız oldum bu işten. Böyle boşa al ver durumları... Ve bu rahatsızlığımın sonucu konserlere de yansıdı. 'Aç' diye bir parçamız var bizim. Dünyanın en basit sözleriyle yazılmış parçalarından biridir. Yani gördüğüm şeyi yazdım. Grup elemanları konserde bu parçayı çalmak istemiyor. "Niye" diye soruyorum... Aldığım yanıt; "...bunun müziği çok sert, sözleri de çok politik..." oluyordu. Keza 'İhanet Cinayet' i de istemiyorlardı. Böyle olunca , ben de soğumaya başladım. Grup içinde sound uyuşmazlığı başlayınca; koptu... En kötüsü de Black Sabbath'dan 'System Of Universe'i konserlerde çalmak istememeleriydi. Bu parça bizim köklerimizi anlatır. Objektif müziği, Black Sabbath'dan beslenmiştir. 'System Of Univers'i konserlerde yorumlamak da bir Objektif geleneğidir. Hatta TV8'de konuk olduğumuzda, Rob Halford ile Tonny Iommi'nin sahnede birlikte çalarken çekilmiş kocaman posterini açmıştım. Türkiye'de hiç kimse sevdiği insanın posterini o şekilde açmamıştır. İllegal bir durum oldu ama ben yaptım bunu. TV8 gibi ciddi bir kanalın, 'Yorumsuz' gibi nitelikli programında.. Kim var o resimde Ustam Tony Iommi. Ki o posteri sen vermiştin bana. Bu resim sitemde de var. Ben Erkin Koray, Cem Karaca'dan da çok şey öğrendim ama Tony Iommi de benim için önemli bir öğretmendir. Grup elemanlarım Black Sabbath coverına karşı çıkınca, benim Heavy tarafım atılmış oluyor. Heavy'siz ben yaşayamam ki. Ben Heavyci bir adamım çünkü. Sonuçta işin Heavy kısmı yokedilmeye çalışılınca aramızda sound karşıtlığı çıktı. Benim kafamdaki Objektif bu değil dediğim an ipler koptu. Böyle olunca grup elemanları ile yolları ayırdın tabii. Eh bir anlamda onları gruptan atmış olmuyor musun? Vecdi Yücalan: Bu sadece benim kararım değildi. Karşılıklı olarak oturduk ve işin olmayacağına karar verip, grubu birlikte dağıttık. Hepsiyle gene görüşüyorum. Belki ilerde birlikte birşeyler yapabiliriz, ama kafalarının da benim yazdığım sözlere ve heavy'e uygun olması şartıyla. Ben körü körüne yola devam eden biri değilim. Bu grubu biraraya getirmek, bu soundu oturtmak için en azından 5-6 ay uğraştım. Ben inatla devam ettim. Benim Heavy kısmımı söküp atarsan iş bitmiştir. Daha önceki kadro toparlanabilir mi? En azından böyle bir istek dinleyiciler arasında dile getiriliyor Vecdi Yücalan: Onu bana da söylüyorlar. Fakat eski kadroda müzikten 'emekli' olanlar var. Ben bu adamları çıkarıp, o soundu nasıl çaldırayım. Kolay bir iş değil bu be Aptül… Bundan sonra ne yapacaksın? Vecdi Yücalan: Şimdi ben 8 aydır eve kapanmış durumdayım. Eski dostum gitarla konuştum. 9 tane gitarım var. Aldım karşıma dokuzunu dedim ki, "Ustalar! Ben sizinle yeniden görüşmek istiyorum." Birkaç gün oturduk, görüştük onlarla. Ben çalmak istiyordum ama çalamama sebebim vardı. Boynumdaki rahatsızlıktan dolayı bırakma durumunda kalmıştım. Gruba iki gitarist arkadaş alınca bırakmıştım gitarı. Şimdi bakıyorum eskisinden 5 kat daha iyi çalıyorum. Artık boyuna gitarı atabilirim, şarkı da söyleyebiliyorum. Evde bütün parçaların sözleririni, bestelerini, düzenlemelerini yapıp, bir demo hazırlamak üzereyim. 8 ay içinde 20 parça besteledim. Bunlardan 10 ya da 12 tanesini seçip, demoyu hazırlayacağım. Şu anda 6 parça bitmiş durumda. Demo bitince gitarlar bende olmak şartıyla, çeşitli müzisyenlerle bir albüm yapacağım. Gruba bir klavye, piyano katacağım. Bir bas, gitar bende, ritm ve ortak soloları paylaşabileceğim bir gitarist ve davulla böyle bir topluluk kurma aşamasındayım. Ama Objektif değil… Daha doğrusu solo bir grup olacak. Unutmayın! Aptülika www.aptulika.com 'da!
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro