Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


'Oturup sadece Billie Holiday dinlemek istediğimiz zaman da oluyor' - Tool
Stüdyo İmge

Son albümünüz bundan altı sene önceydi ve bir anda üretim Sürecine girdiniz. Bu altı yılda ne oldu?
Carey: Yeniden Tool olmadan önce, hayatımızdan ayıklamamız gereken bir sürü lüzumsuzluk vardı. Öncelikle bizim bağlı olduğumuz plak şirketi Zoo, kontratımızda geçerli olan şartları yerine getirmediğinden aramızda pürüzler oldu. Bizi ciddiye almadıklarını düşündüğümüz için biz de o arada başka bir plak şirketi bulma çabasına girdik. Bu boktan yasal saçmalıklar o kadar önemli bir konu haline gelmişti ki, bir araya gelip müzik yapmaya çalıştığımızda, tek yaptığımız bu saçmalıklar üzerine konuşmak oluyordu. Bu da insanı hasta edebilecek bir şeydi.
Keenan: Hepimizin kafayı yediğini düşünüyorum. Bu reklam ve kapitalist saçmalıkların aramızdaki müzikal bağı sıfıra indireceği aklımın ucundan geçmiyordu, ve o anda söylemem gerekeni söyledim: 'Ben bir Süre kafa dinleyeceğim'. O sıkıntılı dönemden sonra A Perfect Circle'la devam etmeye karar verdim (Keenan'ın eski Tool gitar teknisyeni Bill Howardel ve davulcu John Freese'le kurduğu bir yan proje grubu). İşte o anda diğer grup elemanları, 'Tamam bitti. Grup dağıldı,'dediler. Grubun dağılma nedeni bu değildi, sadece ara vermek, ne olduğumuzu hatırlamak, birbirimize verebileceklerimizi kavramak ve buna zaman ayırmak için bir nedendi.

A Perfect Circle'daki deneyimleriniz sizin için farklı bir etki yarattı mı?
Keenan: Biz, Tool olarak son derece pozitif, yetkin ve yaratıcı insanlarız. Sonuç olarak ortaya çıkan müziğin herhalde ki iyi olması gerekiyor. Billy Howardel çok yaratıcı bir insan ve onunla kendini yarıştıran ve mücadeleye giren herkeste mutlaka yaratıcı ve pozitif bir yan görebilirsiniz.

Özel hayatınız için yine ortadan kaybolacak mısınız, yoksa Tool önceliğiniz mi?
Keenan: Aslında ikisi de öncelikli ve kesinlikle ikisinin dozajı da eşit.

'Lateralus' yenilik ve farklı bir şeyle başarma çabası içinde görünen bir albüm.
Carey: Müzik yaparken hiçbir zaman bir önceki albümün patikasını izlemediğimiz son derece açık sanırım. Bunu yapmamız bize iyi hissettiriyor. Yeni bir ses ve farklı denemeler, araştırmalar yapmak veya duvarları yıkıp köprüler inşa etmek son derece teşvik edici oluyor.

'Lateralus' sizin için kolay bir çalışma mı oldu? Albümü yaparken üzerinizde baskı ve sıkıntı hissettiniz mi?
Keenan: Bence baskı hissettik. Bu albümü yapmaya başladığımızda tedirgindik, çünkü hiç tanımadığımız bir Süreçteydik. Her ne kadar bu bilinmeyen yola girdiysek de, beraber müzik yaptığımız zaman hiçbir şey umurumuzda olmuyor ve müziğin içine dalıp gidiyoruz.
Carey: Birisiyle on sene boyunca bağını hiç koparmamak cesaret isteyen bir şey. Bu işin korkunç tarafı - partnerinle yüz yüze gelmek ve o uzun Süre içinde aranıza giren şeytanlarla mücadele etmek... Yani önemli olan beraber olma cesaretini göstermek, ondan sonrası kolay.

Müziğiniz kapsamlı ve karmaşık. Kendinizi prog-metal olarak tanımlayabilir misiniz?
Keenan: Pink Floyd, Yes ve King Crimson gibi progresif kökenli müziklerle bağlantılı olduğumuzu düşünüyoruz. Bence bütün bu gruplar duygusal niteliği müziklerinde çok fazla barındırmıyorlar. Yaptıkları daha teknik bir şey. Biz duygusal ögeyi de bu tür müziğe katabildik. King Crimson ve Rush'ı severim ama oturp sadece Billie Holiday dinlemek istediğim zaman da oluyor.

Müziğiniz heyecan dolu, hassas ve duygusal, yani sadece öfkeli değil.
Carey: Her şeyden çok tutkulu olması en önemlisi. En kötü tarafı ise birisi müziğinizi dinlediğinde 'ne kadar ilginç' dediği andır. Bunu duymak istemezsiniz. Daha içten bir yaklaşım beklersiniz, en azından susmak, hiçbir şey söylememek bile bundan daha doğal ve içten bir tepkidir.

'Lateralus'da size göre kavramsal bir bütünlük var mı?
Keenan: Aslında bakarsanız albümde bir kavram bütünlüğü açıkça görülüyor. Bu bütünlük de bazı doğa hikayeleri üzerine kurulu.

Bu oluşumların bir metal grubu potansiyelinde kavranabileceğini düşünebiliyor musunuz?
Keenan: Biz metal bazlı gruplardan çok farklı frekanslardayız. Daha doğrusu fikir ve özümüz birbirinden çok uzak. Piyasa olarak aynı tabanda görünüyoruz ve aynı türde değerlendiriliyoruz, ama bu da bizim hatamız değil. 'Dikkatli ol, boka basma, neden burada olduğunu hatırla. Kendine hakim ol,': Kendinize söylemeniz gereken tek şey bu.

'Aenima' albümünde C.G.Jung, Leary ve Campbell'ın felsefeleri üzerine yoğunlaşmıştınız. Bu albüm, felsefi konulara daha az değinilmiş ve daha kişisel bir görüntü çiziyor.
Keenan: Bu albümde yaptığımız, fikri ve bilgiyi kişiselleştirmeydi. Bu noktada önemli olan bilgilenme ve araştırma. İnsanlar kitaplarda 'zekidir, çok şey yapmıştır' diye tanımlanabilir, ama asıl zeki olan, karşılaştığı deneyimleri, izlenimleri ve olumlulukları emip, hayatına adapte edebilen, yani kişisel bir etkileşim yaşayan insandır. Bir şey hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, onu kitaptan okumak yerine yaşamalısınız. Bu açıdan albüm, bir uygulama oldu.

Ruhani, hissi yol gösterici fikirlerinizi, kişisel hayatınıza nasıl adapte ediyorsunuz?
Keenan: Fikirlerin yoğunlaştığı şeyler üzerine tecrübe edinerek tabii ki. Kendini çözümlemek isteyip istemediğine yönelik bir keşif. Jung, gölgenin içinden gelen adamların veya sana yaklaşan seslerin yarattığı korkudan bahsederken, 'Beni en çok korkutan nedir? Beni kaskatı kesip, korkak bir tavşan haline getiren nedir?' sorusunu sorar. Ve, durup neler olacağını bekler. Başına gelebilecek en kötü şey ölümdür.
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro