Ana sayfa
Eylül
01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Usta Bize Nefes Lazım!
Deniz Durukan

Ellili yılların sonunda Erkin Koray'la başlayan, hemen ardından Cem Karaca, Barış Manço ve Moğollar'la devam eden, arada Mavi Işıklar, Silüetler gibi grupları da içine alan Türkiye'deki rock, günümüze gelene dek elbette epey değişim geçirdi, çeşitli biçimlere girdi. İlk başlarda İngilizce cover yapan gruplar zamanla Türkçe sözlü müzik yapmaya, kendi ezgilerimizi rock'a yedirmeye başladı. Seksenli yılların sonlarıyla, doksanlı yılların başında rock'ın açılımı genişledi. Metal, punk, hardcore gibi tarzlar da yaşamımızda yer edinmeye başladı. Kuşkusuz bunda, dünyadaki müzik endüstrisinin gelişimiyle beraber, ülkemizde seksen sonrası yaşanan depolitizasyon Sürecinin de etkisi yadsınamaz. Seksen sonrası yaşanılan Süreçte kimliksiz bir nesil oluşturularak, seksen öncesinin muhalif yapısı kırılmaya çalışıldı. Gençlik, bu boşluk içersinde müziğe, bu arada da rock'a ve onun türevlerine yöneldi. Rock'ın kendi içindeki muhaliflik ve başkaldırı ruhu düşünen, karşı çıkmaya aday olan gençlerin ilgisini çekti. Elbette her şeyiyle batıya öykünen ama özünde doğulu olan, kafası karışık bir nesil vardı ortada. Özellikle rock'ta şarkıları da İngilizce yapmaya, ya da İngiliz aksanıyla Türkçe sözlü şarkılar söylenmeye başlandı. Giyim kuşamlarıyla da tamamen farklı olan bu gençlerin kendini ifade ediş biçimleri de yaşanılan karmaşanın izdüşümü gibiydi.

Seksenlerin sonlarına doğru rock içindeki kimlik arayışı meyvelerini vermeye başladı. Bu yıllarda kurulan Zen grubu, bağlama ve diğer doğu enstrümanlarını batı enstrümanlarıyla birlikte kullanarak alternatif ve doğaçlama müziğin öncü grupları arasına girdi. Yeni ve deneysel bir müzik yapan Zen, şarkılarını tamamen saptanmamış doğaçlama üzerine kuran ilk grup olma özelliğini taşır.

İki binli yılların başında ise rock'ta alternatif sesler çoğaldı. Artık kimliklerinin farkına varan, geleneklerden yola çıkarak yeniyi bulmaya çalışan, var olanı işleyip farklı bir bakış açısı geliştiren gruplar kurulmaya başlandı.

Bu grupların başında, 2000 yılında "Köledoyuran", geçtiğimiz günlerde de "Dadaruhi" albümüyle müzik marketlerde yerini alan Replikas geliyor. Oldukça farklı, avangart bir grup olan Replikas, sufi, tekke müziğinin yanı sıra oryantal, arabesk ve gotik temaları da içine alan deneysel bir müziğin kapılarını araladı. Hatta zikir törenlerinden bile izlenimler taşıyan çalışmalarıyla kendilerine özgü bir tarz yaratan grup, sentez mantığından da özellikle uzak duruyor. Erkin Koray'ın yıllar önce yaptığı arabesk, taverna alt yapılı psyhedelic rock tarzındaki şarkıları elbette Replikas'ı bir ölçüde etkilemiş. Son albümüyle de indie rock, hatta indie deneysel rock ve sürrealist temalarla beraber ilk albümün soundunu daha da sağlam bir şekilde devam ettiren Replikas, kendinden sonra gelecek grupların yolunu bulmasında öncü bir rol üstleniyor.

Örneğin henüz yasal albümleri olmayan, underground yollarla demo çıkaran Kör Talih adlı grup bu alanda dikkate değer. Fatihli beş genç tarafından 1995'te kurulan grup arabesk ve alaturka alt yapılı, psyhedelic rock tınılarının da hissedildiği şarkılara imza atmış. Temelinde Erkin Koray, Orhan Gencebay, Müslüm Gürses bulunan ve Fatih'in arka sokaklarına yayılan ney seslerini müziklerine yediren grup, bir anlamda kendi masallarını bize taşımış. Bir Süre trash da yapan Kör Talih elemanları varoşlarda büyümüş, alt kültürlerden beslenmiş. Arabeskin içinde yetişip, dini motiflerin yoğun yaşandığı sokaklardan ve batı kültüründen aldıklarını hiç dolaysız, samimi bir şekilde anlatıyorlar. Yaşanan o kimliksizliğe karşı kendileri olmaya çalışan, "usta bana nefes lazım" demesini bilen, önü açık bir grup Kör Talih.

Fairuz Derin Bulut da aynı izleği Sürenlerden. Beş kişiden oluşan grubun dördü Üsküdarlı. 2000 yılında aktif olarak müzik yapmaya başlayan grup, hem görünüşleri, hem müzikleriyle geçmiş zaman masallarını anımsatıyor bize. Onlar da içlerindeki sese kulak veriyorlar. Yetmişli yılların müziğinden etkilenmişler, Erkin Koray, Orhan Gencebay, Doors dinleyerek kendi tarzlarını oluşturmuşlar. O yılların düğün salonu müziğinden izlenimler taşıyan, taverna alt yapılı şarkılarında, kullandıkları klavyenin hammond soundunda olmasının etkisi büyük. Psyhedelic rock tınılarının bu grupta da görülmesi, son yıllarda bu tarz müziğe doğru bir yöneliş olduğunu gösteriyor.

Yaşadığımız çağın irkiltici yanlarını sözleriyle olmasa bile müzikleriyle veren grup, çocuklukta yaşanan korkuları, saklanma duygusunu ve kaçışları şarkılarına yansıtarak mutlu çocuk hikayelerini sekteye uğratıyor. Özellikle ses efektlerini ustaca kullanan grup, bir yandan oryantalin o şuh, kıvrak ruhunu veriyor, diğer yandan da yaşamın ürpertici soğukluğunu üstümüzde hissetmemizi sağlıyor.

Elbette bu arayış punk, metal ve hiphop gibi tarzlarda da zaman zaman kendini gösteriyor. Ama asıl önemli olan, batı kökenli bir müziğin kendi kültürümüzle, gelenek ve yaşama biçimimizle, üslubumuzla bu denli bütünleşmesidir. Üstelik sentez mantığından da olabildiğince uzak durarak..
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Hipnoz
Duyurular
Stüdyo İmge Facebook grubu...
Club Intro