Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Sex Pistols: 'En iyi şaka en kısa Sürendir...'
Esat C. Ba?ak

Jonny (çürük) Lyndon



Yetmişli yılların sonlarına doğru kapitalist sisteme entegre zorluğu çeken, giderek bu entegrasyonu reddeden ve kendi alternatiflerini üretme çabasına giren alt kültür grupları, burjuva 'ruhdeşerlerin' 'münasebetsiz' ve yararcı yaklaştırmalarına aldırmadan görsel-işitsel kışkırtıcı bir üslup takınmış ve Herbert Marcuse'u umutlandırarak, o sıralar 60 yaşlarında olan düşünürü hasta yatağında rahat uyutmuşlardı. Marcuse, Tek Boyutlu İnsan adlı kitabının sonunda, sanayileşmiş toplumlarda işçi sınıfının pasifize edildiğini ve devrimci, ruhunun zedelendiğini belirterek, umudunu toplumun marjinal kesimlerine bağlandığını söylemişti. Zenciler, işsizler, suçlular ve konumları dolayısıyla statü edinme sevdası peşinde koşmayan öğrencilerin ayaklanma benzeri büyük çaplı baskısıyla gerçekleştirebilecek bir toplumsal özgürleşmeyi savunmuştu. Gandi ve Martin Luther King'in pasif direniş yöntemlerini onaylamayan Marcuse, 'kaybedecek hiçbir şeyi olmayan' kesimlerin eylemlerini devrim olarak nitelemiş ve 'toplumsal atıkları' toplumsal dönüşümün iri dişlisi olarak değerlendirmişti.

Marcuse biraz daha sabretseydi politikanın yanıltıcı etiğini zedeleyip meclise milletvekili olarak giren aktif porno yıldızı Ilona Cicciolina Staller'i de görecek ve eminim çok sevinecekti.

Ben, Pistols'a –McLaren gibi bir üçkağıtçının elinde olmasına rağmen- hep Marcuse'un bahsettiği toplumsal değişim motorunun bir parçasını potansiyel olarak içinde bulunduran altkültür gruplarından biri olarak baktım. Birdenbire silinip gitmeleri bile içinde bulundukları devinimin bir parçasıydı.



BİRİNCİ DERS:

GRUBU NASIL KURARSIN.

Önce The Strand'i kuralım. Paul Cook, Steve Jones ve Tim Wally boş dolaşmaktan ve araba teybi yürütmekten arda kalan zamanlarını müzik yapmaya verince, haliyle çalacak bir yer bulma telaşına da düştüler. The Strand efsanevi Ramones'den, Hendrix'den, Bowie'den etkilenmiş görünüp, iki gitar bir davul ile birşeyler çalıp yorgun düşünce soluğu King's Road'un sonundaki Sex'de alıyorlardı. Bu arada Bowie hayranlıklarından biraz bahsetmek lazım. Jones ve Cook Hammersmith Odeon'da Bowie'yi dinlemeye ara verip sahne arkasına geçmişler ve külliyetli miktarda mikrofon, elektro gitar, amfi ve kolon kaldırmışlardı. Garip yatak kıyafetleri satan Sex'in mefisto bakışlı sahibi Malcolm McLaren, takılanların Dünyanın Sonu adını taktıkları dükkanını ileride Punkların sevgili babaannesi olacak modacı Vivien Westwood ile birlikte 1971'den beri işletiyordu.



İKİNCİ DERS:

İSMİNİ KOYALIM.

Jillet ve Uhu adlarının marka olduğunu bilirsiniz. Jillet eski bir Fransız firmasının, Gillette'in, Uhu aynı şekilde bir Alman firmasının 'ürünleri' olmalarına karşın, zamanla marka adı ürünün yerine geçerek onun ta kendisi olur çıkar. Eşyanın iletişim Süreci içindeki hareketi eğlencelidir. Hebdige'in (Yoksa Tanıl Bora'nın mı) dediği gibi en sıradan nesneler bile zamanla yeni bir anlam yüklenip gizli ve aykırı bir kimliğin teminatı haline gelebilirler. Pistols'ın Punk ile özdeşleşmesi belki sadece bu yüzden. İlk Punk kırkbeşliği The Dammed tarafından çıkartılmışda olsa, Punk adı Pistols ile geliyor akla. Amerika'da Xerox fotokopi makinası olmaktan öte o işlemin adı olmuş çıkmıştır. 'şunu bi zerokslarmısın?'.

Cinsel Tabancalar. 74 yılında McLaren dükkanına Sex adını vermişti. İkişer metrelik harfler demir bir konstrüksiyon üzerine gerilmiş lastiklerden oluşuyordu. Dükkanın rafları sado/mazo deri ve lastik giysilerle, aletlerle ve seks 'oyuncaklarıyla' doluydu. Sex'e takılan Pistollar, isimlerini benimsemekte zorluk çekmemişlerdir.



ÜÇÜNCÜ DERS:

KATAKULLİYİ SATMAK.

Dükkana takılan çocuklar çoğalmaya başladı. Paul Cook pek te istekli olmayan Wally'ı sepetleyip, 75 Eylül'ünde Glen Matlock'u buldu. Matlock bas çalıyordu ve vokalde bir boksör eskisinin oğlu, Hendrix hastası Steve Jones vardı. Jones gitar çalmak istediğin ve vokale birisini bulmak gerektiğini McLaren'a çıtlatınca, McLaren dükkana takılan bir diğer tipin peşine düştü. Ailesini deli etmek için boyayıp, alelacele kestiği saçlarıyla ortalarda dolanan Johnny'yi buldu. Kirli, yeşil dişlerinden dolayı arkadaşlarının Rotten-Çürük adını taktıkları bu garip herifi diğerleriyle tanıştırdı.



'Sex Pistols herkes gibi olmanın, herkes gibi görünmenin, herkes gibi düşünmenin tiksindirici olduğunu ilk söyleyen grup değil belki ama pek çok insana bunu ilk dinleten ve pek çok insanı buna ikna eden bir grup. Eminim yırtık, pis giysileri, dimdik saçları ve kollarındaki jilet izleriyle birçok anne ve babanın en kötü kabusuydular. Her şeye rağmen Pistols dürüsttü çünkü hayatın bir parçası olmayan hiçbir şey yapmadılar. Savundukları neyse yaptıkları da oydu. Ama herşeyle birlikte kedilerine de yönelmiş olan yıkıcılıkları Seks Tabancalarıın ölmelerine ya da zamanla nefret ettikleri insanlar gibi olmalarına yol açtı.'

Aybeniz Esen



Pink Floyd tişortunun üzerine karaladığı NEFRET EDİYORUM ile hiperaktif bakışlı, Rotten'ı dükkandaki müzik kutusunda Alice Cooper'ın 'Eighteen'i eşliğinde denediler. Rotten şarkının sözlerini bile bilmiyordu. Komik bir dublaj sanatçısı gibi dükkanda ağzını açıp kapayıp sıçrayıp durdu. Çürük dişli bu nevrotik Frontman gelip geçen arabalara tuğla atmaktan daha eğlenceli birşeyler bulmuştu sonunda.

75 Kasım'ında St. Martin Sanat Okulu'nda Adam Ant'ın grubu Bazooka Joe'dan önce sahne aldılar ve onbeş dakika çalabildiler. Ant'ın hafif konformist dinleyicisi için Pistols dayanılmazdı. Doğru dürüst çalamayan bir ekip, genizden bir ses, vandalizm, şiddet ve karmaşa. Ertesi akşam Merkez Sanat Okulu'nda çalma şansı buldular; yarım saat. Böylece sürüp gitti. İkinci grup olarak çıktılar ve her seferinde kovuldular. Ta ki babasının onları Andrew Logan partisindeki keşfine dek. Bu 'işe yaramaz' çocuklar basın için iyi bir haber oluyordu. Aynı yıl efsanevi 100 Clup'da çalmaya başladılar, ardından Marquees'de. Marquees konserinin sonunda Rotten katatonik bakışlarını daha önce hiç böyle bir şey görmemiş seyircilere dikecek ve baklayı ağzından çıkaracaktı 'Müzik Değil, Kaos İstiyoruz'...



DÖRDÜNCÜ DERS:

OYNAMA AMA OYUNDAN DA KOPMA.

Uyanık McLaren para kokusunu çabucak alıp EMI ile anlaştı. 'Anarcy In the UK', EMI etiketi ile 1976 yılında çıktı. 55.000 adet satıp listelere ortalardan bir yerden girdi. Ama radyoda yasaklanması engellenemedi. Rotten, diken diken olmuş saçlarıyla 'Ben Anarşi Olmak İstiyorum/Anlıyor musun/Yoketmeeeeeeeeek... diye bas bas bağırırken, artık sokakta milletten dayak yemekten bıkan Matlock gruptan ayrıldı. Rotten çabucak bir arkadaşını buldu, Banshees'in eski davulcusu (sağol Murat) Sid Vicious. Vicious bası taşımasından belli olduğu üzere müzisyen değildi ve matrak bir ekolden geliyordu. Snıffen Glue, Rıpped and Torn gibi fotokopi fanzinlerde çıkan müzik dersleriyle yetişmişe benziyordu. Söz konusu dergilerin eğitim saygalarında gitar sapı üzerinde dört parmağın yeri belirtiliyor ve altına bir not düşülüyordu: Buyrun size bir akor, kendi grubunuzu kurun...

Vicious ile birlikte herşey daha da kaosa girdi. Eroin kulanıyordu, kendi vücuduna karşı duyarsızdı ve gerçekti. Yasaklandılar, çalacak yer bulamadılar, takma isimlerle çaldılar, dayak yediler ve hatta bıçaklandılar ama oyundan kopmadılar.



BEŞİNCİ DERS:

SEÇTİĞİN PLAK ŞİRKETİNDEN VURABİLDİĞİN KADAR PARAYI NASIL VURURSUN.

Kusuyorlardı, tükürüyorlardı, kavga ediyorlardı, kendilerini kesiyorlardı, saldırıyorlardı, düşüyorlardı, bağırıyorlardı ve çalıyorlardı. Pogonun sınırı yoktu. Kendilerinden bir önceki dönemin, Glam'ın dokunulmazlığını kaldırmışlardı. Seyirciyle içiçe. Kavga konserlerin değişmez elemanıydı. Kendilerini çoktan deşifre etmişlerdi: KAOS

Aralık 76'da Bill Grundy'nın Today programına çıktılar. Akşam üstü yorgun argın eve dönen orta sınıfı boş bir söylemle eğlendiren Grundy, Pistols'ın sözlü saldırısına uğradı. İnsanlar kendilerine sahte bir akşamüstü keyfi veren bu sıradan televizyoncuya 'kötü' çocukların taktığı sıfatları pek beğenmediler. Grundy, 'İbne', 'Piç' olamazdı. Ocak ayında Heatrow Havaalanı'nda kusarak, tükürerek basının ilgisini tekrar üzerlerine çektiler. Grundy'nin programından sonra EMI, plak içeriklerini yargılamak gibi faşist bir yol izlemediklerini ama bazı sınırları desteklemeyi amaç edindiklerini belirterek sözleşmelerini fes etti. Pistols ve McLaren 40.000 Sterlini cebe attı ve Mart 77'de A'M ile anlaştı. A'M ikinci kırbeşlikleri 'God Save the Queen'i yayınlama sözü vermesine karşın, bağlı olduğu diğer müzisyenlerden gelen tepkiler üzerine 75.000 Sterlin verip Pistols'ı başından savdı. Hiç kimse, (toplumsal atıklar bile), Kraliçe'nin işe yaramaz biri olduğunu, yurttaşların birer salak ve potansiyel birer bomba haline getirdiğini söyleyemezdi. Hiç kimse biricik Kraliçe'lerinin gözlerinin üzerine pis bir şantajı anımsatan harfler yapıştırarak onunla dalga geçemez, kimse onun biricik ağzına kocaman bir çengelli iğne takamazdı.



'Bence pis herifin biriydi. Herifte bir yamukluk vardı. Saçları, duruşu filan hep meydan okuyucu ve alaycıydı. Bas gitarını öyle aşağı asıyordu ki koca bir çük gibi görünmekten başka bir işe yaramaz diye düşünüyordum. Sonra bir filmde o basla birilerine vururken gördüm onu galiba, bilmiyorum. McLaren ve diğer grup elemanlarını bilmezdim, ilgimi de pek çekmezlerdi. Hey dergisinde Nancy ile bir resmi çıkmıştı. Nancy'nin gözleri çok koyu akmış makyajlı idi ve file çorapları vardı.. File çoraplara dikkatimi ilk Nancy çekti. Uyuşturucudan ölünebileceğini de ilk onlardan öğrendim. Onu ancak uzun yıllar sonra dinleyebildim. Galiba zaten ilk ve tek Pistols albümünde çalıyormuş. Yatağımın yanındaki bir resmini bir Alman dergisinin verdiği Pistols posterinden kesmiştim. Büyükçe bir vesikalık gibi. Tek gözü kapalı, suratında da ağzını germekle sırıtış arası bir ifade öylece duruyor. Hemen yanında makasım asılı.'

Murat Ertel



ALTINCI DERS:

DÜNYANIN EN BABA TURİSTİK MALI NASIL OLUNUR.

Virgin ard arda iki kırbeşliklerini daha çıkardı Pistols'ın. Önce 'Pretty Vancant' ardındn 'Holidays in the Sun' ve beklenen albüm geldi: 'Never Mind the Bullocks Here İs the Sex Pistols'. McLaren New York Dolls döneminde tanıştığı Jamie Reid'i Pistols kapakları yapması için ikna etmişti. Reid'in Pistols grafikleriyle uğraşmadan önce de kışkırtıcı biri olduğunu, onun, 70'lerde yaptığı tasarımlara bakınca anlıyoruz. Anarşist komün dergisi The Suburban Press'ın sayfa tasarımlarından bir dizi eğlenceli-saldırgan flyer/yapıştırma ve afiş dolu koca bir dosyası var. Bunlar içinde en matrakları, pahalı mallar satan mağazaların camlarına yapıştırılmış. 'Sadece Bu Hafta... Mağazamız Hırsızlara Hoşgeldiniz Diyor' (Welcome Shoplifters) ya da arabalara yapıştırılan 'Benzin Tasarrufu yapın: Arabaları Yakın' (Save Petrol: Burn Cars) gibi saldırgan ama ironik yapıştırmalar.



Punk'ın adı yok olsaydı: Sex Pistols



Evet 'he did it his way' yani 'my way', ama o da arak değil mi reddetmeye kendini dayalı bir yazı olacak ille de diye bir kural yok değil mi derken işte asılı kalırsın kendi tuzağının ağlarına hay allah bu fikir başka yere aitti. Sid Vicious'tan söz açmışken Nancy'den de bahsetmek gerekir rock'n'roll yani işte gidersek beraber gideriz hiçbir şeyi umursamayız punk punk geri getirdi rock'n'roll'u, pop müziğe sadece müzik olarak değil hani var ya o 'life style' dedikleri ama sormak lazım acaba doğru mu oldu özellikle bizi kırmayarak yeni vatanı Kaliforniya'nın sıcak güneşini terkederek söyleşimize katılan bronz tenli sanatçı sayın Steve Jones sizin cevabınızı alalım, Süre başladı ho hoy. Aman sayın McLaren satır aralarında kaybolabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz, siz bizi ötekileri ne kadar üçyüzotuzüç kere dolandırmış olsanız da gördüğünüz gibi paragraf yaptım işte punk böyledir tam bir konuyu yakaladığınızı sandığınız anda sizi bir paragrafın başına koyarak cümle aleme rezil eder ama yoksa ben burada başta başka bir şey mi anlatıyordum Johnny Rotten belki sonradan ve önceden Lydon, John olarak kayıtlarda yer alıyor yani hadi canım sen de punk hakkında ne bilirim ben öff sonunda doğru bir laf söyledi derler.



Nazım Dikbaş



YEDİNCİ DERS:

NEFRETİ YEŞERTMEK: EN BÜYÜK KAZANÇ KAPIN.

Pistols bunu çoktan keşfetmişti. Geç-Kapitalizmin, bunu güdümlediği kültürün, ekonominin, sosyal ilişkiler sisteminin yerin dibine geçirmeye başladığı altkültür gruplarındaki potansiyel öfkeyi Pistols Pandora'nın kutusunu açar gibi korkusuzca açtı. İşte yaramaz bir Kraliçe'ye onları sömüren sülüklere, magazinsel etiğe, dört duvarlı koca bir binadan başka bir şey olmayan parlamentoya, çıkar ilişkilerine, sevgi ve nefrete saldırdı. İyi de etti. Çünkü gerçekten de Pistols Aybeniz'in de yazdığı gibi bu dünyanın dışında olan hiçbir şey yapmadı. Vicious'ın giydiği gamalı haç tişörtlerinin nefret edilmek için olduğu 'çözümlenince' punk bunu hemen benimsedi ve tuhaf yap-tak giysi koleksiyonlarının arasına Nazi simgeleri de girdi.



SEKİZİNCİ DERS:

İŞİNİ NASIL BÜYÜTÜRSÜN.

Bunu McLaren'a sormak lazım. Westwood ile açtıkları dükkan 1971'de Teddy Boy kıyafetlilere satan Let It Rock iken, 1973'de Too Fast To Live Too Young To Die oldu ve bu kez motor giysileri, Marlon Brando tişortları satıyordu. 1974'de Sex oldu ve S/M kıyafetleriyle doluydu. Pistols'dan önce altı aylığına New York Dolls'un menajerliğini yapmıştı McLaren, Pistols'dan sonra ise Bow Wow Wow'un. Grubun o sıralar ondört yaşında olan solisti Anabella Lwin'i çırılçıplak soyup Manet'nin 'Dejeuner sur I'herbe' tablosuna gönderme yapmış ve albümü sattırmıştı. Malcolm gerçekten uyanıktır.

1966'da Chıswick Polytechnic'de sanat eğitimi görmüş, ikinci sene Amerikan bayrağı yakarken tutuklanmış ve 1971'e değin 'Kendimi Öyle Kötü Hissedeceğim ki' başlığı altında bir dizi resim yapmıştı. Yalan söylemiş. Kendini hiç kötü hissetmedi. Sid Nancy'i öldürdüğünde ise tutuklanan Sid'in mahkeme masraflarını karşılamak için sattığını iddia ettiği tişörtler pazarladı. Üzerinde Sid ve Nancy'nin fotoğrafları olan tişortlarda koca harflerle 'YAŞIYORUM-O ÖLDÜ-SİZİNİM' yazıyordu. Pistols'un beklenen dağılışından sonra ise öncülüğünü Rotten'ın yaptığı yap-tak tişortlerden, boyalı pantolonlardan, çengelli iğne takılardan oluşan pahalı katologlu sergiler açtı. 'Ben satın alınabilir sanat ile ilgiliyim' diyordu katalogda 'satın alınabilen şeyler zamanla sanatın kendisi olur..' Moors cinayetlerinden yargılanan Myra Hindley için 'Tanrı Myra'yı Korusun' tişörtleri bile sattı. 80'lerde kurduğu Bootzilla Orkestrası ile bir dizi Tekno-Waltz ve buna bağlı bir dans tavrı bile geliştirdi: Vouge. Vouge New York'un moda evlerine ve Vouge dergisinin pozlarına adanmış eğlenceli bir şeydi. Anarşist provakatör görünüşünün altında yatan fırsatçı gözleri ilk farkeden ise Rotten oldu. Amerika turnesi sırasında.



DOKUZUNCU DERS:

BARBARLARA MEDENİYET GÖTÜRMEK.

Pistols, Ocak 78'de Amerika'yla gitti. Ondokuz konser hesaplanmıştı. Ve karmaşa çizgi filmlerdeki o komik adamın üzerinden hiç ayrılmayan bulut gibi Pistols ile birlikte geldi.

Vicious, Teksas'daki tüm kovboyların 'İbne' olduğunu söyleyince kafasına bira şişesini yedi. Vicious ne barbarlara ne de medeniyete inanmadığını şişeyi atanlara koca başıyla vurarak gösterdi. Rotten gözlerini ardına kadar açıp bağırıyordu: 'Öldür Kendini/Birisini Öldür/Erkek Ol/Umurumda Değil. Vicious cam ve jilet ile kestiği vücudunu gerip seyircilere tükürüyor. McLaren Julien Temple ile çevireceği, başrolünü Pistols'ın üstleneceği film hariç hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. San Francisco Winterland salonunda 14 Ocak 1978'de Pistols bitti.



ONUNCU DERS: LESSON TEN WHO KILLED BAMBI?

BAMBİYİ KİM ÖLDÜRDÜ?

Doğru cevap (e) şıkkı. Hiçbiri. Rotten, McLaren'dan öğrendiği tek şeyin ona güvenmemek olduğunu söylemişti. San Francisco'dan sonra herkes dağıldı. Jones, Cook ve McLaren Brezilya'ya efsanevi tren soyguncusu Biggs'i bulmaya gittiler, Biggs'e 'Belsen Was a Gas'ı söylettiler, eğlendiler. Vicious Amerika, dönüşünde, uçakta eroin komasına girdi bir yıl sonrada önce Nancy'yi sonra kendini öldürdü. Rotten soyadına geri döndü ve Public Image Limited'i kurdu.

Ama ben yazık ki P.I.L.'e inanmıyorum. Kafasına yuvarlak bir floresan geçirerek şarkı söylerken kocaman açtığı gözlerinde bazen 'çürük'ü görüyor ve kendimi hiçte iyi hissetmiyorum. Belki de o haklıdır, bilemem. Bildiğim şey Pistols'ın tam zamanında bittiği ve bu en son çıkan toplama 'Kiss This'in Pistols'u anmak için iyi bir fırsat olduğu.

Mr.G'ye (Bkz. Diplo Docus) bu yazıda arkadaşlarımın Pistols hakkında ne düşündüklerini yazacağımı söylediğimde 'Bana sorsaydın kısa bir şey söylerdim' dedi 'onlar gibi çalmak isterdim.' Haklıydı. Hepimiz onlar gibi çalmak isterdik.

Yararlandığım kaynakları 'daha fazla bilgi için bkz' bölümünde belirttim. Burada bir daha tekrarlamak gereksiz. Ama, yardımları, kitapları, yazıları ve resimler için Aybeniz'e, Nazım'a, Deniz'e, Murat'a, Yahya'ya ve Bülent'e burada özellikle teşekkür etmem lazım. Sağolun. Ayrıca Murat, Vicious'un ölüm haberinin olduğu Hey dergisinin muteber sayısını 'teknik olanaksızlıklardan ötürü' kullanamadım., üzgünüm.



Johnny Rotten'ın Sex Pistols Sonrası kuduğu P.I.L. gerek müzikal yapıları, gerek manifestoları gerekse görsel tasarımları ile tam bir post-punk grubudur. Her kelimeyi tek tek çiğneyen sesini, insanı delip geçen bakışlarını Sex Pistols döneminde kullandığı gibi John Lydon adını kullandığı P.I.L. döneminde de kullanmıştı. Tek ayrımla: punk'taki gibi saldırgan, başkaldıran ama özde naif bağlamda değil, saldırgan, alaycı ve şüpheci bir tavrı simgeler şekilde kullanmıştır.

P.I.L.'in son uzunçaları 'That What Is Not'ın 'Acıd Drops' adlı parçasının sonuna doğru 'God Save The Queen'in nakaratına benzer bir koro duyulur: 'NO FUTURE'. Önce bu nakaratın önemini ayrımsıyamazsınız ancak baskın olan müzik kısılırken bunun yaklaşık ondört yıl önce kayıt edilen Sex Pistols parçasından alınan bir sample olduğunu anlayıverirsiniz. Nakarat takılmış bir plak gibi Sürer, Sürer ve susar.

'Lydon, Rotten iken belki korkudan belki nefretten, belki bilinçli belki bilinçsiz haykırdığı sloganın hala geçerliliğini koruduğunu vurgulamaya çalışıyor sanırım. Öyle ki, sloganı yeniden yorumlamaya (kayıt etmeye) bile gerek duymadan doğrudan şarkıdan çekip alarak kullanıyor 'NO FUTURE'u. Pistols'un geçmişte olup bittiğini bilmenin rahatlığını da elimizden çekip alarak.'



Yahya Madra



Daha Fazla Bilgi İçin Bkz.

•KİTAPLAR:

NOT ANOTHER PUNK BOOK. İsabella Anscombe. Aurum Press. 1978.

Post punk döneminin sıkı dergilerinden İ-D (Kimlik)nin editörü ve tasarımcısı Terry Jones'un yine tasarımcı ve video yönetmeni McDowell ile gerçekleştirdiği görsel yönden iyi bir punk kitabı.

THE SEX PİSTOLS.Fred ve Judy Vermorel. Star Books. 1978

Tahmin edileceği üzere bir pistols incelemesi. Hoş.

THE NEW WAVE PUNK ROCK EXPLOTION.Caroline Coon. Wyndham.1977

Pistols, The Clash, The Damned, Alternative TV, The Buzzcocks, Subway Sect gibi oldukça önemli bir kitap. Deniz'in kitaplığından aldım.

THE GREAT ROCK'N'ROLL SWİNDLE. Michael Moorcock. Virgin books.1980

Moorcock hakkında çıkmış iyi bir yazı vardı, buraya alıntı yapmak istedim ama bulamadım. Yazı bir romanı üzerineydi, Mother London. Halil Turhanlı yazmış olabilir. Bu tekzip edilebilir. Neyse. Kitabı Evrak-ı metrukelerinden tanıdığınız Kemal X hediye etmişti, çok ta işime yaradı, sağolsun. Kitap McLaren'ın on derste Pistols'unun başlıkları altına kurgulanmış bir deneme.

LİPSTİCK TRACES: A SECRET HİSTORY OF TWENTİETH CENTURY.Greil Marcus. Secker, Warburg. 1989

Marcus, Amerikan rock müziğinin gelişiminin anlatıldığı Gizem Treni adlı kitabında yazar. Yahya İngiltere'den almıştı, hala bende. Pistols'un son konserinden başlayarak Dada'ya, Nazizme ve bi sürü şeye dokunuyor.

UP THE RISE: THE INCOMPLETE WORKS OF JAMİE REİD.Jamie Reid. Faber. 1987

Reid'in The Suburban Press'de, Pistols'da ve başka yerlerde yaptığı işleri gösteren kapsamlı bir kitap.

•FİLMLER:

SEX PISTOLS.14 OCAK 1978.Target Video. 1988

Pistols'ın San Francisco Winterland konserini içeren iki filmden biri, Vicious kendini kesiyor, Lotten garip bir gözle size bakıyor, biralar uçuşuyor falan.

DEAD ON ARRIVAL.Lech Kowalskı. 1980

Aynı konser, ikinci film, seyretmedim.

SID AND NANCY. Alex Cox. 1986

Komik bir filmdi. Sid'i JFK'da Kennedy'nin katili Oswald'ı canlandıran Gary Oldman oynuyordu ve Rotten kötü bir oyuncu tarafında kötü bir tiplemeyle filmdeydi. Adından da anlaşılacağı üzere zaten Sid ve Nancy'nin hikayesi.

GREAT ROCK'N'ROLL SWİNDLE. Julien Temple.1980

Birkaç iyi yönden iyi film. Pistols'ın farklı zamanlarını görmek açısından mesela.

•KIRKBEŞLİKLER:

1976-Anarcy ın the UK/I Wanna Be Me

1977-God Save the Queen/Dıd You No Wrong/Pretty Vacant/No Fun/Holidays In the Sun/Satelitte.

1978- My Way/NO One Is Innocece/A Pun Prayer/.

1979- Something Else/Friggin Rııgn/Silly Thing/Who Kill Bambı/C'mon Every Body/God Save the Queen Symphony/Watcha gonna do about ıt/Rock Around The Clock/The Great Rock And Roll.

1980- I'm not your stepping stone/Pistols Propaganda.

•UZUNÇALARLAR:

1977- Never Mind The Bullock Here's Sex Pistols.

1979- The Great Rock'N'Roll Swindle/Some Products.

1980- Flogging a Dead Horse.

1992- Kiss This.
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro