Yahya Madra
Joy Division'un ardından yeni bir perde açan Bernard Albrecht (Sumner) Peter Hook ve Stephen Morris yanlarına özellikle ve bilinçli olarak hiçbir şeyden yeterince anlamayan Gillian Gilbert'ı da alarak çalışmaya koyulurlar. Bu yeni oluşum bir önceki ile eş değildir artık. Ateşli bir Sex Pistols gösterisinden esin alarak biraraya gelen Warsaw (David Bowie'nin en önemli uzunçaları 'Low'daki parçadan esinlenerek) sonradan iyice yoluna girerek Joy Division'a dönüştüğünde bugün belki de The Cure, U2 ve Simple Minds'dan daha önemli, daha geleceğe dönük bir grup dünyaya (en azından müzik dünyasına) hükmetmeye başlamıştı. Doğal olarak, burada kullanılan hüküm kelimesi öncülük etme, müzikteki dönüşümleri yönlendirme anlamında kullanılıyor. Joy Division'a böyle bir konum biçilmesinin nedenlerinden biri gizemli, hüzünlü, etkileyici vokalisti Ian Curtis'in Bono, Robert Smith ve Jim Kerr'den çok daha derin bir kişiliğe, engin ve ozansı bir tavra bürünmüş olmasından kaynaklanır. Bir ikinci neden de, punk'ın kızgın, keşmekeş ve içindeki nihilist tınısından çok kısa Sürede çok daha dingin, karanlık, düşünceli ve kutsal bir tınıya akışmış olmalarıdır. Diğer adı geçen gruplar bu dönüşümleri çok uzun Süreçler içinde gerçekleştirebilmişlerdir ve hiçbir zaman bu dönüşümlerini 'Closer' gibi bir başyapıtla belgeleyememişlerdir. Ian Curtis'in kısa ama çok güçlü parlayan yaratı ışığı zamansız ve ağlatısal intiharı ile son bulur.
Şurasını kabul etmek gerekir ki New Order hiçbir zaman Joy Division'ın yansıttığı türden bir 'büyü grup imgesi' sunamamış, sunmamıştır. Grubun kimyasının çözünümü, grubun geleceğinin belirleyicisi olmuştur. Karizmatik bir vokalistin yitirilişi kitleleri sürükleyici bir tınıyı oluşturmaktan alıkoymuştur grubu. Vokalleri üstlenen Bernard Sunner'in utangaç tavırları iletişim sisteminin allayıp pullamayacağı kadar içten olduğu için New Order her zaman pazarın hemen dışında ama öncü çizginin de her zaman önünde olmayı becerebilmiştir. Öncü çizgi konumlanması belki çağın teknolojisi ile koşut aygıtları araştırmalarından, belki geleceğin müziği olan techno-dance'ı ta 1983'te 'Blue Monday' ile öncülemelerinden kaynaklanmaktadır.
'Sanırım diğerleri pek gitar bilgisi olan birini zaten aramıyorlardı, yani çalmaya başladıklarında ve beceremediklerinde ukalalık yapacak birisini' diyor Gillian Gilbert ve hemen ekliyor 'Ve sanırım bir de tarzsız birisini arıyorlardı, grubun dönüşümüne daha kolay uydurabilmek için.' Son JD parçaları 'Ceremony/In A Lonely Place' grubun ilk kayıtlı yapıtları olur. Söylemdeki dönüşüm belirgindir. Çok daha devingen bir tınıya yönelinmiştir. Ancak her şeye karşın dark/doom tavrından ödün yoktur. Dönüşüm sancıları 'Movement' uzunçalarında yoğun olarak belirgindir. 1981 Kasım'ında pazara çıkan uzunçalar vokal açısından beklenmedik ölçüde silik olmakla birlikte, tınısal yönden oldukça ilgi çekicidir. Joy Division'ın topraklarında başka bir anlayışla yapılan, hızlı ama kırgın (belki de Ian Curtis'in zamansız ölümüne) bir yürüyüş gibidir.
Bir başka anlamda ise Pop Endüstrisinin dışına doğru başlattıkları yürüyüş sürmekteydi. Zaten az sayıdaki gösterileri kesinlikle 45 dakikayı geçmiyordu ve sahneye bir ikinci kez gelmiyorlardı. Basınla kurdukları (?) iletişim ise tek taraflı ve tekdüze idi.
İkinci uzunçaların görsel tasarımı bu tavırları ile yoğun bir şekilde örtüşüktü. Ön kapağı süsleyen gül resimlerinin arka kapaktaki renk kodları tabloyu yapıldığı döneme ait olmaktan çıkartıyor, bilgisayar çağının bir ürünü haline getiriveriyor. Hiçbir yazılı simgeye sahip olmayan kapak ve iç kılıf, uzunçaları satmayı bekleyen bir tüketim ürünü olmaktan çıkarıp keşfedilmeyi bekleyen bir yapıta dönüştürüyor ve kaşif, yapıtla ilgili birkaç bilgi kırıntısını (grubun ve yapıtın adı da dahil olmak üzere) ancak CD'nin üzerinde bulabiliyor. Grup, bu tavrını başka bir açıdan yorumlarken sadece müziğin yargılanmasını ve bu yargılamanın da sadece dinleyicinin yorumu ile olmasını istediklerini belirtiyor. Soyut kesimde de görülebilecek böyle bir tavırla örtüşen bir başka özellik ise Bernard Sumner'ın kimi zaman anlamsız, uçuk ve çoğu kez varoluşçu, öznel şarkı sözleri. Tınısal yapının elektronik deneyselliğinin ve öncülüğünün en yoğun olduğu bu yapıt 'Power Corruption and Lies' (1983, Mart)dır. Sanırım bu yapıtın, diğer yapıtlarda araştırılmaya devam edilecek olan ana tınının oluşturulduğu belirleyici bir ana/kaynak uzunçalar olduğunu söyleybiliriz. Bu uzunçalar bir diğer ana/kaynak döneminin ürünüdür: 'Blue Monday'. Bu 45'lik New Order'dan hiç beklenmeyecek bir rekora sahiptir. Soğuk elektronik ritimlerine, soğuk vokale ve 'Power Corruption and Lies'daki ile benzer özelliklere sahip kılıf tasarımı ile piyasaya sürülmesine karşın bugüne değin 2.200.000 adet satarak halen en çok satan 12'lik olma özelliğini korumaktadır.
'Blue Monday' başka açılardan da çok önemlidir. Elektronik müzikte modernist tavrın, Kraftwerk ekolünün, en önemli ürünlerinden biridir, kanımca. Taviz vermez soğukluğu, elektronik müziğin gizli güç soğukluğunu olabilecek en uç sınırlara dek taşırken kent kültürü, dans kültürü ve elektronik müzik örtüşmesinin çok güzel bir örneğidir.
'Power Corruption And Lies'ı izleyen uzunçalarların hepsi belirlenmiş olan tınının eksiksizleştirilmesi için girişilmiş başyapıt denemeleri ve başarılarıdır. Bu arada başarılı ve popülerliği ayıran Bernard Sumner bir keresinde popülerliği şöyle tanımlamıştı: 'Bence popüler olup olmama düşüncesi bir çuval boktan başka bir şey değil. Müziğin içine düştüğü bir tuzak. Eğer müzikal gelişmeyi bir labirente benzetirsek, çıkmaz sokağa gelinmiştir. Çünkü insanlar popüler olmak uğruna kendilerini yeterince ifade edemiyorlar, istediklerini, gerçekten istediklerini gerçekleştiremiyorlar. Bu çok kötü, çünkü insanlar artık müziği gerçekten kendilerini unutarak yapmaktan vazgeçiyorlar. Yaptıklarını o kadar bilinçli bir şekilde genelgeçere uydurmaya çalışıyorlar ki, popüler olmak düşüncesi insanları dar kafalı yapıyor.'
'Low-Life', New Order'ın en önemli özelliklerinden biri olan işitsel mimari (1) özelliğinin oluştuğu uzunçalardır; çok katmanlı ve üstüste kayıt edilmiş müzikal yapısı ile. 'Perfect Kiss', içindeki martı sesleri ve karşı konmaz finali ile tam bir başyapıttır. Şarkı sözleri ise uçuktur. 'A View Without A Room' der, ünlü film A Room With A View'a gönderme yaparak. Açılış parçası 'Love Vigilanties' için iki yıl önce yazdığım bir tanıma başvuracağım. (2)
'Love Vigilanties: Savaş ve ölüme karşı sevgi ve yaşama isteği. Falkland Savaşının İngiliz Orta Sınıf gençliğine yaşattıkları, yerellikten ve küresel dünya politikası kalıplarından sıyrılıp, evrensel boyuta, ancak böyle; olay gerçek insan boyutuna indirgendiğinde aktarılabilinirdi.'
'Brotherhood' (1986, Ekim) ise işitsel mimarinin bir bütün olarak başyapıtıdır. Çok katmanlılık, ezgisel baslar, ince ve derinden gitarlar, minimal ve geniş klavye yüzeyleri, ritmik elektronik ve devingen bir davul tınıyı oluşturan kimyanın bileşenleridir. Kapanış parçasından başka yapıtın bütünlüğünü bozan bir parça yoktur. Kapanış parçası, 'Every Little Counts' ise Bernard Sumner'ın çocuksu (oğlanımsı/boyish) vokalinin bir çeşit 'alameti farikasıdır' (ayırtaç). Açılış parçası 'Paradise' inanılmaz ezgisel bası ile yazarın öznel seçimidir.
'Substance' (Töz) grubun 45'liklerinin derlendiği bir uzunçalardır. Derlemeyi kapayan 'True Faith' bir noktadır. İşitsel mimarinin en olgun, en gelişkin örneklerinden biridir bu 45'lik. Bu doruktan sonra New Order daha yalın, daha temiz, daha elektronik bir tınıya yönelir ve 1989'un başında Manchester tınısının açılışını yapar. 1988 yazında İbiza adasında güneş, uyuşturucu, dans üçgeni içinde gerçekleştirilen bu yapıt, New Order'ın eksiksizi kolayca, rastlantı eseri ve belki de istemeden gerçekleştirişinin resmidir. Uzunçaların adı 'Technique'dir ve NME kapağından 'Perfecting The Tecnique' (3) diye başlık atar. Bu Technique'in en güzel betimlemesidir. New Order zaten oturtmuş olduğu tınıyı eksiksize götürmekten başka hiçbir şey yapmamıştır çünkü. İşte bu yüzden, New Order her zaman sol basın tarafından desteklenmiştir. Bu aynı zamanda öncülüğünün de nedenidir. Bir insan yeni olana ancak bildiği yoldan ulaşabilir ya da bir başka deyişle bilinmeyene bilinenleri çok olunca ulaşılabilir. New Order elindeki Kraftwerk, David Bowie ve Chic (Amerikalı, çok eski bir disco grubu, grubun basçısı Nile Rodges, David Bowie ile ortak,yaşlı kurt'un son uzunçalarında) köklerini çok iyi değerlendirerek belli bir tınıyı oluşturmuştur ve müzikal yapısını bir bütün olaak bu temelin üzerine yapılandırmıştır. Basının gruba duyduğu ilginin bir başka nedeni de grubun içten ve alçakgönüllü tavrı ve kendilerini her zaman basının nefret ettiği müzik endüstrisinden uzak tutmalarıdır.
Ne yazık ki bu uzak duruş bağımsız plak şirketleri Factory'nin geçen sene gerçekleşen iflası ile bir şekilde son bulmuşa benziyor. Plak kapaklarından tanıtım filmlerine dek uzanan bir bütün tavırın tasarımı üzeinde titizlikle duran kuruluş olan Factory Happy Mondays Durutti Column, A Certain Ratio, Orchestral Manevours In The Dark ve James gibi gruplara ev sahipliği etmiş, İngiliz Bağımsız şirketler arasında oldukça etkin ve etkili bir konuma sahip bir kuruluştu. Plak Şirketi bir şekide gücünü, sahibi olduğu Manchester'daki İngiltere'nin en ünlü kulüplerinden biri olan Hacienda aracılığı ile günün ruhunu yakalayabilmesinden almaktaydı. New Order'ın da yarıyarıya ortak olduğu bu kulüp Stone Roses'dan James'e kadar birçok grubun ilk sahneye çıktıkları oldukça etkileyici bir tasarıma sahip bir gece kulübü. New Order da çoğu kez yeni çıkan uzunçalarlarının tanıtımı için bu yapıda verir konserlerini. İngiltere'de genel olarak yaşanan ekonomik durgunluk, büyük tasarılar, geciken ve çok pahalıya malolan ancak çok az satan son Happy Mondays uzunçaları ve bir türlü çıkmayan, çıkamayan New Order uzunçaları bütün bunlar Factory şirketinin batmasındaki nedenler.
Bu yüzden en sonunda New Order'ın uzunçaları; 'Republic' London plak şirketi aracılığı ile çıktı. Kapağında London ile ilgili hiçbir şey yazmıyor, yalnızca 'A New Order Release' (Bir New Order Yayını) gibi bir laf var. Sanırım bir piyasa şirketine bağlanmış olmanın getirdiği sıkıntıyı yaşıyorlar. Böyle bir korkuyu, sıkıntıyı yaşamalarına hiç gerek yok çünkü 'Republic' yeterince iyi ve etkileyici. Çalgısal bölümlerin en az vokali bölümler kadar etkileyici olduğu bu yapıt New Order'ın ilerde yapa(bile)cağı tamamı çalgısal deneysel yapıtları muştuluyor. Bu yazıda tek tek parçaların üzerinde durmayacağım ama iki parça dışında pek zayıf bir parça yok ve yine de tüm uzunçalar bir bütünlük içinde, tek bir farkla, bu kez parçalar Stephen Hague'nun (Pet Shop Boys, Holly Johnson) katkısıyla daha kolay içine girilebilir kılınmış. Tüm bunlara karşın ilk günlerin karanlık havası şimdi bile grubun bileşenlerindendir.
New Order, kanımca, tüm Pazar dışılığına karşın en başarılı elektronik devinim müziği yaratıcılarındandır. The Cure 'Drowning Man'de Joy Division'a teşekkür ederken sanırım 'Friday I'm In Love'da ve 'Pictures Of You'da da New Order'ı unutmamalı. Pet Shop Boys da New Order'ın tınısını yumuşatarak bir kariyer oluşturduktan sonra Elektronic adlı tasarı grubun yolunu Bernard Sumner ile kesiştirdi. Bu arada Bernard Sumner'ın The Smiths'de Morrissey ile beraber çalışan Johnny Marr ile yaptığı Electronic işbirliğinin yanında basçı Peter Hook Revenge adlı New Order'ın daha serti olan bir grupla kendine bir yan tasarı oluşturdu. Grubun diğer iki elemanı klavyeci/gitarist Gillian Gilbert ve sevgilisi baterist Stephen Moris 'Other Two' (Diğer ikisi) adında bir çalışma gerçekleştirdi.
Şu sıralar Dublin'de Sinead O'Connor ile birlikte verecekleri Barış konserine hazırlanıyorlar. Zaten nefret ettikleri konser sorumluluğundan ancak böyle festivallere çıkarak kurtulmaya çalışıyorlar.
Bu utangaç kendine özgü topluluk şimdi dünyayı fethe çıtı. Kaseti Türkiye'de de çıtı. Dansa her zaman soğuk gözlerle bakmış tutucu Türk Rock dinleyicisi için oldukça ilginç bir deney olacak sanırım. Gelecek pahasına teknolojiyi kabul etmeyen, etse de altından kalkamayan, aygıtla düşünsel olarak örtüşemeyen Türk Rock'u için ya çok ilginç olacak ya da farkedilmeden, duyulmadan, dinlenmeden yitip gidecek, daha önce çıkan Electronic gibi, Nick Cave gibi, Stone Roses gibi, Stereo Mc's gibi, The Smiths gibi, vesaire vesaire...
Dipnotlar:
(1)Melody Maker, 1 Mays 1993, New Order, Republic Simon Price.
(2)Mondo Trasho, Sayı 6
(3)Tekniği mükemmelleştirirken