Deniz DurukanAlmora; Soner Canözer (gitar, yaylı tambur), Burak Canözer (gitar), A. Vefa Erdem (bas gitar), Serkan Karabıyık (davul), Ahmet Söğütlüoğlu (vokal), Nihan T (vokal, keman), Bilge Kocaarslan (flüt)'dan oluşan muhteşem bir grup.
Çok kısa bir Süre önce iki şarkılık demosuyla sayfalarımıza konuk olan Almora, gelen olumlu tepkiler üzerine ilk albümlerini geçtiğimiz ay Zihni'den çıkararak Kemancı'da verdikleri kokteyle dinleyicilerine tanıttılar. Onları sahnede ilk kez izledim ve oldukça etkilendim. Aynı şekilde ilk albümleri olan Gates of Time da son derece başarılı. Onlar bu albümle zamanın kapılarından fırlayarak bugüne ulaşıyor. Soylu bir şövalye edasıyla şarkılarını söyleyen grup, geçmişte ülkesi talan edilen bir kraldan alıyor ismini. Ve kral Almora bütün asaletiyle düşüyor şarkılara ve dinleyene. Son derece hüzünlü, yaralayıcı şarkılar bunlar. Albümün senfonik tınılarda olması, kemanda çalan Nihan'ın opera tarzında şarkıları yorumlaması, süslü, pırıltılı ve o kadar görkemli bir hayatın müziğine götürüyor dinleyeni. Öyle ki, albüme adını veren zamanın kapılarını algılamakta zorlanmıyorsunuz. Aksine bu güne yabancı düşüyor, bu günü çok sönük buluyorsunuz.
Gates of Time, hem sözleriyle, hem müzikal alt yapısıyla, yarattığı atmosferik ortamıyla konsept bir çalışma olmuş. Genel olarak albüm, dün ve bugün üzerine kurgulanmış, geçmişte başarı ve mücadele yolunda yaşanan ve yapılan ne varsa bu günde aynı şeyler devam ediyor. Onlara göre zaman hiç yanıltmıyor insanları. Hayat hep aynı hayat aslında, sadece onu yorumlayışımız farklı.
İşte Almora bütün bu düşüncelerde yola çıkarak sanki tragedyalar yazmış bize. Hüzünlü,aşk dolu, masalsı bir yolculuk bu. Şimdi gözlerinizi kapatıp, onları dinleyin.