Kontrolkulesi.com'un Editörü Deniz Durukan Sehriye.com'dan Neslihan Yıldırım'ın Konuğuydu ya da ' Durukan, Sehriye.com'un Sorularını Yanıtladı.'
Stüdyo İmgeDeniz Durukan , Türkiye'de ilk defa, Güven Erkin Erkal ile birlikte Türk Rock 2000 adında bir kitap çalışmasına imza attı. Yıllık niteliğindeki bu çalışma, 2001 yılında Deniz Durukan imzası ile çıktı. Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinin yanı sıra www.studyoimge.com , www.kontrolkulesi.com ve Öküz dergilerindeki yazılarından tanıdığımız Deniz Durukan, bir yıllık bir çalışmanın ürünü olan Türk Rock 2001 'ı okurlarına sunarken bu yıllığın gelenekselleşmesi yolunda da önemli bir adım attı.
Mor ve Ötesi , Replikas , Mehmet Güreli , Mavi Işıklar , Feridun Düzağaç , İlhan İrem , Cahit Berkay , Bulutsuzluk Özlemi , Pentagram ve daha birçok renkli kişiliğin de yer aldığı yıllıkta röportajlar, albüm, demo kritikleri, müzik haberleri ve rock müzik dünyasına ilişkin merak ettiğiniz pek çok konu yer alıyor.
Genellikle yazarlar açısından çıkış noktası, edebiyat ya da mizah dergileri oluyor. Sizin açınızdan bu dergilerin nasıl bir önemi oldu?
Öncelikle pekçok şeyi mutfağında öğrenme imkanı buldum. Bu şekilde bakış açınız ona göre yol alıyor. Edebiyatçılarla bir arada olmak daha ayrıntılı düşünmenize neden oluyor. Benim daha önceden edebiyata çok yoğun bir ilgim vardı. Şiir yazıyordum. Edebiyat dergilerinde ve gazetelerde müzik üzerine, kitaplar üzerine yazılar yazıyordum ve söyleşiler yapıyordum. Bu çalışmalarım bana bir bakış açısı getirmişti ve böylelikle müziğe bakışım da farklı oldu. Edebiyat ve şiir müzikle iç içe geçti. O insanların arasında olmak sizi daha da geliştiriyor. Bu, benim için çok önemli bir ayrıntı oldu. Ben yazarlığıma ilk olarak Öküz Dergisi 'nde başladım. Daha önce edebiyat dergilerinde yazdıklarım; şiirler, romanlar üzerine bir takım saptamalar, edebiyat ve kitaplar üzerine yazdığım yazılardı. Öküz'ün bu anlamda benim için yeri çok ayrıdır. Öküz Dergisi'nin daha farklı bir bakışı vardı. Çok rahat bir dergiydi. İstediğiniz gibi kaleminizi oynatabiliyordunuz. Dili çok kıvrak ve çok ataktı, sınırlamalar yoktu. O anlamda Öküz Dergisi'nden çok şey öğrendim.
Kitap çalışmalarınız nasıl ortaya çıktı?
Ben Öküz Dergisi' ndeki Long Play sayfasını Güven Erkin ile birlikte hazırlıyordum. Burada yayınladığım röportajları bir kitap haline getirmeyi planlıyordum. Güven bu çalışmayı beraber yapmayı önerdi ve ben de tamam dedim. Stüdyo İmge de böyle bir teklifte bulunmuştu. Biz yazılarımızı derleyip bir kitap haline getirdik. Bu çalışmayı her yıl devam ederiz düşüncesiyle de yapmamıştım aslında. Bu Süreçten sonra Güven bunu bir gelenek haline getirmeyi ve devam kitaplar hazırlamayı önerdi. Çünkü Türkiye'de daha önce yapılmamıştı böyle bir çalışma. Daha sonra Güven işlerinin yoğunluğundan dolayı bu çalışmada yer alamadı. Sonraki kitapta format da değişecek. Rock kültürünü yansıtacak yazılara ve haberlere yer vereceğim. Yeni çıkan müzik dergilerini, yapılan konserler ve festivalleri kapsayan daha geniş kapsamlı bir çalışma yapmayı düşünüyorum.
Müzik haberlerini ve ekinlikleri nasıl takip ediyorsunuz? Çok yoğun bir etkinlik ortamı var çünkü İstanbul'da...
Çok sayıda etkinlik var. Bunları takip etmek de çok zor. Ben Stüdyoimge.com 'un iç sitesi olan Kontrolkulesi.com 'da bir yılı aşkın bir Süredir yazıyorum. Sitede Türk rock müziği üzerine birçok haber çıkıyor. Röportajlar, haberler ve albüm kritikleri yer alıyor. Bana etkinliklerle ilgili olarak da yoğun bir e-mail akışı var. Bana çok sayıda haber ulaşıyor. Onları takip ediyorum ve değerlendiriyorum.
Türkiye'de müziğin tüketildiğini düşünüyor musunuz? Eskilerde, ön plana çıkan çok daha özgün sanatçılar ve rock grupları vardı...
Türk rock'ın tarihine baktığımızda, 60'lı yıllardan bugüne kadar pekçok değişim geçirdiğini görüyoruz. Olması da gerekiyor aslında. Kimi zaman tüketiliyor da. Yanlış işler yapılıyor zaman zaman, popülizm kaygısı taşınıyor. Ben iyi olanların zaten zamanla kendini göstereceğine ve kötü olanların eleneceğine inanıyorum. İnsanları gerçekten heyecanlandıran grupların sayısı çok az ama ben yine de umutluyum. Şimdiki sanatçılar çok daha şanslı aslında. Sahip oldukları olanakların gelişmesiyle istedikleri malzemeleri her an bulabiliyorlar. Kendilerini bu alanda çok fazla özgür bırakmadıklarını düşünüyorum. O dönemin koşullarını düşündüğümüzde örneğin, Erkin Koray'ın radikal çıkışları vardı. Oysa ki rock, çıkışları olan, isyanı, öfkeyi barındıran, bir karşı tutumu sergileyen bir müzik türü. Ama bu tavrı şimdilerde daha çok underground gruplarda görüyoruz.
Bunda bilgisayar müziklerinin etkisinin olduğunu söyleyebilir miyiz?
Evet, kolaycılığa kaçıldığı oluyor çoğu zaman. Computer müzikleriyle istedikleri her enstrümanın sesini çıkartabiliyorlar ve işi kotarıyorlar. Ama bu bana hiç özgün gelmiyor. Doğru da gelmiyor açıkçası. Yapılan müzikte bir tavır ve içtenlik olması gerekiyor diye düşünüyorum. Mutlaka kendinden bir şeyler de katmalı insan müziğine. İnsanlar kendilerini bir şekilde ifade etmeye çalışıyor. Bunların içinde işini samimiyetle yapanlar da var. Zamanla kötü olanların eleneceğine inanıyorum zaten. Her zaman için başarılı yapılan bir iş takdir edilir ve işinizi iyi yapıyorsanız mutlaka fark edilirsiniz. Buna inanıyorum.
Siz ne tür müzik dinlemekten hoşlanıyorsunuz?
Kendimi eskiden beri müziğe çok yakın hissetmişimdir. İlk dinlediğim şeyler Sezen Cumhur Önal'ın radyo programlarıydı. Frank Sinatra, Nina, Adamo... Benim için çok özeldi. İlk defa dinlediğim şeylerdi ve çok hoşuma gitmişti. Bu ilgi bende Sezen Cumhur Önal'la başladı. Sonraları ilgi alanlarım değişti, zevklerim değişti. Ama her zaman rock müziği sevmişimdir. Klasik Batı müziğini de çok severim. Türkçe rock'ı çok seviyorum, Jazz'ı seviyorum. Güzel olan müziği seviyorum aslında, Orhan Gencebay'ı da seviyorum. Pop müzik çok sevmiyorum açıkçası. Ama onların içinde iyi şeyler yapanlar olduğunda onları da zevkle dinliyorum.
Kitapta renkli kişiliklerle yaptığınız röportajlar da yer alıyor. Bunlar arasında sizi en çok etkileyen ve müziklerini beğeniyle dinlediğiniz isimler kimler?
Ben aslında röportaj yaptığım bütün müzisyenleri çok seviyorum. Replikas, Kurban, Mor ve Ötesi, Vega, Yaşar Kurt ve Mehmet Güreli'yi çok severim. Bu isimlerin müzikleri beni çok heyecanlandırır.
Okumayı sevdiğiniz isimler kimler?
Nail Güreli, Küçük İskender, Ahmet Ümit, Altay Öktem, Zeki Coşkun, Edip Cansever sevdiğim isimler arasında.
Okuyucularınızdan kitapla ilgili olarak ne gibi tepkiler aldınız?
Okuyucularım beni daha çok Öküz Dergisi ve Kontrolkulesi.com 'dan tanıyorlar. Okuyucularımla özellikle Kontrolkulesi.com 'da buluşuyorum. Yazdıklarımı beğendiklerini söylüyorlar. Bir çok konuyu çok yakından takip ettiklerini görüyorum. Genel olarak aldığım yorumlar çok olumlu oldu.
Neslihan Yıldırım