Soysal DemirSavaşın büyük yıkımlara, yeni acılara yol açmanın dışında bir işe yaramadığını daha kaç kez deneyerek öğreneceğiz. Güç dengeleri, çıkarlar, ekonomik kazançlar için daha kaç insanın ölmesi gerekiyor? Ancak bu kez tüm dünyadan barış sesleri yükseliyor, milyonlar savaşa hayır demek için ortak eylemler düzenliyor.
Aylardır dünyanın gündeminde birinci sıradaki yerini koruyan ABD'nin bazı müttfikleriyle birlikte Irak'a savaş açma isteği artık soluğunu iyiden iyiye ensemizde hissettiriyor. Dünyanın en fazla silaha (nükleer silah dahil) sahip süper gücü Irak'ı kimyasal silaha sahip olmak ve bunları yok etmemekle suçlayarak her fırsatta saldıracağını, Irak'a gününü göstereceğini haykırıyor (unutmadan bu kimyasal silahların büyük bölümünün ABD ve İngiltere tarafından Irak'a satıldığını da belirtelim). Ülkemizin konumu gereği yakından etkileneceği, dışında durmakta hayli zorlandığı savaş giderek yakınlaşıyor. Galibinin peşinen ilan edildiği, sonrasında nelerin yapılacağının alenen tartışıldığı, hatta bazılarınca 'çıkarlarımız açısından savaşa doğrudan katılmamız gerektiği'nin söylendiği bu garip savaş gündeminin içinde sıkıştık kaldık adeta.
Aslında, tüm dünyanın, insanlığın kendisine dönüp bakması, tatışması için iyi bir fırsat sunuyor bu gündem. Nasıl bir dünya istediğimizi düşünmenin vaktinin geldiğini, hatta geçmekte olduğunu hatırlatıyor. Bireyler olarak adeta matematikteki 'etkisiz eleman' konumuna itildiğimiz, yönetenler tarıfından böyle algılandığımız bir dünyada, kaybolan irademizi yeniden elimize almak için iyi bir şans oluşturuyor. Dünyanın neresinde olursak olalım var olan, yaratılan acının, karanlığın bizi de bir şekilde gelip bulduğunu, yaşamımızı daralttığını fark ediyoruz. Televizyonlardan canlı olarak izleyebildiğimiz savaşın evimizin içine girecek kadar yakın olduğunu hissediyoruz.
Önümüzde iki seçenek var; ya tüm bunlara alışacağız, reality show izler gibi yaşananlara -en başta da kendi yaşamımıza- yabancılaşacağız ya da dünyayı daha yaşanır, daha barışçıl, özgür ve aklı başında bir yer yapmak için sesimizi çıkaracağız; neyi istediğimizi, neyi istemediğimizi haykıracağız. Nasıl bir dünya istediğimizi söyleceğiz.
Sevindirici olan, savaşa hayır diyen sesler giderek yükseliyor. Özellikle de bu savaşı başlatmakta kararlı olan ülkelerin insanları tarafından. Belki de uzun yıllar sonra çoğunluğun haklı istediği kendini kabul ettirecek ve yönetenlere 'istedikleri gibi at oynatamayacaklarını, koyun gibi güdülmeyeceklerini' hatırlatacak. Biz de bu sese destek vermek elimizde. Eğer bizleri göndereceğiniz bilgi, imaj ve içerikle desteklerseniz, yapılan etkinliklere katkı koyarsanız çok seviniriz. Böylece biz de sitemizden barışın sesisin daha gür bir şekilde çıkmasını sağlayabiliriz.
Unutmayın, eğer savaşa engellenebilirse, bu hepimizin başarısı olacak ve başka acılara, haksızlıklara ve yanlışlara engel olmak, daha yaşanır bir dünya yaratmak için umut aşılayacak...
SAVAŞA HAYIR, IRAK'TA SAVAŞ İSTEMİYORUZ!