Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Siyah Hüznün Beyaz Yıldızı: Gary Moore
Eyüp S. ?bla?

'Her şeyi denedim, ama eskiden şu andaki bilgim yoktu elbette. Değişik tarzdaki müzikleri ve müzisyenleri dinlemekle geçen yıllar muhteşemdi. Teknik olarak ne kadar iyi ya da kötü olurlarsa olsunlar hepsinden bir şeyler öğrendim. İşte yıllardır kendimi böyle geliştiriyorum-araştırarak ve öğrenerek' diyor Blues Rcok'ın yeni kralı Gary Moore.

Sanatçı 1952 Belfast doğumlu Kuzey İrlanda'nın sokaklarındaki vahşilikten ve bir gün kendini nehirlerden birine atılmış bulmaktan kaçmak için gitara başlar. Uzun saatler Süren çalışmaların karşılığını birkaç yıl sonra ülkenin en hızlı gitarcısı unvanı ile alıyordu. Londra'ya geldiğinde bütün İngiliz gitarcıların düşündüğü kadar iyi olmadığını görmekten hayal kırıklığına uğramış olsa da, Peter Green ile Eric Clapton'ı kendine idol olarak seçiyordu. İlk topluluğu, bas gitarda Bursh Shiels'ın, davulda Noel Bridgeman'ın yer aldığı Skid Row oldu. Vokalde ise Phil Lynott vardı. Skid Row'daki ortak çalışmalar Gary Moore ile Phil Lynott'ın ileride işbirliklerinin devamını getiriyordu. Skid Row, Gary Moore'un agresif gitar ataklarını ve blues ile caz'a olan ilgisinin gözlendiği ilk albümden birini (Skid Row) 1970'te çıkardı. Phil, topluluktan ayrıldıktan sonra, Gary'nin Peter Green'den aldığı gitarla üçlü olarak yollarına devam ettiler.
GARY MOORE
Skid Row'un dağılmasının ardından, Gary Moore bir folk rock topluluğu olan Dr. Strangely Strange'da çalıyor, ardından Gary Moore Band'lerden ilkini kuruyor. 1973 yılında da Grinding Stone çalışmasını çıkarıyordu. Bundan sonra Phil Lynott''a birlikte çalışmasının ilk fırsatı doğuyordu. Phil, Thin Lizzy'i kurmuştu ve Gary Moore'un bu topluluğa katılışı 1974'de gerçekleşiyordu. Fakat topluluktaki ömrü birkaç ayı geçmiyordu.
1975'te davulcu Jon Hiseman'ın 'Colosseum II' topluluğuna katıldı. Bas gitarda daha sonra Whitesnake'de da çalacak olan Nel Murray ve tuşlu çalgılarda da Don Airey vardı. Bu dönem Gary Moore için oldukça deneysel geçiyor, güçlü bir liderin gözetiminde caz-rock düzenlemelerinin disiplininde hareket etmenin yanı sıra topluluk Gary'e özgürlük tanıyordu.
Ancak Colosseum II stadyum rock'ının büyük isimleri ile rekabet edemiyor ve Gary daha büyük bir kişisel başarıya sonunda ulaşacağını düşünüyordu. Bu arada Thin Lizzy ise her zamanki talihsizliklerini yaşıyordu. Gitarcıları Brian Robertson bir turne öncesindeki kavgada parmağını incitmiş ve Gary'den birkaç aylığına onun yerini alması istenmişti. Phil, Gary'nin Sürekli topluluk üyesi olmasını istiyordu, fakat Colosseum II, 'Electric Savage' albümünü yeni yayınlamıştı ve Gary kendini bu toplulukta kalmaya zorunlu hissediyordu.
Ancak Colosseum'un albümü satmıyor ve Mike Robertson'ın başı bir kez daha belaya girince Gary, Thin Lizzy'e üçüncü kez dönüyor ve birlikte 'Black Box' albümünü yapıyorlardı. Fakat Gary, Lizzy'i tekrar bırakıyor ve 1980'de 'G-Force' çalışmasını çıkartıyordu. Daha sonraki albümleri içinde çok önce kaydedilmiş olsa da 1983 yılında çıkan Dirty Fingers vardı. Bundan önce Gary'nin Parisienne Wolkways 45'liği ile bir liste başarısı olmuştu. 79'daki liste parçası bu 45'lik Gary'nin Thin Lizzy'den ayrılışını hılandırıyor fakat tek başına yoluna devam etmenin de güçlüklerini gösteriyordu. G-Force davulda Mark Naussef, vokalde Tony Newton'ın yer aldığı iyi bir topluluktu. Fakat eleman değişim hızı çok yüksekti.
Gary'nin liste başarısını devam ettirip ve bir topluluk çalışmasını da devam ettirmesi zor görünüyordu. Sonunda Emerson, Lake and Palmer'ın basçısı ve vokalisti efsanevi Greg Lake'in topluluğuna katılıyor, ilk olarak Dirty Fingers albümünde kullanılan 'Nuclear Attack' şarkısının bulunduğu bir albüm yapıyorlardı. Lake'in topluluğu büyük bir liste başarısında bulunamıyor ve sonunda Gary solo kariyerine dönüyordu.
1982 yılında bascı Neil Murray ile Corridors Of Power'ı çıkartıyordu. Davulda Ian Paice, tuşlu çalgılarda Tommy Eyre'nin bulunduğu güçlü bir ekipti kurulan. Gary aynı zamanda vokalistliğe de başlamıştı.
Bu yeni topluluk geçmiştekinden çok daha fazla başarılar tattırıyor, izleyen yıl, 1983'te Victims Of Love'ı, 1984'te bir konser albümü olan We Want Moore'u, ardından Run For Cover'ı çıkartıyor, Thin Lizzy'nin Life albümüne ve veda konserine katılıyor, 1989'da ise başarısız bulunan After The War'ı yapıyordu. Uzun bir dünya turnesinden sonra Gary sonunda 1990'da çıkacak Still Got the Blues'u oluşturacak parçalarını kaydetmeye başlıyordu. Albert Collins ve Albert King gibi blues efsanelerinin eşlik ettiği albümde tuşlu çalgıları Don Airey çalıyordu.
'Hüznün milliyeti olur mu? Ya rengi? Hüznün rengi siyahtır, ama milliyeti yoktur. Blues hüzünse, blues'un yürekleri cendere altına alan soluğunu, derisinin rengi ne olursa olsun 'insan' olan her insan hissedebilir. Gary Moore bunu hisseden ve 'hissettiren' önemli isimlerden biri.



'Kuşağımın çoğunluğu gibi ben de blues ile Clapton'ın Bluesbreakers albümü ile tanıştım. Bluesbreakers albümü o günlerin Van Hallen albümleri gibiydi. Çünkü daha önce hiç öyle denemeler yapılmamıştı. Gitara âşık olduğumdan o yıllardan beri blues'a olan tutkum hiç azalmadı. 'Gerek Still Got The Blues'da, gerekse After Hours'da yapmak istediğim tek şey 1992 yılının Bluesbreakers'ını yaratmak istememdir. O klasik soundu ortaya çıkarıp biraz modernleştirmek istiyorum. Eğer yollarına devam etselerdi nasıl müzik yapabileceklerini düşünüp öyle hareket ediyorum. Sanırım epey yaklaştım.' Büyük ölçüde Still Got The Blues'un devamı ve tamamlayıcısı niteliğindeki After Hours albümünde Gary Moore yine usta bluescuların yardımını-katkısını almış. Bestelerde ya da icralarda rastladığımız bu yeni dönem blues rock albümünde (öncekindeki gibi) yine bir gitar maestrosuna rastlıyoruz: Albert King'e. Diğeri ise hazlı-parmak, buz adam Albert Collins. 'Benzerlerinin çoğu gibi o da çok alçakgönüllü ve ne kadar büyük olduğundan haberi yok. Çok sıcak, dost canlısı ve müthiş mizahi bir zekâsı var' diyor Gary Moore onun için. Since I Met You Baby'deki eşlikçisi B.B. King için ise ' en büyük idollerimden biri' terimini kullanıyor.
'Albert Collins ve Albert King'den o kadar çok şey öğrendim ki bunları kullanmak için daha fazla bekleyemeyeceğimi biliyordum.' Hayranları Albert Collins'in, Little Milton'a ait 'The Blues Is Allright' parçasındaki gitarcılığı ve 'Since I Met You Baby' parçasındaki düette de B.B.King'in gitarcılığından büyük bir zevk alırken bir zamanlar Gary Moore'un idolü olan Peter Green'in yaptığı Jumpin' at Shadows'ında şaşkınlığa uğruyordu.
1991 yılında Paris'te ve Amerika'nın değişik yerlerinde kaydedilen After Hours, yaklaşık 20 albüm yapan bir sanatçı için bile çok doğal gelişimleri gösteren taze soluklar içermekte. 'Bu, lezzetini blues'un verdiği, tuzunu ise rock'ın oluşturduğu bir albüm. Biraz da 'The Memphis Horns'ın kattığı soul etkisi var. 60'ların soundunu yansıtmak istedik. Albert King / Otis Redding tarzında. Sanırım Still Got The Blues'dan bir adım ötede olmasının sebebi bu. Geçen bir yıl içinde slide gitar dahil, Albert King ve Albert Collins'ten çok şey öğrendim. Daha iyi etki sağlamak için dinamiklerin kullanımını ve bir soloda daha az sayıdaki notanın kullanımının önemini kavradım. Yani, kesik kesik çalışıyorum ve bunu bu adamlardan öğrendim. Sahnede hâlâ agresif enerjimi kullanıyorum, ama bu kez çalgıcılığıma olgunluk kazandıran iki solo arasındaki bekleyişin nasıl olması gerektiğini bilmenin üstünlüğünü yaşıyorum. Yaptıklarımın karşılığını almak bir ödül gibi. Sanırım bu yönde devam edeceğim ve kendimi evime dönmüş gibi hissediyorum.'

Gary Moore Diskografi
Skid Row dönemi
. Skid Row (1970) .Thirty Four Hours (1971)
Colleseum II dönemi
. Strange New Flesh (1976) .Electric Savage (1977) .War Dance (1977)
Thin Lizzy dönemi
. Black Rose (1979)
The Greg Lake Band dönemi
. Greg Laki (1981) .Manoewres (1983)
Gary Moore Band dönemi
. Grinding Store (1973) .Back On The Streets (1979) .Crıdors Of Power (1982) .Live At The Marquee (1983) .Rockiin' Every Night – Live in Japon (1983) Victims Of the Future (1983) .Dirty Fingers (1984) .We Want Moore (1984) .Run For Cover (1985) .Wild Frontier (1988) .After The War (1989) .Still Got The Blues (1990) .After Hours (1992)
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro