Mutlu YetkinKaranlığın rahminde yaşam bulduğu andan bugüne dek bir an için ufkunu kaybetmeden, rotasından seğirtmeden, kararsızlığa düşmeden yürüyerek bir çeşit istikrar timsali olmayı başarırken, eşit kusursuzlukta albümlerden oluşan kütlesel bir diskografi ortaya koyarak takipçilerini 'doğdu' 'büyüdü' 'gelişti' 'serpildi' 'olgunlaştı' gibi zaman imleçlerini kullanmaktan sonsuzca mahrum eden Cradle of Filth, sonunda tarihçesini heyecanlı kılacak bir manevraya, yükseliş grafiğini dalgalandıracak bir sarsıntıya imza atmayı başardı. Hayır, Sony Music etiketli ilk ürünlerinde, adalı canavarların, müzikaliteperverliklerini bile bile yokuşa sürdükleri yok. Yetenekleri aşınmamıp, dehalarından birşey eksilmemiş, büyüleri herzamankinden daha güçlü. Kısacası orta yaş bunalımından değil, ancak diri ve genç bir bedenin sırtlayabileceği tutkulu bir mükemmeliyet arayışından bahsediyoruz burada. Kaba tabiriyle bir başyapıttan. Damnation and a Day, 'epik' sıfatını utanıp sıkılmadan yaşatan cehennemsi bir mimari. İlk dakikasından kapanışına değin baştançıkarıcı numaralarla dolu, sofistike, çekici. Ama aynı zamanda grubun yıldızlaşma konusundaki başarısını kıskananlara verdiği cevap olarak tüm bir CoF külliyatından daha zorlayıcı, acımasız ve yorucu. Grubu Dusk and Her Embrace'in alımlı madrigalleriyle fark edip, Cruelty and The Beast'in göz kamaştırıcı teatralliğine vurulmuş, Midian sonrası başlayan cover, remix, versiyon bombardımanı altında iyiden iyiye uyuşmuş dinleyicinin Damnation and a Day'in loş dehlizlerinde kaybolması muhtemel bu yüzden. An Enemy Led The Tempest, Better to Reign in Hell, Carrion, Serpent Tongue gibi parçalar, 'eski' Cradle of Filth'in mayhoş renklerle açılan, efkarlı org uluyuşları eşliğinde kathartik zirvelere tırmanan [bu eğilimi Gotisizmin özü kabul etmekte ısrarcıyız] romanslarından derince farklı. Doz sınırı aşıldığında narkoz etkisi yapan Black Metal gitarlarının yerinde, Death Metal'in tok, eril hatta maço tonları duruyor Damnation and a Day'de.
Anlatım uyaksız ve tehditkar. Kanlı canlı, 'gerçek' bir orkestradan [Budapeşte Film Orkestrası] ödünç alınmış kasvet ise, dokululuğu ölçüsünde sarıp sarmalayıcı. Koral coşkunluğu ile Presents from the Poison Hearted veya deri altına işleyen şiirsel ahengi ile MTV sabah kuşaklarına bile konuk olan Babalon A.D. gibi parçalar bile bir dereceye kadar avutucu olsalar da asla kucaklayıcı veya davetkar değiller. Damnation and a Day'i, özel yapan ayrıntılardan biri de albümün güçlü konsepti; daha açıkçası müziğin metin ile olan ilişkisi. Tarihin ilk kıssadan hisseli trajedisini, Lucifer'in cennetten kovulup yeryüzüne sürgüne gönderilmesi gibi cüsseli bir konuyu merkezine aldığı için belki, parçalar boyunca müziğin yer yer öyküye hizalanmak üzere kırpılıp biçildiğini, esnetildiğini hissetmek bile olası. Bu da demek ki, lirikleri, yani öyküyü dışlayarak girişilecek dinlemeler, bu başyapıtın yarısını çöpe atmaktan farksız. Tabii CoF liriklerini okumak, yani Dani Filth'in üstdil cambazlıklarını sindirmek için yardım çantanızda Arkaik İngilizce'yi de kapsayan geniş bir sözlüğün yanında kapsamlı bir Okült terimler ansiklopedisi de hazır bulunmalı. Aksi halde, 'Karanlıkta Kanayan Yahveh' veya 'Sürünen Exodus' gibi ifadelerin sırrına ermek, hemen hemen imkansız. Saçlarını kazıyıp kısa pantolonlar kuşanmadan yeryüzeyinde bildiğini okuyabilmenin tadı bir başka olsa gerek. Cradle of Filth, eski yoldaşlarının kopardığı gürültü patırtıya rağmen vazifesini başarıyla yerine getirebilen az sayıdaki isimden biri. Onların ter döküp bize gümüş tepside sunduğu kabuslardan kendi tanrısal şerbetimizi damıtmak haricinde bir iş düşüyorsa biz sessiz tebaya, herhalde bu da bu cehennem elçilerinin daha cesur, daha cüretkar olmaları için dua etmektir.