Hilmi TezgörBir kaçış yoluydu New Wave. Dönemin gençliğine rahatlamayı sağlayan ve eğlenceyi getiren bir kaçış yolu. Sex Pistols'ın en uç elemanı Sid Vicious 1979 Şubat'ında sevgilisini öldürdükten sonra aşırı dozdan öldü. Bu olay Punk'ın sembolik olarak sonuydu. Zaten Punk'ın belirleyici özellikleri de kısa Süre içinde kapitalist düzen tarafından asimile edilmiş ve ortada sıradışı bir şey kalmamıştı. New Wave akımı (bu yazının konusu olmayan Post-punk'ın yanı sıra) Punk'ın devamıydı, ama görünüşü farklıydı.
'Punk'ta synthesizer'lardan nefret edilmesi biraz garip. 'Herkes yapabilir' etiği bu aletlere uygun, çünkü yarım saat içinde çok güzel şarkılar yazabiliyorsunuz,' diyordu O. M. D.'den McClusky. 80'li yıllara girildiğinde sokaktan bıkmış olan çalışan-sınıf gençliği artık ışıklı bir kulüpte eğlenmeyi ve kendini önemli hissetmeyi özlemişti. Bu yüzden iyi giyinmek önemliydi. Müzikte ise hırıltılı vokalin yerine monoton ama temiz bir vokal gelmiş, vokalin yanında synthesizerlar ön plana çıkmıştı. Davul makineleri devreye girmişti ve gitar daha farklı kullanılıyordu. New Wave grupları Punk'ın nihilist bakışını ve düzene tepkisini yansıtan sözler yerine daha kişisel sözler yazdılar. Çoğu daha sofistike ve pasifist ama insanlara ve dünyaya karşı duyarsız değildiler. Artık öfke kalmamıştı ve bu onları daha 'kabul edilebilir' kılıyordu. Disco'nun kayıtsızlığı, Punk'ın yıkıcılığı, Hard Rock'ın seksistliği ve Rock'n Roll'un uçarılığının yanında New Wave'in artı puanları çoktu. İlk zamanlarında birçok farklı stil de hep new wave adı altında anıldı. XTC'ye de, The Police'e de, The Cars'a da, Elvis Costello'ya da New Wave dendi. Zamanla sentezler kuruldu; örneğin Eurythmics müziğinde rock'ı bolca kullandı, Joe Jackson pop-caz'ı müziğine kattı.
'Herhangi bir düğmeye basmadığımız bir gün geçmiyor ki…Elektronikle kuşatılmışız; doğal olarak müzikte de bu var,' derken haklıydı Soft Cell'den David Ball. Ultravox ve Visage'ın geliştirdiği electro-pop (ya da synth-pop) sound'unu popüler kılan ise Gary Numan oldu. '80 başlarında MTV'nin 24 saatlik formatıyla pompaladığı electro-pop gruplarının başında 1978'de bir ikili olarak müziğe başlayan Duran Duran geliyordu. 'Videolar bizim için çok önemli,' diyordu grubun klavyecisi Nick Rhodes o yıllarda. 'Biz eğlence müziği yapıyoruz ve MTV buna başka bir boyut kazandırıyor.' Amerika'ya bu sayede ulaşan bir başka electro-pop grubu da Human League idi. 'Biz herkese hitap edebilecek albümler yapmak istiyoruz, yani Kraftwerk ya da DAF'ın yaptıklarından daha farklı şeyler,' diye konuşuyordu prodüktörleri Martin Rushent. Birçok başka İngiliz grubu da bu yolla tanındılar; Spandau Ballet 'True', Soft Cell 'Tainted Love', A Flock of Seagulls 'I Ran' ve The Thompson Twins 'In the Name of Love' ile listelerde boy gösterdiler. Yeni Romantikler'in bir modeli olan David Bowie de bu yıllarda gitarlı rock sound'unu bırakarak synthesizer ağırlıklı müziğe yöneldi ve New Romantics hareketinin dorukta olduğu 1983 yılında 'Let's Dance' albümünü kaydederek başarı kazandı.
New Wave'in yanında Yeni Romantikler (New Romantics) büyük ölçüde Brian Eno'lu Roxy Music'ten, T-Rex'ten ve David Bowie'den etkilenerek disko ritimlerinin ve synthesizer'ların kaynaştığı atmosferik bir sound yarattılar. Müziğin dans edilebilir olması çok önemliydi. Alman topluluk Kraftwerk gibi elektronik müzik öncülerinin yolundan gidenler bu mirası popülerleştirdiler. Alphaville ve Duran Duran gibi gruplar MTV'nin de desteğiyle ünlendi ve milyonlarca albüm sattı. Öte yanda ise post-punk grupları Punk'ın izlerinden pek şaşmadılar. Örneğin, sonradan New Order'a dönüşecek olan Joy Division solistlerinin intiharıyla kültleşti. The Cure ve U2 gibi post-punk toplulukları ise stadyumlarda çalar hale geldiler ve bugün dahi dünyanın müzik üreten en büyük isimleri arasında gösteriliyorlar.
New Wave'in nefesi aslında 1984'te tükendi. '80 başlarından kalan Depeche Mode gibi topluluklar özgün yerlerini bulmuşlardı müzik tarihinde, New Wave akımı ise -hala yaşayan örneklerine rastlansa da- artık nostaljiydi.
Önemli New Wave / New Romantics / Electro-Pop Albümleri:
Devo (Q: are we not men? We are Devo!-LP, 1978)
Gary Numan and The Tubeway Army (Replicas-LP, 1979)
Blondie (Plastic Letters-LP, 1979)
B-52's (The B-52's-LP, 1979)
Heaven 17 (Penthouse and Pavement-LP, 1979)
Ultravox (Systems of Romance-LP, 1980),
D.A.F. (Die Kleinen und die Bösen-LP, 1980)
Orchestral Maneuvres in the Dark (Organization-LP, 1980)
Talking Heads (Remain in Light, 1980)
Human League (Dare-LP, 1981)
Japan (Quiet Life-LP, 1981)
Soft Cell (Non-stop Erotic Cabaret-LP, 1981)
The Associates (Sulk-LP, 1982)
Depeche Mode (A Broken Frame-LP, 1982)
ABC (The Lexicon of Love-LP, 1982)