Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Moby : Hotel
Zekeriya Şen

New Wave, post-rock, trance ve ambiyans müziğinin öncüsü, tek kişilik orkestra, Moby yeni albümü Hotel ile tekrar huzurlarımızda. Moby'yi en son iki yıl önce Efes One Love Festivali'nde mükemmel bir konserde izlemiştik. Adeta o yıl İstanbul'da verilen en başarılı ve tatminkâr konserdi. Uzun Süre ortalıklarda görünmeyen bu ufacık sıcakkanlı insan yeni albüm çalışmaları için kendisini New York'taki evinin içine kurmuş olduğu ufacık stüdyosuna kilitlemiş. Ancak internet sitesindeki Moby günlüğü sayesinde adım adım albümün gelişmesini takip etme fırsatımız olabilmişti.

Moby uluslararası başarısını, bilgisayarından geçirip süzdüğü ve sonra minicik stüdyosunda süslediği asırlık melodileri harmanlayıp yeni modern, kendi tarz müziği ile işleyerek kazandı. Özellikle Play albümü bu tarz çalışmalarının arasındaki tartışılmaz en başarılı ve dinlemesi keyif verici albümüdür. Öte yandan Hotel, Moby'nin şu ana kadar üretmiş olduğu en kişisel ve aerodinamik albümdür. Albüm, şekil ve kavram olarak Moby'nin söz sahibi olduğu new wave ve post-punk esinlenmesinden çok az bir iz taşımakta. Albüm boyunca kendinizi bir vadi boyunca yürürken buluyorsunuz ancak hiçbir yerde karşınıza ne bir dağ nede bir tepecik çıkıyor. Anlaşılan Moby kendisini diğer herkesten ayıran sampling özelliğini bu defa hiç dikkate almamış ve ne yazık ki ortaya çıkan albüm bunun yanlış bir karar olduğunu gösteriyor. Elbette Moby aynı kalıplar içinde müzik yapmaktan sıkılmış ve eline gitarını alıp harbi müzik yapmaya soyunmuş olabilir. Moby, ben gitar çalıp, bağırabilirim demek istemiş olabilir. Fakat albümü bir dinlemekle herkesin uzman olduğu konular üzerinde yeni ufukları keşfetmeye çıkmasının daha sağlıklı ve daha yaratıcı olabileceğini anında anlayabiliyorsunuz. Albümde bizim bildiğimiz, tanıdığımız Moby'den ancak kırıntılar bulunmakta.

Albümün ilk yarısı basit – zayıf ve ilkel, yani standardı düşük – marş havasında ve ruhsal bir arayışta olan modern rock parçalarından oluşmakta. Bir kişilik verilmeye çalışılmış ancak sonra sanki bundan vazgeçilmiş. Moby her ne kadar sokulgan, gözlüklü, vejetaryen, liberal veya her yönden yetenekli olmuş olsa bile bu albüme boşaltmış olduğu üretimi basitlikten ileriye gitmiyor. Bu çok acı. Müziğin basitliği yetmiyormuş gibi üstüne yazılan sözler ise cabası. Adeta sadeliği daha da pekiştirmek için yazılan sözler periyodik sık tekrar ve sığlıktan ileriye gidemiyor. Neredeyse her parçada vokal yapan Laura Dawn'un sade ve huzur veren sesi bile bu basit sözler altında silinip gidiyor. Sanki Moby milyon dolarlık ününden yavaş yavaş aşağıya inme yollarını arıyor. Beklide Moby en sonunda huzuru buldu!(?)

Moby'nin gitara doğru yelken açmış olması aslında bir kusur olarak görülmemeli. Asıl kusur bu yolcuğunda bir zamanların en diri müziğinin büyük ölçüde özelliğini kaybetmiş olmasıdır. Moby müziğinin şizofren akıcılığını bir tarafa bırakıp, bilindik tempo ve klasik bütünlük üzerine oluşturduğu yeni çalışması, bir kesim tarafından olgunluk unsuru olarak algılanabilir. Ancak bu kendisini bir düşük sınıfa indirmekten başka bir şey değil. Bu özellikle Hotel'in ortasında peş peşe gelen 3 parçada 'Temptation,' 'Spiders,' ve 'Dream About Me' bariz şekilde kendisini belli etmekte. Hotel'in başında belli bir düzeyde olan hareketlilik bu üç parça ile üst üste yok oluyor ve zaten buradan sonra albüm kendisini toparlamakta zorluk çekiyor. Evet, belki parçalarda Lauran Dawn'ın desteği ile Moby'nin sıcaklığını hissedebiliyoruz fakat ne olursa olsun parçalar sığ sularda kendi kendilerini boğuyor. Öte yandan albümde Moby'nin büyüdüğü New Wave müziğine biraz özlemli yaklaşımda var. Örneğin yaylılarla süslenmiş çok yavaş New Order yorumu 'Temptation' Moby'nin albümde post-punk'a zar zor uzandığı en uç nokta.

Hotel'de ön plana çıkan gitar-pop teması aslında Moby'nın hep bir elektronik yapımcı olduğunu ve olacağı gerçeğini açığa çıkarıyor. Moby bu albümde her ne kadar rock enstrümanları kullanmış olsa bile temelde basit ve dörtlü akor formatı özelliğini koruyor. Bu format ise Moby'nin tüm müziklerinde ortaya çıkmaktadır. Bir rock grubunum elektronik müziğe kayışında yaşanan en belirgin engellere Moby'de ters yönden takılmış gibi.

Her şeye rağmen genel satış grafiğine bakılınca Hotel oldukça başarılı bir grafik çizmekte. Anlaşılan Moby'nin geri adımları hayranları tarafından görmezden gelinmiş. Açıkçası Moby en sığ ve suni albümünü yapmış olmasına rağmen ününün artması oldukça çelişkili. Ya dinleyenler, daha oyuna yeni dâhil oldular ve gördükleri Moby ile büyülenmiş durumdalar ya da farklı müzik olsunda ne olursa olsun diyorlar. Elbette yeni başlayanlar için Moby oldukça heyecan verici olacağı kesin ancak 'biz oradaydık, gördük, dinledik' diyenler için bunun aksisi geçerli.

Hotel'in en heyecan verici yanı ise ikinci bonus CD'si (limited edition). Bu bize adeta Moby'nin hediyesi. Elektronika müziğine resmen yüz veren bu ufacık adamın, liste başına yerleşme hevesinde olan boş bir yapımcı olmadığını, bu CD'de görebiliyoruz. Başlı başına bir albüm olma özelliğinde olan bonus CD yaklaşık bir saat boyunca Süren bir ambiyans trance müzik şöleni. Dinlediğinizde Moby'nin atmış olması gereken bir sonraki adımını görebiliyoruz, 'işte bu Moby' dedirttiren bir CD.
Dost Mekan
Salon İKSV
Hadi indir !
NITRO - We Are Nitro
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Sosyal Ağ