Üner AltayAvaz, bir kısım insan için bu senenin için en merakla beklenen yerli albümlerinin başında geliyordu. Grubun ilk iki albümü
'Köledoyuran' ve
'Dadaruhi' arasındaki müzikal farklar,
Replikas'ın geçen yıllar boyunca tazelik ve Türk müzik piyasasının güncel kurallarına eyvallahsızlıkları ile anılmasına neden olmuştu.
Sonic Youth ve
Dinosaur Jr. gibi isimlere kaydettiği albümlerle bilinen
Wharton Tiers'in grup için Türkiye'ye gelmesi de kuşkusuz bu merakın artmasına neden oldu.
Kutluğ Ataman filmi
İki Genç Kız için kaydettikleri kirli ve agresif şarkılarla birlikte
Fatih Akın'ın
İstanbul Hatırası'na konuk olmaları da ardarda gelip bu merakı paylaşanları keyiflendiren gelişmelerdi.
İstanbul Hatırası'nın kaşifi
Alexander Hacke'nin filmde özellikle
Duman ve
Replikas çalarken kendinden geçişi tüyleri diken diken edici sahneler.
Albüm hem uzun, muhasebe dolu gecelerden sonra kendinizi dar attığınız sabahlarda hem de hüzünlü gecelerde dinlemesi güzel
Gece Kadar Rahatsız Etmiyor ile açılıyor. Türkiye'nin en kendine özgü davulcularından
Orçun Baştürk,
Dadaruhi albümünde iyice pekiştirdiği davul dili ile bu şarkının girizgahında ritmi alışılmadık yerlerde yaptığı vurgularla bölerek işe başlıyor.
'İsimsizler'i dinlerken gözümün önüne
Selçuk Artut'un olduğu yerde yaylanarak kulağı kesik basını çalışı ve bir yandan da kendi halinde sözlere eşlik edişi geliyor. Şarkı sözlerinin birinci çoğul şahısta geçişi de sanki şarkıyı hep beraber söylemeye iyice müsait kılıyor.
'0-1', Barkın Engin'in sesinden pek çok insanı deliliğe, bunalıma götürebilen 'hata yapma' kavramı üzerine giden bir şarkı. 'Hatasız Kul Olmaz' demek kolay olsa da pek çoğumuz için mükemmelliyetçilik ya da yaptığımız işlerde bir eksiklik olduğunu düşünmek rahatsızlık verici durumlara neden olabiliyor. Bu şarkıda
Akçelik'in yaşından yaşlı sesinden sonra
Engin'in ergenliği yansıtan sesini duymak tuhaf bir çeşitlilik duygusu yaratıyor.
Engin'in bilgisayar başında geçirdiği uzun saatler
Robert M. Pirsig tarzı akıl yürütmelerde bulunmasına neden olmuş olabilir.
Baştürk'ün nakarata geçişten önce hi-hat'i ile oynayışı, şimdilerde pek göremediğimiz o eski çay altlıklarındaki yaldızlı süslemeler gibi duruyor demeden edemeyeceğim.
'Dayan'da
Jefferson Airoplane'in
'White Rabbit'indeki gibi bir
Lewis Carroll göndermesi mi var bilinmez ama –gerçi bizim masallarımızda da kahramanların tılsımlar sayesinde birden değiştikleri görülür- eğlenceli bile diyebileceğimiz Latin bir havaya yayılan bu şarkı aslında kişisel gelişmesini devam ettirmek isteyen bir insanın onu engelleyenlere yönelttiği acı sitemlerle dolu. Köprüde yaratılan genişlik nakaratta bir çiğ bir de tok gitarla elde edilen katmanlara dönüşüyor. Bu yoğunluk algısının geniş bölümü eski
Erkin Koray kayıtlarında –Nihansın Dideden mesela- o dönemin kayıt şartları sayesinde elde edilen havaya yakın duruyor ve şarkı yaparken her bulunan boşluğa bir şey tıkıştırmak gerekmediğini de gösteriyor.
Akçelik '1115 metre boyum' dedikten hemen sonra gelen şaşkınlık ifadesi ya da
70 Apartman Dairesi'ndeki alkış sesleri gibi muzip sample'lar albüm boyunca nabız tutuyor.
Özer Yalçınkaya'nın sesi sağdan sola dolaştırarak gerçekleştirdiği dolgular da albümden alınan keyfi de hayli arttırıyor.
'Bahar', Wharton Tiers'in kayıtlar esnasında ilk başta yadırgadığı ama daha sonra bir şekilde nasıl kaydedilmesi konusunda mutabık kalınan zeybek havasında bir şarkı. Belki de ozanların da zaman zaman kullandığı a a b a kafiye düzeni ile yazılmış olmasının da katkısıyla modern bir aşık metni gibi geliyor kulağa.
'Benden Yüksek'te
Akçelik 'aklımı tut, bizde kalsın' derken tıpkı
'Gece Kadar Rahatsız Etmiyor'da da dışarı vurduğu gibi iletişim içinde, birlikte olma, tekil düşünmek istememe halinden dem vuruyor olmalı. Yalnız bu bir arada olma halinin –bu her şarkıda illa ki sevgili, akraba, arkadaş olmak değil, aynı apartmanda ya da aynı şehirde yaşayan insanlar olmak şeklinde de okunabilir- götürdükleri de Replikas şarkılarının ortaya çıkmasındaki en önemli etkenlerden biri gibi gözüküyor.
'Ömür Sayacı', ikinci albümden bildiğimiz bir parça. Grubun bu parçayı tekrar kaydetmesinin nedeni parçanın zaman geçtikçe konserlerde daha farklı bir biçimde –daha parlak sample'lar ve tuşesi daha yüksek gitarlarla- yorumlanmaya başlaması olmuş.
'70 Apartman Dairesi', grubun bu zamana kadar olgunlaştırdığı tarzını devreye giren üflemeliler ve org bir anda
Jimi Tenor, Jimmy Smith tarzları ile harmanladığı sürprizli bir parça olmuş.
'Deli Halayı II', 'Dadaruhi'deki ilkinden esinlenen ama açıkçası çok da alakası olmayan devamı. Grup bu şarkıda
'Gulyabani Müziği' yapmış desek nasıl bir tını tutturmuşlar anlaşılır sanırım.
'Zift', blues ve rock sevenler ile bunlar ile hiç alakası olmayıp daha çok hipnotik etkiler bırakmak peşinde olan
Electrelane, Touring Machine, Notwist gibi grupların yaptığı müziği birleştiren, grubun canlı performanslarının en heyecanlı noktalarına ulaştığı şarkılardan biri.
'Reddiye', 'Zift' gibi uzun ve hızlı bir parçanın ardından gelip ortalığı sakinleştiren atmosferik bir türkü. Nakaratında, Çiçek Çocukları hissiyatı aldığım bir parça oldu bu nedense.
Gizli parça
'Taş Var Köpek Yok' bir Bunalımlar şarkısı ve
MC5 sevenler için birebir bir kayıt olduğu aşikar. Bazı durumlarda – politika, müzik piyasasının ahvali- lakonik olan
Replikas bu şarkıyı albümün sonuna koyarak ticari taktikler konusunda ne düşündüğünü de söylemiş oluyor.
Fugazi'nin Instrument DVD'sinde
Ian MacKay'in dediği gibi 'müzik piyasasının olmamız gerektiğinden daha fazla parçası olmak istemiyoruz' gibi bir cümle olarak da okunabilir bu belki de. Tabii ki bu benim düşüncem.)