Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Şeytani Gorillaz
Zekeriya ?en

Bazı sanatçılar vardır, parçası oldukları oluşumdan farklı bir şeyler yapmak isterler. Ana projelerinin çatısı altına giremeyecek deneyselliklerini ve tutkularını sunabilecekleri bir oyuncak kutusu ararlar. Bunun sonucu olarak ya yan solo projelerine soyunurlar, ya da farklı sanatçılar ile işbirliğine girerler. Amaçları zamanla alıştıkları kalıpların içinden çıkıp farklı atmosferlerde nefes alabilmektir. Ancak bazı sanatçılarda farklı bir kişiliğe bürünüp bir imaj veya bir görsellik arkasına kendisini sindirip farklı olma yollarını arar. 90'lı yılların Brit Pop tahtını tekme tokat Oasis ile paylaşan Blur'un beyni Damon Albarn bu tanıma tam anlamıyla birebir uyan bir kişilik. Grubun genel akışını bozmadan sık sık farklı yönlere gidebilen Damon Albarn, bir bakıyorsunuz Fas'tan Mali'ye uzanmış yerel sanatçılar ile oldukça başarılı eleştiriler toplayan bir albüm Mali Music (Astralwerks - 2002) kaydediyor; diğer yandan Michael Nyman ile bir film müziği tamamlıyor, Ravenous: Original Motion Picture Soundtrack (Virgin Records – 1999). Bu çok yönlülüğün vermiş olduğu rahatlık, zenginlik ve güven ile Damon Albarn çıktığı yolculukta, Dan 'The Automator' Nakamura, Miho Hatori, Tina Weywmouth ve Chris Frantz gibi sanatçılar ile karşılaşıyor. Tüm yeteneklerini aynı kaba koyup karıştırmaya karar veren bu sanatçılar Jamie Hewlett'in (kült 'Tank Girl' çizeri) çizgileri ile 2000 yılında görsel bir garabet olan Gorillaz grubunu hayata geçirdiler. Müzik tarihine ilk 'sanal hip-hop' grubu olarak adını kazıtan Gorillaz grubu, 2-D (vokal/klavye – aynı zamanda Damon Albarn), Murdoc (bas), Russel (bateri) ve Noodle (gitar) isimli dört şeytansı hilkat garibesinden oluşmakta.

İlk defa karşımıza 2000 tarihli Tomorrow Comes Today EP'si ile çıkan grup bunu takip eden bahar kendi isimlerini verdikleri ilk albümleri ile müzik yaşantılarına adım attı. Gorillaz, albümü yaratmış olduğu farklı sunum ve sağlam alt yapısı ile dünya çapında inanılmaz bir başarı kazandı, yaklaşık 6 milyon üzerinde bir satış grafiği çizdi. Belli başlı ülkelerde ödüllere boğulan grubun ünü ile etkilenmeyen Damon Albarn, Gorillaz projesine 2003 yılında Blur'un yedinci albümü Think Tank'i kaydetmek üzere ara verdi. Ancak yoğun kişisel kamuflajın altında bireysel müsamahakârlık sağlayan Gorillaz projesinden fazla uzak duramayıp karşımıza kısa bir zaman önce Gorillaz'ın yeni çalışması Demon Days ile çıktı.
İlk albümde olduğu gibi Demon Days, geniş, zengin ve yaratıcı bir çalışma. Eşit oranlarda dorukları ve sakinliği başarılı bir biçimde dengeleyebilmiş bir albüm. Ancak tekrarlamaları ortadan kaldırmak için Damon Albarn bu defa ekibe Dan the Automator model ve Del tha Funkee Homosapien yerine Danger "as seen on CNN!" Mouse ve MF Doom'u dâhil etmiş. Her zamanki gibi mevcut ekibe çobanlık yapan sözde grubun lideri konumunda olan ise Damon Albarn.

Demon Days sinematik ve öyküsel bir yapı üzerine yerleştirilmiş. Damon Albarn'ın Blur ile yaptığı The Great Escape albümünde beri yakalayamadığı bir biçimde bütün ve maksatlı. Kısa, gergin ve merak uyandıran bir girişten (intro) sonra albüm kötülük habercisi ve somurtkan Last Living Souls parçası ile perdelerini açıyor. Damon Albarn kuşkucu ancak huzur veren sesiyle 'en son yaşayan ruhlar bizler miyiz?' sorusunu kaotik bir melodi ile söylüyor. Açılış parçası ile birlikte albüm ani virajlar ve sert esen rüzgârla dolup taşan geniş vadilere, dolambaçlı karanlık dar arka sokaklara doğru yol alıyor. Arada yanıp sönen sokak lambaları ve duvardaki Jamie Hewlett çizimleri ile albümün derinliklerine ilerliyorsunuz. Albümdeki ilk altı parça, tek bir bas hattı ile başlayan, ahenksiz yaylılar, klavye, synth ve her müzik türünden zarif bir kesit alınıp ustalıkla işlenmiş keyif verici çalışmalar. Her parça kendi içerisindeki doruğuna ulaşırken albüm de yavaş yavaş bir bütün halinde kendi doruğu olan ilk 45'lik Feel Good Inc. parçasına ilerliyor. Think Tank'te sesini müziğin içine gömen Damon Albarn bu özelliğini Demon Days'de de devam ettiriyor. Albümdeki farklı sesler o kadar başarılı birbirine işlenmiş ki, hiçbir ses çerçevenin dışına taşmıyor. Albümün diğer bir özelliği ise müzik dünyasında bir türlü ele alınmayan 21.yüzyılda yaşamanın ürkütücü kaygısını gündeme getirmesi. Lafın kısası her şey lay lay lom değil.

Demon Days ön plana çıkan güzel anlarla dolu. Her an, 2004 yılında Beatles ve Jay-Z'yi remiksleyip çok ses getiren Grey Album'un yaratıcısı Danger Mouse'un büyüleyici dokunuşlarını hissedebiliyorsunuz. Özellikle White Light parçası punk rock bas ve gitarlarının, hip-hop baterisi ile dâhice bir karışımı. Ayaklarınızı yerden kesebilecek düzeyde. MF Doom, November Has Come parçasında yine yeteneğini döktürüyor. Happy Mondays'den bildiğimiz Manchester'li ikon Shaun Ryder'ın seslendirdiği, zıp zıp yerinde duramayan Dare parçası şimdiden kulüplerde hit olmaya aday. Albümdeki en ilginç ve şaşırtıcı katkı ise 69 yaşındaki aktör Dennis Hooper'ın Fire Coming Out of the Monkey's Head parçasındaki konuşma biçimindeki anlatımı. Feel Good Inc. parçası albümün en öne çıkan parçası ancak nakarat kısmının U2'nun Staring At The Sun parçasına ne kadar benzediğini göz ardı etmenize imkan yok.

İlk albümde olduğu kadar olmasa bile bu albümde de zayıf halkalar mevcut ancak bütün oluşum içerisinde fazla göze batmıyor. Ancak şu bir gerçek ki Gorillaz tüm kaotik oluşumu içerisinde ilerliyor. Bu albüm ile Damon Albarn çıtayı ve beklentilerimizi bir kademe daha yükseltiyor.)
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro