Karışıkk kaset yapmaya var mısın?
Siz de bir tema seçin, şarkılarınızı belirleyin, niye seçtiğinizi anlatın, yollayın, siteye koyalım, aramızda paylaşalım dinlediklerimizi.
Yaparken lütfen şunlara dikkat edin:
- Toplam süre, bir boş CD'nin alabileceği kadar olsun.
- Şarkılarınızı yollarken sırasıyla; şarkı adı, albüm adı, grup, plak şirketi, çıktığı yılı ve şarkı süresini belirtin.
Haydi, şimdi müzik setlerinin, bilgisayarların başına.
Stüdyo İmge
'Cumartesi gecesi yalnızsın, off hem de hiç olmadığın kadar yalnız. Dolapta 8 tane bira, duvarda raflar dolusu CD.Ne yaparsın?' CDsi
Toplam Süre: 72:19
Mert EMCAN
1. New Friend / The Concretes / The Concretes / EMI / 2004 / 4:11
Mazzy Star'ın vokalisti Hope Sandoval, 60'ların ortasında bir Motown kız grubuna liderlik yapmış, eski erkek arkadaşının ardından ağıt yakıyor adeta. 'Bir başıma olmak, beklediğimden daha zormuş. Hatırlar mısın, bana ihtiyacının olduğunu söylemiştin. Artık çok geç, çok geç, çok geç. Ve senin artık yeni bir arkadaşın var'. Yumuşak, sevecen, yalnız.
2. Honey & The Moon / Redemption's Son / Joseph Arthur / Real World / 2002 / 4:44
Bu adamı oldum olası çok sevmişimdir. Nedeni de aslında bu şarkıdır. İmkansızlıklar, imkansızı isteme, kaçmaya dair bir özlem, hasret şarkısı. 'Şartlar başka türlü olsaydı ama değil' şarkısı. 'Herşey hüzne dönüşüyor, güneş ayı öldürmeye çalışıyor ve şimdi, keşke senin peşinden gelebilseydim. Özgürlüğün kıyılarına, hiç kimsenin yaşamadığı yere'. Böyle hissetmeyen var mı aramızda?
3. Lioness / Lioness / Songs: Ohia / Secretly Canadian / 2000 / 6:36
Songs: Ohia, yani Jason Molina, Amerika'nın en özel, en iyi şarkı yazarı/vokalistlerinden kanımca. Harika bir tenör, My Morning Jacket'i andıran harika alternatif country melodiler ve devamlı iç deşen nameler. Artık müziğini Magnolia Electric Co. olarak sürdüren bu -göreceli olarak- az bilinen değere kulak verin, yakarışlarınıza sözcü olacaktır. 'İster beni kurtar, ister beni parçala, son gördüğüm şeyin gözlerindeki ay olsun istiyorum'. Tek kelimeyle; leziz.
4. The Shadowlands / Love Is Hell / Ryan Adams / Lost Higheay / 2004 / 5:18
Ne güzel albümdür 'Love Is Hell'. Sadece aşk değil, her yer cehennemdir, her yer delik deşik. Albümün en güzel şarkılarından bu. Önceleri uzaktan, sonra dibinizden size seslenen bir bireysel 'Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa' şarkısı. 'Bazen bir erkek olabilirsin. Gölge toprakların, karanlığında yaşarsan'. Beyler; içmeye devam.
5. Your Hand Over Mine / The Earth Is Not A Cold Dead Place / Explosions In The Sky / Temporary Residence / 2003 / 2:05
Texas'lı gruptan 'Kırık kalpler cumhuriyetinde, senin dulluğun, benim kulluğum' şarkısı ('Gözyaşlarımı bitti mi sandın'da bu arada ne güzel şarkıdır, değil mi?). Aslında sonra, şafak sökmeye yakın daha uygun kaçabilir. Yine de. Yeni bir günün doğacağı ne malum?
6. Red / Don't Fall In Love With Everyone You See / Okkervil River / Jagjaguwar / 2002 / 3:40
Bunu bana ilk, sevgili arkadaşım Devrim dinletmişti. 'Fall is my favorite season, like falling to reasoning why you crashed from on high' (çevirmeye çalışırsam anlamı kaçacak). Bu lafa bitmiştim. Elindekileri kaybetme üzerine harika bir şarkı. İnsanın yere çöküp sarılası geliyor eline gelen ilk şeye.
7. Everyone Who Pretended To Like Me Is Gone / Everyone Who Pretended To Like Me Is Gone / The Walkmen / 2002 / Star Time / 4:12
Eski Jonathan Fire Eater üyelerinin kurduğu The Walkmen kulaklarıma giren en ilginç, en özel sedalardan biri oldu. İlk albüm (sırf albümün ismi bile gönlümde özel bir yere sahip olmasına yeter) ve ondan sonra gelen ve ateşe atılmış bir barut fıçısı tadında olan 'Bows & Arrows', grubu nezdimde vazgeçilmez bir konuma yerleştirdi. Bu şarkı o kadar şey anlatıyor ki, nerden başlasam; karanlık atmosfer, sonlardaki gitar ile gelen çığlıklar.en iyisi hiç konuşmayayım daha iyi.
8. Lost In The Flood / No Cities Left / The Dears / Spin Art / 2004 / 4:49
Montreal'li Murray Lightburn önderliğinde ilerlemeye çalışan grup, 1995 yılında kuruldu, ilk albümleri ancak 2004 yılında çıktı. Ve ne albümdü ama. Tıpkı aynı topraklardan çıkan The Arcade Fire gibi dürüstlüğü şiar eden Lightburn ve ekibinin bugüne kadar yaptığı en güzel şarkı. 'Bütün nedenler ağzıma s.çıyor, hergün uyandığımda beni bekliyorlar'. Ne dediğini anlıyorum be yavrum.
9. Ibi Dreams Of Pavement / Broken Social Scene / Broken Social Scene / Arts & Crafts / 2005 / 4:30
Yine Kanada, yine dürüstlük, içtenlik ve tavırla yoğrulmuş bir grup. Daha ziyade bir gruplar, ideolojiler birlikteliği. Kevin Dew önderliğinde Stars, Metric ve daha nicelerinin bir araya geldiği bir kaçış mekânı. 'You Forgot It In People' olağanüstüydü, bu yeni albümün ondan aşağı kalır bir yanı yok. Bu şarkı mı? Gürültü eşliğinde, 'Yatak odasını gördüğümde, emin değildim, çünkü sen orada değildin, sen orada değildin!'. Sesi aç, birayı fondiple. Ağzına bir damla kusmuk gelsin, aldırma.devam et, devam et, devam et.
10. Hitler In My Heart / Antony & The Johnsons / Antony & The Johnsons / Secretly Canadian / 2004 / 3:32
Tarz değiştirmek gerek. Ama bu ne ses ya! Bu ne manyaklık. 'Biraz şefkat ararken kalbimde, orada Hitler'i buluyorum!'. Dürüstlük mü? Eyvallah! Tokat; onu da yedik. Dolapta daha bira yok mu? Neredeydi şu gece açık olan bakkalın numarası? 'Lütfen beni cezalandırma, sevgini içimde istediğim için'. Hayat niye bu kadar karmaşık, nasıl bu kadar kontrol dışı?
11. Everybody's Gotta Learn Sometime / Eternal Sunshine Of A Spotless Mind (OST) / Beck / Hollywood Records / 5:54
Korgis versiyonunu bilirdim ama hafızalarımın dip köşelerinde uğranılmaması gereken bir kötü anı olarak kalmıştı. Ya bu, Beck versiyonu? Evet dostlar, sarhoşum. Özrüm yok, nedenim çok. Neyi değiştirebilmişiz ki, kalbimizi değiştirelim?! Acaba filmi mi koyup seyretsem?...
12. The Killing Moon / Ocean Rain / Echo & The Bunnymen / WEA / 1984 / 5:48
Ne denir ki? Ben Echo'cuydum. Jesus & Mary Chain'ci değil. Gerçi bu şarkı benim zamanımdan biraz evveldir ama yine de. 'Kollarının arasında, yalvarmak için çok geç.' Aynen öyle.
13. Under The Milky Way Tonight / Starfish / The Church / Arista / 1988 / 4:58
'Perdeleri Memphis'in üzerine ört, perdeleri benim üzerime ört.'. Avustralya'dan Amsterdam'a, sene 1989; bir coffeshop, joint menüsü, yalnızlıkla geçen bir ergenlik; samanyolunun altında. Şimdi bakıyorum da, ne de kalabalıkmışız meğer.
14. Thousands Are Sailing / If I Should Fall From Grace With God / The Pogues / Island / 1988 / 5:28
Gece ile hiçbir ilişkisi yok. Sadece The Church'ün Kelt işlemeli şarkısı sonrasında bir The Pogues yakışırdı. Kaldı ki, madem tema yalnızlık ve acı; o zaman arkadaş için ağlama zamanı. Küçük bir hikaye; zamanında bir denetim şirketinde çalışıyordum. En sevdiğim müşterim, Adana, İncirlik'te VBR şirketi idi. Üssün taşeronluk işlerini yapardı; inşaat, hizmet, vs. İdari yönetim çok kafa bir gruptu; sabah 07.30'da başlanır işe, 16.30'da biterdi. Sonrası; publar, Amerikan bilardo, muhabbet, vs. Diğer Amerikan g.tlerinin aksine bu idari-finans kadrosu, Adana'nın içinde yaşardı; sevgilileri vardı, eşleri, aileleri, hayatları.Elemanlardan biri, Chris, sonradan Finans Müdürü oldu, bir Türk ile evliydi, kızları vardı, çok tatlı bir herifti. Adamla mesai sonrası oturur, The Pogues dinlerdik. Bende 'Run Sodomy & Lash' yoktu, bana çekmişti. Ben şirketten ayrıldım ve sonra öğrendim ki, çocuk Adana'da apartmanında asansör ile evine çıkarken elektrik kesilmiş ve o asansörde havasızlıktan ölmüş. Neyse, sabah yaklaşıyor ve ben bu şarkıyı bu gece onun için çalıyorum.
15. Who By Fire / New Ceremony For The Old Skin / Leonard Cohen / Columbia / 1974 / 2:32
Leonard Baba'dan bir şaheser. 'Kim kadının buyruğuyla, kim kendi eliyle. Kim fani zincirlerle, kim gücüyle... ve kim arıyor diyeyim?'. Ben her zamanki gibi kendi elimi seçiyorum. Kişisel başarısızlık, basiretsizlik ve tutsaklık hikayelerime sarılarak.
16. In The Aeoroplane Over The Sea / In The Aeoroplane Over The Sea / Neutral Milk Hotel / Merge / 1998 / 3:22
Kapanışı elbette fetiş grubumunun, fetiş şarkısıyla yapmam gerekiyor. Birçok akşam yaptığım gibi. Umutsuzluktan, yokluktan ve yoksunluktan bitap düştüğüm anda beni tekrar kollarımdan tutup, ayağa kaldırsın diye. Yatağa kıvrılacak gücü versin, rüya görmem için neden versin diye. Ölüm bile yaşam versin diye.