Eylül
01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Biz kimiz
Stüdyo İmge



Efkan KULA

 

 



Mert EMCAN

Ülkenin önde gelen yazar çizerlerinden değildir. Ancak yazar içer olarak daha yüksek mertebelere gelmeyi ülkü edinmiştir. Boş vakitlerinde bolca saçmalar, müzik dinler, CD ve plak alır (ama pikabı yoktur), kahve ve bira içer, güzel yemeklerin peşine düşer, hala yazamadığı ilk romanın kurgusu kurmaya çalışır. Gündüz düşü görür.



Murat BEŞER
'Beşer Yazar, Ertel Çalar' (*) Onunla ilk karşılaşmamız bir tartışma (hatta çatışma demek daha doğru) ile oldu. Ardından onu 90'ların başında ikinci kez çıkan Stüdyo İmge'nin editörlüğünü Kadir Çöpdemir'in elinden

punk-rock karışımı bir devrimle almasıyla hukukumuz devam etti. Birincide çatışıyorduk ama ikincide aynı saflardaydık. Sonra zaman geçti, geldik bugünlere. Aşağı yukarı 4 yıldır ailecek görüşürüz. Her ne kadar onun kapsama alanı içinde bulunan ilaç markası müziklerden haz etmesem de yazılarına desen çizmişliğim oldu. O bazı bazı eski dinozor işi şeyleri çizerken beni arayıp; 'Tam senin kalemlik bir yazı var' dedi mi, keyfime diyecek yoktu. Özellikle Johnny Winter, Zawinul, Deep Purple, Neil Young gibi dinozor işi konularda yazdığında deme keyfime. Onun en unutamadığım yazısı Miles Davis için kaleme aldığıydı ve ben o yazıyı resimleyemediğim için hâlâ yanarım.
Kısaca o Bruce Dickinson'dan pek haz etmez, ben severim. O Nu Metal'e sıcaktır ben parçalı bulutlu. O biraz batılıdır, ben biraz alaturka kalırım. O çalışkan, ben tembelimdir. O şarap içer, ben rakı. Ama ikimizde Nazareth severiz.
Geçmişteki çatışmamıza bakıyorum da 'Ben bu sivri dilli adamla nasıl olup da meydan muharebesine girmişim' diye düşünmeden edemiyorum. Gençlikte daha mı cesaretliydik nedir? Beşer sivri dilli, ukala (ukala dümbeleği değil), adamı çaktırmadan fena halde 'ti'ye alan, titiz ve ciddi bir müzik yazarıdır. Bu alemde (musiki yazarlığı mesleği) kimse kimseyi pek beğenmez ama o beğenmiyorsa pek haksız da sayılmaz hani. Onunla ilgili en güzel şey; ister yerin dibine batırsın, isterse arzın tepesine çıkarsın ama yazdığı şeyi önce dinlemiş, sonra kritik etmiştir. Onu bir kez bile laf olsun diye bir şeyi yazarken görmedim.

(*) Bu sözcük eski bir Afrika kabilesinin atasözüdür. Dinozorlar devrinde vuku bulan bir meydan muharebesinde söylenmiştir.
Aptülkadir Elçioğlu (Aka. Aptülika)

e-posta:muratbeser@studyoimge.com


 
            Semra UYGUN
Ancak Neil Gaiman romanlarında var olabilecek türden, kocaman kulaklardan ibaret bir cin karakteri olarak yaşadığını sanıyor. Issız bir adaya düşse yanına alabileceği üç muhtemel şey; mp3 player’i, pili bitene kadar kendisini idare edebilecek miktarda birası ve her ikisi de bittiğinde okuyabileceği “Sandman”i olurdu. En sevdiği kelime “ifade” olan Semra müziği; ekspresyonist tarafının tatmini, temel besini, yasak bölgesi, Aden’i gibi görüyor. Piano Magic’den “music won't save you from anything but silence; not from heartbreak, not from violence” sözlerini her dinleyişinde; öfkesini, kalp kırıklıklarını ve sessizliğini müziğe ne kadar borçluysa; tüm bunlardan aldığı güce de o kadar borçlu olduğunu hatırlıyor. Semra; bıkıp usanmadan yazıyor, çiziyor, okuyor, fotoğraf çekiyor ve film izliyor. Bir yığın görüntü ve kelime arasında, yarı gerçek bir dünyada, imge stüdyosunda ikamet ediyor.

                                                 

                                                  e-posta: semra@studyoimge.com

Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
East of the Sun
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro