Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Tebeya Birol ve Steve Hillage
Murat Be?er

1984 yazında tanımıştım Tebeya Birol'u. Yani Fatih'in, hatta İstanbul'un en büyük karışık kaset dolduran plakçısı olan Azra'nın iki odadan oluşan stüdyosunda gece gündüz karışık kaset doldurduğum günlerde.

O günlerle ilgili roker arkadaşlarımın hafızalarında kalan en güzel (benim için dramatik) anı, 27 gün boyunca eve gitmediğim, daha doğrusu stüdyodan çıkmadığım için bitlenerek, omuzlarından aşağı dökülen upuzun saçlarımı sıfıra vurdurmak zorunda kalışımdı.

Birol'a Tebeya lakabını takmamızdaki gerekçe, tahmin edileceği üzere göçmen olmasıydı. Lapiska gibi saçları vardı ve her üç kelimede bir sağ eliyle saçlarını arkaya atmayı bir tik olarak vazife edinmişti. En tipik özelliklerinden biri de, vücudunun oransız olan altı ile üstü arasındaki ilişkiydi. Saçlarından muaf olan eli Sürekli pantolon cebinde durur, bu el arada bir hayli ileriye fırlayan göbeğini cep içinden içeriye çekmeye yarardı.

Kayıt stüdyosunun en önde gelen müdavimlerindendi Tebeya. Bir yandan tekstil sektöründe part time çalışıyor, öte yandan okuyordu. Her iş ya da okul çıkışı gelişinde elinde bir şişe kırmızı şarabını eksik etmezdi. Hem gecelerin yalnızlığına yoldaş olur, öte yandan da yeni bir şeyler öğrenmeye çalışır; ona tavsiye ettiklerimi can kulağı ile dinlerdi. Derken kasetten terfi etti ve benim gibi bir koleksiyoncunun yanında plağa merak sardı Tebeya.

Önceleri benim ve Apaçi Ayhan'ın bir adım arkamızda, Beyazıt'ın Pazar tezgâhlarını kolaçan edip, bizden artakalan ya da arşivimizde zaten bulunduğu için almadığımız plakları toplayarak işe başladı Tebeya. Uzunca bir Süre sahip olduğu plaklar, başta ben olmak üzere hiç kimseyi rahatsız etmedi; içinde göz koymamızı gerektiren nadide bir parçaya sahip olmadı.

Fakat hiç kimsenin hava muhalefeti nedeniyle Beyazıt'a gitmediği hafta sonlarından birinde kader ağlarını ördü ve Tebeya hepimizin dinleye dinleye çekme kasetlerini aşındırdığımız bir albümü, Steve Hillage'in "Fish Rising"ini buldu o hafta.

Gerçekten çok önemli plaktı "Fish Rising". Gong topluluğunun efsane gitarcısının ilk solo çalışmasıydı ve Canterbury'den çıkmış en iyi gitar albümüydü bu. Muhtemelen de halen öyle.

Bütün bir albümün konsepti balık avlama hakkında dönen muhabbet üzerine kuruluydu. Bizim soluğumuz kesen şey ise içinde upuzun elektrik gitar soloları idi. O yıllarda elektrik gitar fetişisti oluşumuzu biraz da Apaçi Ayhan'a borçluyduk.

Özellikle onun evinde toplanarak terennüm ettiğimiz albümün açılışındaki bir alçalıp bir yükselen, zirveye bayrağı kusursuz sololarla diken 'Solar Musick Suite', her dinleyişte bizi hop oturtup hop kaldırıyor, sanki her defasında yeniden dinliyormuşuz gibi yüreğimizi ağzımıza getiriyordu.

Velhasıl kelam, o plağı ne yaptıysak Tebeya'dan alamadık. Tebeya'yı görmeyeli en az oldu bir 15 yıl. Tahmin ediyorum ki kendisi artık müzik de dinlemiyor. Çünkü o müzik dinlemeyi değil, sadece bizle beraber müzik dinlemeyi seviyordu. Çoluk çocuğa karışmış olması kuvvetle muhtemel şimdilerde. "Fish Rising" plağı mı? Onu geçen ay Ebay'dan siparişle edindim.

Tebeya Birol en sağda, beyaz gömlekli

Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Proudpilot
Duyurular
Stüdyo İmge Facebook grubu...
Club Intro