Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Kral Istanbul'daydı!...
Stüdyo İmge

Kökleri Mercyful Fate'e dayanan Danimarkalı grup King Diamond İstanbul'da, Hammer Müzik'in organizatörlüğünde 13 ve 14 Nisan günleri Soldout'ta sahne aldı.

İlki 13 Nisan günü saat 19.00'da gerçekleşen konserde grubun performansı izleyenleri adeta büyüledi. Fonda şeytan figürlerinin çokça kullanıldığı, yarasaların kol gezdiği sahnenin teatral tasarımı dikkat çekiciydi. Solisti King Diamond'la aynı adı taşıyan grup, konser boyunca heavy metal severlere keyifli dakikalar yaşattı.

Ancak grup hakkında edindiğim olumlu izlenimlere rağmen, konser öncesindeki bazı olumsuzluklardan da bahsetmeden edemeyeceğim. Bu bizde bir gelenektir. Bir-bir buçuk saatlik bir gösteri için saatler öncesinden kuyruğa girilir; yağmur, kar, çamur demeden elde biralar bodyguardların azarlayan bakışları altında beklenir, beklenir. Bu bazen, konser akşamı olduğu gibi, eğer kafayı çok bulursan ve hele, etrafta Amerikan konsolosluğu benzeri etkili ve yetkili bir kurumun duvarına işeme cesareti ile birleşen bir gösteriye dönüşürse, sonucu, biletini almış olsan bile içeriye alınmama tehditleriyle bütünleşebilir. (Aptülika şahittir...) Konser öncesi bu tür davranışlar bir talihsizlik olarak değerlendirilse de, saat 19.00'da içeriye girişlerin olacağını duyurmalarına rağmen, yağan yağmurun altında siyahlarını giyinip aksesuarlarını takınan yüzlerce genci bir saat kadar bekletmeleri ayrı bir eza ve cefa olayı.

Bu kadar badireden sonra King Diamond'u izlemek bende yorgunlukla karışık bir bezginlik duygusu yaratsa da değdi doğrusu. Yorgunluk ve bezginlik diyorum çünkü şöyle kaba bir hesapla, grup sahne alana kadar ön grup da dahil olmak üzere toplam üç saat ayakta kaldığımı hatırladım. Bu da gece boyunca dört buçuk saat yapıyor.

Gelelim saadete; saat 21.00'de sahne alan gecenin alt grubu Coma, bir saat kadar sahnede kaldıktan sonra saat 22.00 civarında yerini King Diamond'a bıraktı. Geleneksel makyajını tamamlayan haç şeklindeki mikrofonu ile gotik bir havanın estiği sahneyi bir buçuk saat boyunca titreten King Diamond, geceye damgasını vuran Andy LaRoque'un ritim gitar ve sololarıyla doyumsuz bir müzik şöleni sundu. Müzik kalitesinden ve performansından hiçbir şey yitirmeyen grup, sahnedeki çılgınlıklarıyla da hafızalardan silinmeyecek. Yaşlıların itilip kakıldığı, sembolik olarak sahnede doğurup, doğan çocukların yere fırlatıldığı gecede en ilgi çekici olanı gece boyunca teatral figürleriyle gruba eşlik eden kadının eteğinin yakılmasıydı diyebilirim. (Tabii o da şakacıktan yapılmıştı. Yoksa facianın haberi mutlaka Reha Muhtar'a ulaşırdı.)

Sonuç olarak diyebileceğim, ufak tefek arızalara rağmen –ki, 'o kadar kusur kadı kızında da bulunur'muş- güzel bir geceydi. İstanbul'dan bir kral geçti, bir daha geçerse tekrar izlemeye giderim.



Hasan Uygun
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro