Utku UluerYağmurun durmayacağını düşündüğümüz bir Haziran ayı içinde 3 hafta boyunca yağan yağmur sadece bir gün duruyorsa buna meteorolojiyi takip eden organizasyon şirketinin başarısı mı dersiniz yoksa gerçekten kendinizi şanslı mı hissedersiniz bilemiyorum. İtalya’nın kuzeyinde 2 haftadır durmak bilmeyen yağmur ve buna bağlı olarak artan nem bizi 3 ay öncesinden aldığımız Rage Against The Machine konser biletleri konusunda umutsuzluğa düşürmemişti. Gerçi aynı organizasyon şirketinin yaptığı 2 festival yağmur nedeni ile güme gitmiş ve ertelenmişti ama İtalya’daki tek konserlerini evime 500 metre ötede verecek olan Rage Against The Machine, 14 yıl içerisinde bana bu kadar yaklaşmışken sağanak yağmur da yağsa bu beni yıldıramazdı.
14 Haziran sabahı bulutlu, hafif yağmurlu bir öğleden sonra saat 6’da konserin verildiği Modena Şehir Stadyumu’na vardık. Stad; Kasımpaşa Stadı’ndan büyük, eski Fenerbahçe Stadı’ndan küçük bir stad idi. Zaten Modena da tarihinde bir sezon 1. lige çıkmış hemen akabinde 2. lige biletini kesmişlerdi. Biz stad önünde beklerken havada bulutlar azalmış, ortama hafif serin bir hava hakim olmuştu. Bu, moralleri düzeltirken 2 haftadır süren ve konserin ertesinde yeniden başlayacak yağmurun durmuş olması gerçekten RATM şansı idi. Öyle ya; adamlar dağılmış, yarısı Chris Cornell ile bir grup kurmuş göreceli bir başarı sağlamışken hatta Zach De La Rocha iyice politikaya girmişken kim RATM’nin yeniden toplanıp Avrupa turnesine çıkacağını ve burnumuzun dibine geleceğini düşünebilirdi ki? 90’larda bizi peşinden sürükleyen bir grubu ilk kez sahnede görme şansını 2008’de yakalıyor olmak beni bir nostaljiye de bürümüştü. Hele hele uzak diyarlarda İstanbul’un göbeğinden kendim gibi bir müzik delisi olan Selim, namı diğer Da Frog ile yüz yüze gelmemiz ve sabahın 4’üne kadar bu tahlilleri Modena’da yapmamız çok daha anlam kattı RATM konserine.
Saat 21:30’da başlayacak konser öncesinde 2-3 ön grup bekliyorduk. Bunlardan bir tanesi İtalyanların medar-ı iftiharı Linea 77 idi. Ancak biz stada saat 8’de girdiğimizde grup çoktan çalmıştı çünkü saat 7’de sahne almıştı. Hava kararmadan sahneye Gallows isimli Londralı bir hardcore grubu çıktı. Grubun vokalisti oldukça haşin bir arkadaştı. İtalya’ya fark atan Hollanda’dan tutun, yemeğe ve kiliseye kadar çeşitli İtalyan değerlerine laf attı ve seyirciyi kızdırdı. Seyircinin üstüne tükürdü, bizde olsa adamı sahneden indirirlerdi dedirtecek her türlü provokasyonu yaptı ve berbat ses düzeni ve kötü şarkılarının ardından sahneden ayrıldı.
21:30’da başlayacak konser öncesi bekleyiş arada çalan Public Enemy ve Beastie Boys ile kısa sürdü. Ancak RATM’nin İtalyan seyircisi daha çok metalcilerden oluştuğu için aralarda çalan müziklere seyirci devamlı tepki verdi. Saat 22:08’i gösterirken keskin bir siren sesi ve kararan sahne ışıkları ile 4 silüet sahnenin önüne geldi. Kafalarında siyah çuvallar ve turuncu tulumları ile Guantanamo’ya gönderme yaparken 1 dakika süre ile siren sesi devam etti. Ardından teknisyenlerin yardımları ile müzik aletlerini aldılar ve bu kostümler ile ‘Bombtrack’i çalmaya başladılar. Tabi bizim için de ter, dirsek, ezilme, didişme ve zıplama dolu bir buçuk saatin başlangıcı oldu bu. Ardından ‘Bulls on Parade’ ve ‘Testify’ ile konser akıp gitmeye başladı. Grubun performansı açısından dikkatimi çeken şey grubun şarkıları albüm versiyonlarına sadık kalarak ve ritimlerini Zack’in vokallerine uygun şekilde biraz daha yavaş çalmaları idi. Haliyle bazı yerlerde tek tük aksaklıklar olsa da konserde oldukça iyi müzisyen olduklarını onaylatıyorlardı. Tabi her şeyden önce Zack De Rocha’nın neden önemli bir sahne adamı olduğunu canlı canlı anlayabiliyorduk. Konserin bu ilk 1 saatlik bölümünde benim en sevdiğim kısım ‘Know Your Enemy’ ve ‘Bullet In The Head’ ile ilk kısmı kapattıkları ‘Wake Up’ oldu.
İlk kısmı kapatırken yaklaşık 7 dakika kadar çaldıkları ‘Wake Up’ için özel bir parantez açmam gerekli. “X generation” olarak tanımlanan 90’larda RATM’nin tavrı ve apolitize edilmiş bir dünyanın içinde yaptıkları başkaldırı geniş kitleleri etkilemiş ve uyarmaya başlamış idi. 11 Eylül ve sonrasında yaşanan gelişmeler, yeni dünya düzeni ve değişen dengeler gerçekten RATM gibi bir grubun eksikliğini hissettirmeye başlamıştı. Bu nedenle sadece müzikal anlamda değil politik anlamda da RATM ve onun gibi gruplara ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Çünkü doğru analiz eden ve aktif politikayı savunan RATM’nin bence söyleyeceği ve tepki koyacağı çok daha fazla şey var artık. ‘Wake Up’ta, Bush üzerinden genel sorunlar, politikacılar ve savaş hakkında Zach De la Rocha’nın yaptığı açılımlar gerçekten neden bizim için Rocha’nın önemli adam olduğunu ve grup olarak neden hala ortada olmalarının gerektiğini bir kez daha gösterdi.
Burada, Youtube (artık bir yolunu bulacaksınız) üzerinden izleyebilirsiniz:
http://it.youtube.com/watch?v=wJHyhWSYCOM&feature=related
‘Wake up’la birlikte grup kısa bir ara verdi. Arkamda daha doğrusu bütün stad içinde pogo yapanlara şöyle bir bakabilme fırsatı yakaladığımda kemerimin tokasının kırıldığını fark ettim. Konser sırasındaki hareketlenme düşünüldüğünde bu kadar zarar iyi sayılırdı. Gerçi gerçek patlama hala gerçekleşmemişti. Grup sahneye geri döndüğünde önce ‘Freedom’ ve ardından ‘Killing In The Name’yi çaldılar. Bu, konseri kapatabilecekleri en iyi seçimdi. Hem ‘Killing In The Name’yi ilk kez gerçek sahibinden dinlemiş oldum hem de ‘Killing In The Name’de o coşkunun bir parçası olmak gerçekten mükemmeldi ve stad içinde hareket etmeyen yoktu sanırım.
Konser için ekleyeceğim son 2 nokta var. Türkiye’de yaşanan ve konserlere fotoğraf makinesi sokmaya izin vermeyen bazı kurallar, bence konserlerin bir diğer zevki olan fotoğraf çekmeyi engellemesi açısından oldukça yanlış. Bunu Tool konserinde yaşadım. Konserden tek bir kare alabilme şansım olmadı. Zaten 20-30 YTL ödediğiniz bir konserin telif haklarını da ödüyorsunuzdur aslında. Diğer nokta ise şu: RATM konseri eğer Türkiye’de yapılırsa bence çok fazla kavga çıkabilir.
RATM’nin konserde çaldığı parçalar:
1. Bombtrack
2. Bulls on Parade
3. People of the Sun
4. Testify
5. Know Your Enemy
6. Bullet in the Head
7. Down Rodeo
8. Renegades of Funk
9. Born of a Broken Man
10. Guerilla Radio
11. Calm Like a Bomb
12. Sleep Now in the Fire
13. Wake Up
Bis sonrası çalınanlar:
1. Freedom
2. Township Rebellion (medley)
3. Killing In The Name