Eylül
01 02 03 04 05 06 07 08 09 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


Arto Lindsay'yle iki çift laf.
Stüdyo İmge

'60'ların Brezilya'sında, pop müziğinin bilgi dağıtması ve insanları bilinçlendirmesi gerektiği fikriyle büyüdüm ben. Brezilya Pop müziği, o zamanlar, çeşitli müzik türlerine açıktı çünkü Breziyla yakındı, ortada değildi. Bizim için, Beatles'dan Folk müziğine, oradan John Cage'e, her türlü müziği sevip dinlemek gayet doğal bir olaydı. Belki de bu yüzden bu hale geldim ben.'

Albümlerinizde Marc Ribot, Bill Frisell, DJ Spooky ve Brain Eno gibi, Sürekli çeşitli sanatçılarla çalışıyorsunuz. Bütün bu ortak çalışmalar nasıl kararlaştırılıyor?

Uzun yıllar boyunca, İngilizce bir samba albümü yapmak istedim, ta ki bir gün Ryuichi Sakamoto, gelip bana onlar için bir bossa nova yapabilir miyim diye sorana dek. Bende, sakin ve huzurlu baladlarla dolu bir albüm üzerinde çalışabileceğimi söyledim ve böylece 'O Corpo Sutil' ortaya çıktı. O kadar gaza gelmiştim ki sonra da farklı bir bossa nova kompozitörü olan Vinicius Cantuaria ile çalışma fırsatını bulduğum 'Mundo Civilizado'yu yaptım. Böyle işte.

Vinicius'la aranızda özel bir duygusal bağ var sanki?.. .

Evet, doğru. Onu yıllardır tanıyorum ve her zaman bir kompozitör ve gitarist olarak muhteşem olduğunu düşünmüşümdür. Ama aslı dönüm noktası, Vinicius'un bir konser için New York'a gelmesiyle oluştu. Anında beraber çalışma projeleri geliştirdik: benim adım altında üç albüm ve bir de onun uluslararası ilk albümü "Sol na cara". Sanattan çok daha fazlasını içeren bir albüm o, kesinlikle böyle düşünüyorum

Mundo Civilizado'ya geri dönelim. Bu başlığı nereden esinlendiniz?

Çünkü benim gözümde, medeni dünya dedikleri şey aslında öyle değil. En azından ben ona inanıyorum.

Bu albümün kaydı sırasında başına garip şeyler geldi mi?

Aslında, başlangıç oldukça zor gelişti çünkü uzun zamandır solo bir şey yapmamıştım. İlk altı şarkının kaydı için çok uzun saatler geçirdiğimi hatırlıyorum ve sonra o şarkıları attım çünkü memnun kalmamıştım. İşte o zaman işler çok daha zorlaştı. Geri kalan kısa bir zaman içinde koca albümü tamamlamak zorunda kalmak...Komik hikayelere gelince. Bir şarkımın sözlerini, melodi yazması için Caetano Veloso'ya vermiştim. Uzun zaman sonra bana şarkıyı kasete kaydedip yollamış ama kayıt postada kaybolmuş. Bunun üzerine Caetano'yu aradım ve o telefonda şarkıyı söylerken, ben de kaydetmeye çalışmıştım!

Brian Eno'yla bir araya gelmeniz nasıl oldu?

New York'da yeni albümümü kaydederken, o da orda David Bowie için bir albüm yapıyordu. Her gün kayıtlar bitince benim stüdyoma gelirdi ve rahatlamak için muhabbet filan ederdik. Sonra bir gün ben şakayla karışık, 'Yeterince dinlendin hadi şimdi işe koyulalım!' dedim. Sonraki beş altı saat içinde albümün eskizlerini aldı, onları efektlerle genişletti ve bambaşka şarkılar haline getirdi. Bitirdiği zaman da 'al, bunlarla istediğini yap' dedi. Olay bundan ibaret.

Herkes, sizin koyu bir Curzio Malaparte hayranı olduğunuzu söylüyor?...

Bu doğru. '4 Skies' şarkısını yaptıktan sonra onun 'La Pelle' romanını okudum. Her zaman onun o garip büyüsünden etkilenmişimdir ama bu albümü yaparken Roberto Calasso'nun 'Ka' romanından da çok ilham aldığımı söylemeliyim.

Nedense son zamanlardaki çalışmalarınız; DNA, the Lounge Lizards ve Ambitious Lovers'la yaptıklarınızdan çok çok farklı bir yolda seyir ediyor.

Ambitious Lovers'la da baladlar yapardık ama bugünlerde, o gerçek içsel yoğunluğu verdikleri Sürece daha sakin ve sessiz şeyler yapmak istiyorum. Bu yüzden Miles Davis'in "King of Blue" ve "In a Silent Way" zamanlarını çok severim. Aynı sebepten Joao Gilberto'ya da tapıyorum. Gerçi müziği her zaman açık konuşmuyor ama minik minik, içinde sonsuz anlamlar barındıran imalarda bulunuyor. Bazı şarkılarda ise enstrüman olarak sadece gitar oluyor ve geri kalanı dinleyicinin kendi kafasında nereye gitmek istediğine bağlı. Bu kesinlikle fantastik, inanılmaz bir????
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
East of the Sun
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro