Ana sayfa
Kategoriler
Kullanıcı adı:

Parola:


'Gidebildiğimiz yere kadar…' Muse
Stüdyo İmge

Muse olarak, ilk çıktığınız zamandan beri turnedesiniz. En sonunda albüme konsantre olmak için durduğunuzda, grup olarak nasıl bir havadaydınız? Matt: Ben bir Süreliğine tatile çıktım. Yüzmeye gittim. Dom: Çok fazla konser verdiğimiz için bir sure dinlenmek için zaman ayırdık. Festivallerden sonra, Ekim ayında stüdyoya girdik ve Dave Botterill ile birkaç şarkı kaydettik. Matt: Grup olarak 'Eveet, bu yıl ne yapıyoruz çocuklar?' şeklinde bir havadaydık. 'Bir plan yapalım, hatırlanacak bir albüm yapalım. Sonsuza kadar akıllarda kalacak bir albüm yapalım. Müziğin çehresini değiştirelim.' Genel ruh halimiz buydu. Yarı şaka, yarı ciddi. Dom: İlk stüdyoya girdiğimizde ne yapmak istediğimizi biliyorduk. Konserlerde çaldıklarımız hep yeni parçalardı bu yüzden o dinamik ritmi hala hissediyorduk. Matt: İlk başta, canlı çalar gibi kaydettiğimiz için şarkılar kulağa biraz çiğ geliyordu. Sonra bir Süreliğine tatile çıktım, birkaç hafta ara vermek için. John Leckie'yle çalışmaya başladığımızda, daha öncekilerden çok farklı şarkılar yapıyorduk, yeni fikirler deniyorduk. Onunla çalışmak çok iyi çünkü harika bir prodüktör ve bize Sürekli acayip, hiç duymadığımız müzikler dinletiyor. Bu sizi şımartmıyor mu? Matt: Şımartıyor. Çoktan şımardık bile. Çizgiyi nasıl çiziyorsunuz? Matt: Çizmiyoruz. Gidebildiğimiz yere kadar gidiyoruz. Dom: Çizgiyi çizebilirsiniz ama o zaman yapmak istediğiniz şeyi hep ertelemek zorunda kalırsınız. Matt: Çizgi filan çekmeyin. Bu kendinizi kamufle etmek demektir. Bu istediğiniz şeyi yapmak ve yaptığınızdan utanmamakla ilgili birşey. Eğer herkes çekingenliğini yenip, gerçekten kim olduğunu gösterebilse, belki böylece gerçekten sevilebilirler. Peki yeni single'ınıza gelelim. Matt: 'Plug In Baby' galiba Dave Botterill ile birlikte albüm için kaydettiğimiz ilk parçaydı. Sanki biraz… Dom: ..daha rock bir şarkı gibi.. Geçtiğimiz yıl konserlerde çokça çaldık bu şarkıyı. Yaptığımız az sayıdaki yeni şarkıdan biriydi. Matt: Bir gitar, bir bas ve davul var. Bas bir kolondan, gitarsa diğer bir kolondan geliyor ve bu standart değildir. Normalde bas ortada olur ve gitarda her iki kolondan gelir. Konserdeymişiz gibi bir his olsun istedik. Grup olarak prodüksiyon Süreciyle çok ilgilisiniz. Peki hiç bu işi tamamen kendiniz yapmayı düşünmediniz mi? Dom: Ben SSL (Mixer)kullanmayı bilmiyorum, bu yüzden. Matt: Belkide direksiyonu kullanacak başka birine ihtiyaç duyuyoruz ama şu ana kadar yptığımız her şeyin prodüksüyonunda parmağımız vardır. Prodüksüyon çok geniş bir kavram, birçok anlama gelebilir. Bence, kaydedeceğin şarkılar seçmek, onları nasıl kaydedeceğine karar vermek, mikrofonları nereye koyacağını düşünmek ya da ne tür sesler kullanacağını belirlemektir. Şu haliyle bile kontrolün tamamen elimizde olduğunu söyleyebiliriz. Nasıl bir sound istediğimizi söylüyoruz ve John ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor. Bizim hem fikirlerimiz, hem de yanımızda bu fikirleri gerçekleştirecek teknik bilgiye sahip insanlar var. Bu seferki kayıt sğreci ne derecede farklıydı? Dom: Dave Botterill'le kaydettiklerimiz şarkılarda büyük bir odada konser havasında çalıyorduk. Böylece o performans enerjisini yakalayabiliyorduk. Matt: İlk albüm sırasında amfilerim ve gitarlarım o kadar iyi değildi. Bu yüzden biraz dağınıktım açıkcası. Ama bu albüm kayıtlarında çok iyi bir ekipmanım vardı, istediğimiz bütün aletlere sahiptik ve nasıl bir sound istediğimizi de biliyorduk. İlk albümde bu kadar emin değildik. Albümden neler bekleyebiliriz? Matt: 'Plug In Baby' gibi şarkılar, ilk albümdeki materyalden biraz daha pozitif bir yöndeler. Birkaç tane de uzun şarkı var, pek şarkı gibi değiller zaten; yedi, sekiz dakikalık şeyler. Düzenlemeler biraz sıradışı. Nakaratın ne olduğu filan belli olmuyor. Gitar olmadığı halde yine de çok sert olan birkaç şarkı da var.
Dost Mekan
Peyote
Hadi indir !
Stuka
Duyurular
Stüdyo İmge, Açık Radyo'da...
Club Intro