Nil SeçkinBir feminist ya da hippi değilseniz göz önünde olan bu 'öfkeli rock'çı bebekler'- hani şu tatlı-sert kadın rock müzisyenleri- den hoşlanmama ihtimaliniz yüksek. Kadın müzisyenler lafına takılmayın. Feministliği doğru yorumlamaya çalışan bir feminist olarak ben erkekler ile kadınlar arasında bir ayrım yapmamaya çalışıyorum. En azından buna çalışıyorum. Bu yüzden müzikte de iki cins arasında bir fark göremiyorum. Bütün sanatçılara eşit davranmalı -boy band'ler hariç demeden edemeyeceğim...- Öfkeli rock'çı bebekler kadar, güçlü ve bağımsız kadın tipi çizenler de hoş değil. Tabii ki güçlü, bağımsız erkek tipi çizen müzisyenler de.
Sevecen, duyarlı ve çekici bir zayıflığı olan insanlara neden gereken önem verilmez anlamam. Bence bu kişiler hayata daha anlamlı değerler katıyor. Mesela saçma sapan bir grrrrrl power modası geçip gitmedi mi hala? Herkesin kendini olduğundan güçlü gösterme yarışı içinde olduğu bir dünyada insan kırılganlığını şarkılarda da göremeyeceksek kendimizle yüzleşmek için başka ne fırsatımız olacak ki?
Sadece öfkeli rock'çı bebekler değil müzik dünyasındaki tüm abartılı görünümler 'overkill'in en güzel örneklerini sunuyor. Bu grrrrl power tipleri de olabilir sözde punk grupları da. Aslında hepsi çuvallıyor. Mutlu, hüzünlü, acı-tatlı parçalar; neden hepsi bir albümde bir araya gelmesin. Hayatta hiç bir şey homojen olmadığına göre... İnsanın kendini tek bir sound'a tek bir stile tek bir duyguya hapsetmesi- hadi bir parçada demeyeyim ama bir albüm içinde dahi- gereksiz. Hayatlar eklektikleştiyse bu albümler için neden olmasın.
Herkes kötü günler geçirebilir. Kızgın olduğum zamanlarda Ani Difranco ve Pj Harvey kızgınlığımı çok iyi yansıtıyor mesela. Belki öfkeli rock'çı bebeklere böyle bir anda takılabilirsiniz. Ama bir ay sürse bile –depresyondayım tripleri daha da uzun Sürebilir- bu anlar tam da kendinizde olmadığınız gereğinden fazla ya da az uyarım aldığınız zamanlardır. Dünyanın en talihsiz insanı olsanız bile daha pozitif günleriniz mutlaka olacaktır. Bu iyi-kötü günlerde negatif müzikler dinleyerek puslu bir hava yaratmanın ne anlamı var allah aşkına. Her gün mutlu şen şakrak da olmayın hani, o da bir 'overkill'. Ama zaten hayatta yeterince öfke varken yenilerini yaratmaya da hiç gerek yok.
Elbette hayatın bir parçası olan öfkenin müziğe yansıması olmalı. Öfkeli rock'çı bebek'lerle sorunum tam burada. Bu bebeklerin çoğunun kızgınlığı yapmacık. Hüznü, delicesine aşık olmayı ve yüzlerce başka duyguyu yansıtamıyorlar. Bu kişiler zaten tanıtılırken genelde erkekler tarafından olmak üzere önce fizikleriyle tarif ediliyorlar. Hala erkek merkezli yönetilen bir endüstride prim yapan bu tipler arasında yetenekleri ile dikkat çeken çok az. Bildiğiniz biri varsa söyleyin.