Stüdyo İmgeBir gün radyoda bir adam, 'Yeni müzik almayı bıraktığımda 30 yaşındaydım' şeklinde birşey söylemişti. Bu cümleyi asla unutmadım çünkü bu her zaman kafamı meşgul eden bir konu olmuştur: Ne zaman ve neden yeni müzik dinlemeyi bırakacağım? Şimdiden tahmin etmek zor çünkü müzik adına en çok heyecanlı olduğum dönemleri yaşıyorum ama hayal edebiliyorum: çok fazla işim ve çok az vaktim olduğu zamanlar olabilir.
İnsanlar yaşlanıyor ama müzisyenler hep genç. Eğer bu aralar dinlediğiniz yeni grupları bir düşünürseniz, grup üyelerinin yaş ortalamalarının 23 ya da 24 civarında olduğunu görürsünüz. Bazıları belki biraz daha yaşlıdır; 30- 32 gibi (!). Ama bu yaşlar, müzikleri ne kadar iyi olursa olsun bir grubun dönemini geçirmeden önceki son sınırı olarak kabul edilir. Siz bir dinleyen olarak 30 yaşınıza geldiğinizde ise, genç müzisyenleri takdir etmek nedense gittikçe imkansız birşeye dönüşür.
İlginç bir şekilde yaşınız ilerlediğinde Minor Threat gibi eski grupları dinlemek bir sorun değildir çünkü o zamanlar siz de lisedeysinizdir ve dinlediğiniz şeyle birlikte büyüdüğünüzü düşünmek, 'yeni yetme' gruplara kulak vermekten çok daha mantıklı gelir. Yaşlı insanların radyolarda fi tarihinden kalma müzikleri neden dinlediklerini sanıyorsunuz? Eminim bir Süre sonra biz de bu hale geleceğiz. Bizim için Radiohead, Rage Against The Machine gibi gruplar bugün yaşlı insanlara klasik rock ne ifade ediyorsa, o şekle bürünecek ( tabii o zamana kadar radyo başka üstün bir teknolojiyle yer değiştirmesse). Hatta belki de sohbet programları bile dinler hale gelebiliriz (ben şimdiden dinlemeye başladım bile, yazının girişine bir baksanıza!).
Yaşlı bir insana yeni numaralar öğretmek çok zordur. Genel olarak müzik zamanla gelişir ve gittikçe modernleşir. Dinlememiş olsak bile; 60, 70 ve 80'lerde yapılan müzikle günümüz müziği arasındaki farkı hemen hemen hepimiz ayırd edebiliriz. Ve bu böyle devam edecektir. Kendi hayatlarımız ve gündelik işlerimize yoğunlaştığımız zaman, modern sound'lar bize çok yabancı ve garip gelecek ve biz de gençliğimizde dinlediğimiz şeylere takılıp kalacağız. Kendimizi yaşlı hissetmemize neden olan yeni şeylerden ziyade, gençliğimizi hatırlatan müzikleri dinleyeceğiz. Yeni bir şeyi dışlamak ve kötülmek, onu incemek ve anlamaya çalışmaktan çok daha kolaydır. Ve günün birinde hepimiz bunu yaşayacağız. Bazı şeylerin artık anlamını yitirdiği, insanın uğraşması gereken çok daha 'önemli' sorunlarla yüz yüze geldiği anları.
Hayat sürüp gidiyor, insanlar duruluyorlar. Evler satın alıyor, evleniyor, çoluk çocuğa karışıyor ve saçları ağırana kadar gece gündüz çalışıyorlar…Bu yüzden yeni müziğe ayıracak vakitleri ve enerjileri kalmıyor. Önemli olan para kazanmak ve hayata ayak uydurmak oluyor.
Öncelikler de değişiyor ve pop kültür takıntılarının yerini ailevi sorunlar ve para alıyor. Müzikle uğraşmak için hem zaman, hem de bir neden kalmıyor.
Dergiler, televizyon, radyo gibi kuruluşlar paranın genç marketlerde olduğunu biliyor ve 'yetişkinler' için bırakın reklam ve promosyonu, müziğin adı bile geçmiyor.
İnsanların değişen müzikle ilgilenmeyi bırakmalarının nedenleri olarak benim aklıma gelenler bunlar. Ve sanırım hepsi de aynı kapıya çıkıyor: Hepimizin bir hayatı var ver müzik bir şekilde geri plana atılabiliyor. Şimdilik yapabileceğimiz en iyi şey, hala zevk aldığımıza gore müzik takıntımıza devam etmek olabilir.