Stüdyo İmge
Cem Karaca ve Kurtalan Ekspres'in birlikte bir dizi konser hazırlıklarından haberimiz vardı. Yunanistan'da verdikleri ilk konserin ardından, 11 Ağustos Cumartesi günü Harbiye Açık Hava Tiyatrosu'nda ortalığı kasıp kavurdular. İnanılmaz bir kalabalığın karşısında sahne alan ekip, 2 saat 15 dakikalık konser boyunca kimi zaman hüzünlendirdi, kimi zaman da coşturdu. Kurtalan Ekspres'in açılış parçası olarak çaldığı, grup elemanlarından Bahadır'ın seslendirdiği 'Dönence'nin "biliyorum, görüyorum, bir gün dönecek dönence" sözleri oldukça anlamlıydı. Yalnızca bu parçayla değil, konserin ilerleyen dakikalarında Cem Karaca'nın seslendirdiği 'Dağlar Dağlar' ve 'Gül Pembe'yle de Barış Manço sanki hep aramızdaydı. Cem Karaca, her zamanki meşhur şapkalarından birisi ve beyaz üzerine siyah bantlı gömleğiyle sahneye çıktı ve açılışı 'Namus Belası'yla yaptı. Sırasıyla 'Beyaz Atlı', 'Uzun İnce Bir Yoldayım', 'Kerkük Zindanları', 'Emrah', 'Dağlar Dağlar', 'Kol Bastı', 'Yalan Dünya', 'Dağlar Bizimdir', 'Bu Son Olsun', 'Ayrılık', 'Islak Islak', 'Resimdeki Gözyaşları', 'Gül Pembe', 'Tamirci Çırağı' ve 'Ceviz Ağacı' olmak üzere toplam on beş şarkı seslendirdi. Seyircinin 'Parka' adlı şarkıyı ısrarla istemesine karşın söylemeyen ve biraz da duymazlıktan gelen Karaca, buna karşın seyirci tarafından hasretle kucaklandı. 1967 yılında Hürriyet gazetesinin düzenlediği Altın Mikrofon yarışmasında ikincilik ödülü alan '0Emrah'ı seslendirmeden önce, o yıllarda gazetelerin bu tür sanat olaylarını desteklediklerinden söz etti ve sözü günümüzdeki tabak çanaklı promosyonlara getirerek, kendi deyimiyle "zülfiyara dokundu." 'Kerkük Zindanları' türküsünü söylemeden önce de dikkat çekici bir yorum yaptı Cem Karaca. Kısa tarih yoklamasının ardından, Kerkük ve Musul'un aslında Türklere ait olduğundan, her zaman savaşta kazanıp, masada kaybeden bir millet olduğumuzdan dem vurdu. Türk boylarından söz ederek, Musul ve Kerküklülerle aynı ırktan geldiğimizi söyledi. Derken, bu konuşmaların ırkçı söylemleri barındırdığını ve bu tip konulardan pek anlamadığını belirterek konuyu şarkıyla bağladı.
Kuşkusuz Cem Karaca halka mal olmuş şarkılarıyla, kendine özgü vokaliyle, tarzıyla, her dönemde halka dönük olmasıyla bu ülkenin yetiştirdiği en önemli sanatçılardan biri. Aynı zamanda, neredeyse televizyona çıkan herkese "sanatçı" denilmesine tepki gösterip "biz henüz çırağız" diyebilecek kadar da alçakgönüllü. O istediği kadar alçakgönüllü davransın, sahnedeki enerjisi ve yorumuyla birçok genç sanatçıya taş çıkartacak kadar başarılı bir konser yaşattı bize.
Çok ön planda olmamasına karşın, gecenin yıldızlarından birisi de klavyedeki Eser Taşkıran'dı. Çok iyi bir performans gösteren Taşkıran, tek kelimeyle harikalar yarattı. Aynı başarıyı gösteren Ahmet Güvenç de Taşkıran gibi gecenin gizli yıldızıydı. Cihangir'in (davul) ve Bahadır'ın (gitar) performansları ise vasattı. Çok iyi olan diğer bir unsur da seyirciydi. Şarkıların büyük bir bölümünü ayakta alkışlayan ve şarkılara eşlik eden seyirci, Cem Karaca'yı ve Kurtalan Ekspres'i uzun Süre sahneden indirmedi. Sanırım bu iki önemli isimi seyirci daha uzun bir Süre sahneden indirmeyecek.